Ekonomik kriz mi, buhran mı, sosyal tufan mı? - 5

Reşat Nuri Erol
Reşat Nuri Erol

Evet… Biz “SOSYAL TUFAN VAR” diyoruz, yarım yüzyıldan beri de uyarıyoruz…

Önceki yazımızda ne demiştik; ‘önemine binaen’ tekrar tekrar hatırlamamız gerekiyor.

İbrahim Kahveci, bize göre peş peşe iki önemli yazı yazdı, başlıkları şöyle: “Ekonomik kriz değil BUHRAN” (23.12.2019), “Büyük bunalım!” (24.12.2019)

Biz ne diyoruz? “SOSYAL TUFAN”. Nitekim bu yazımızın başlığında da ne dedik?

“Ekonomik kriz mi, buhran mı, sosyal tufan mı?” Biz bunu sadece bugün değil, neredeyse yarım yüzyıldır söylüyoruz. Hayatımızın dinî, ilmî, iktisadî, idarî/siyasî alanlarında sosyal tufan var! Bu tespit ve teşhisi yaptıktan hemen sonra çare ve çözüm yani tedavi reçetesi olarak da “Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen” öneriyoruz.

Bu öneriyi de sadece ülkemiz için değil, bütün İslâm âlemi ve bütün beşeriyet için öneriyoruz; çünkü sadece ülkemizde değil bütün dünyada SOSYAL TUFAN var ve bundan dolayı da “Adil Dünya Düzeni ve Adil Düzene Göre İNSANLIK ANAYASASI” öneriyoruz.

Başta Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızla yaptığımız kırk yıllık çalışmalar olmak üzere, yarım yüzyılı aşan ilmî ve amelî bütün çalışmalarımızla da sosyal tufana çözüm önerilerimizi sunuyoruz. Bir hatırlatma daha! Sosyal tufandan ötesi de yoktur! Sosyal tufandan ötesi kıyamet yani dünyanın sonu! Hatırlamamız gerekenler bu kadar!

Sosyal tufanın çözümü var; “Adil Düzen Faizsiz Ortaklık Sistemi Gemisi”.

Evet… ‘DEVAMI VAR’ demiştik; kaldığımız yerden devam ediyoruz…

“Geçen hafta Prof. Dr. Daron Acemoğlu bazı görüşlerini basınla paylaştı. Bazı satırbaşlarını aktarmak isterim:

* Ekonomik krizin bitmediğini belirterek, krizin bitmesi için Türkiye’de ekonomik ve sosyolojik değişiklikler olması gerektiğini vurguladı.

* “İnşaat sektörü Türkiye için de bankalar için de çok önemli ve inşaat sektöründeki durum hiç iyi değil. Bu problemleri 1-2 yıl daha yaşayacağımızı düşünüyorum”.

* “Türkiye’nin üretken bir şekilde büyümesi lazım. Son 10 yıldır üretkenliğin artışı sıfır. Üretkenlik olmadan büyümeye çalışıyoruz, bu da olmaz.”

* “Ekonomik problemlerin sosyal değişimler olmadan doğru yönde çözüleceğine inanmıyorum. Türkiye’nin politik ve sosyal durumu aynı kaldığı sürece olmaz.”

* “Birkaç şirketin eline daha fazla güç vermek bunların devletle iş yapmasını sağlamak kapsayıcı büyümeyi getirmeyecek. Toplumun özgürlüğünün, sesinin ve özgüveninin artması lazım.”

* “Güçlü devlet birçok toplumda var ama problem şu ki, güçlü devlet olduğu zaman onu kontrol etmek de çok zor.”

Bu dönemi eski yazılarımı takip edenler iki bölüme ayırdığımı bilirler.

Önce KRİZ döneminde gelir hızla düşer ve ardından BUNALIM döneminde düşük gelir -yüksek işsizlik yaşarız. Evet, ekonomide kamu kaynakları ve şeffaf olmayan bir MB-Kamu Bankaları eliyle şişkinlik oluşturduk. Buna rağmen çarklar hâlâ çok geride. Ama riskler giderek artıyor. Hangi açıdan alırsanız alın kaynakların verimli kullanılmadığı ve asla da kullanılamayacağı bir süreçteyiz. Bu yol bizi giderek artan refaha değil, giderek daha fazla bunaltan bir uzun döneme taşımaktadır. Net olarak artık şunu görmeliyiz:  Türkiye basit bir ekonomik kriz değil, derin bir ekonomik BUHRAN içindedir.

Bu buhran dönemini ifade etmek için evlerden çıkan cansız bedenlerden daha somut ne gösterge olabilir ki. “Özür dilerim kızım” yazan babanın kendi hayatına son vermesi hangi İslami inanç ve dava ile es geçilebilir?

3 maymunu oynayarak hayatlarına son veren insanların yükümlülüğünü nasıl örtebilir ve görmezden gelebiliriz? Yoksa borsa endeksi 115 bine çıktı diye sevinirken sadece geçen hafta 4 kişinin intiharı hangi endeks ile açıklanabilir?

İNSANİ ENDEKSİMİZ NEREDE? İNANÇ ENDEKSİMİZ YÜKSELİYOR MU? YOKSA HAYATLARINA SON VERENLER BİRER HAİN Mİ? ÜMMETİN BİRLİĞİNİ Mİ BOZUYORLAR?” (DEVAMI OLABİLİR!)

- Milli Gazete, Reşat Nuri Erol tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/3448283/resat-nuri-erol/ekonomik-kriz-mi-buhran-mi-sosyal-tufan-mi-5