Çevremizdeki olaylar kendimizi unutturmamalı

Abdülkadir Özkan
Abdülkadir Özkan

Çevremizdeki olaylardan kastımın Suriye, Irak, İran, Yemen ve Libya’da yaşananlar olduğunu ve bu yaşananların arkasındaki gücün ise Haçlı-Siyonist ittifakı olduğunu özellikle belertmek istiyorum. Elbette, tüm bu olanları, Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmesi ya da Büyük Ortadoğu Projesi’nin yeni bir aşamaya geldiği şeklinde de ifade etmek mümkün. Ancak, yaşanan karışıklık ve çatışmaların bölgemizi bir kan gölü haline getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Elbette çevremizde oluşturulan ateş çemberi bizleri de yakından ilgilendiriyor ve buna karşı kayıtsız kalmamız düşünülemez. Çünkü içerde özellikle de ekonomik bakımdan çizilen tüm pembe tablolara rağmen insanımızın büyük bir kesiminin giderek artan bir ekonomik darboğaza sürüklendiğini, buna yöneticilerin bir çare bulması gerektiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Gönlümüz insanımızın hayat seviyesinin yukarılarda olmasını, insanca yaşama şartları temin edilmiş olmasını ister. Bu hususun siyasi malzeme yapılmasını da doğru bulmayız. Ancak, yönetim kadrolarından yapılan tüm iyimser açıklamalara rağmen medyaya yansıyan haberler bunun aksini gösteriyor. Söz gelimi asgari ücret bu yıl için 2 bin 324 lira olarak ilan edildi. Ancak, pek çok emeklinin 2 bin liranın altında ya da civarında aylık aldığı düşünülürse ortaya çok ciddi bir çelişki çıkıyor. Çünkü asgari ücret çalışanların ve emeklilerin alması gereken taban ücrettir, çalışanlara ve emeklilere belirlenen asgari ücretin altında ödeme yapılamayacağı anlamına gelir. Ancak, pek çok emeklinin açıklanan bu asgari ücretin altında bir gelir ile geçinmek zorunda oluşu ister istemez bu çelişkiyi tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Bu arada her ay başında bazı kuruluşların yaptığı açıklamalar ile açlık sınırını ifade eden rakamlar dile getiriliyor. Bu tür rakamlar gerçeği yansıtmıyor denmiyorsa bu açıklamaların yapılmaması, yok gerçek rakamlar gerçek olarak kabul ediliyorsa o zamanda asgari ücretin bu rakamların altında olmaması, hiçbir emeklinin bu rakamların altında yaşamaya mahkûm edilmemesi gerekir.

Derdim felaket tellallığı yapmak değil. Çünkü bunun kimseye yararı yok. Ancak, özellikle son yıllarda emekli olanların büyük bir bölümü ile eski emeklilerin bir kısmı bin 800 lira ile 2 bin 200 lira arasında para alıyorlar. Bu rakamların nasıl ortaya çıktığının elbette bir izahı vardır ama bir gerçeğin izahının olması, onun doğru ve yerinde olduğu anlamına gelmez. Bu bakımdan çevremizdeki gelişmelerle ilgilenelim ama hiçbir sorunumuz yokmuş gibi de bir tavır sergilememek gerekiyor. Çevremizdeki olayların ülkemize olumsuz etkileri olduğunu, ekonomimize yeni yükler getirdiğini biliyorum. Ancak, bunların tedbirini almak yöneticilere düşüyor. Çünkü insanımız her gün biraz daha borçlanıyor ve giderek borcunu yeni borçla ödemeye çalışıyor. Bir gün film bitip borcunu yeni borçla da ödeyemez hale geldiğinde sosyal patlama gündeme gelebilir.

Nasreddin Hoca’ya izafe edilen bir fıkra vardır. Ona göre Hoca eşeğini kaybetmiş tüm komşular aramaya çıkmışlar. Bakmışlar Hoca, bir ağıcın gölgesinde oturuyor… Merak edip sormuşlar:

- Hocam, eşeği bulamadığın halde bu rahatlığının sebebi nedir? Hoca,

-Bir ümidim şu dağın ardında var. Orada da bulamazsam o zaman siz seyreyleyin bendeki vaveylayı, demiş.            Bu arada bir milletvekilinin soru önergesine aldığı cevap vesilesiyle geçen yıl 4 milyon kişinin parasını ödeyemedikleri için elektrik ve gazının kesildiği haberleri medyaya yansıyor. Tüm bunlar toplumun büyük bir kesiminin ekonomik sıkıntı içinde olduğunu gösteriyor. Çevremizde olanları yakından takip edelim ama içerideki sıkıntıları da unutmayalım, unutturmaya çalışmayalım.

- Milli Gazete, Abdülkadir Özkan tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/3581458/abdulkadir-ozkan/cevremizdeki-olaylar-kendimizi-unutturmamali