İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-1

Reşat Nuri Erol
Reşat Nuri Erol

 Marks’ın ‘Kapital’ isimli kitabı yalanlar kumkumasıdır. İçinde olmadık hadiseler uydurulmuş, güya tarih ve isimleriyle verilmiştir. ‘Kapital’ bir kan ve ihtiras mecmuasıdır. İçi kin ve intikam, küfür ve sataşmalarla doldurulmuştur. Kitap, okuyucuları kandırmak için başvurulacak hilelerin bir sergi yeridir. Biz bu çalışmamızda bunları sayacak ve cevaplayacak değiliz. Ne zamanımız ne de haysiyetimiz buna müsait değildir. Sadece iğne ucu ile kazıyıp bulabildiğimiz fikirleri mukayeseli bir şekilde cevaplandırmış olacağız.

***

Marks-Bir malın iki değeri vardır. Biri maliyet değeridir. Onu elde etmek için sarf edilmiş paraların toplamı bu maliyet değerini verir. Bu maliyete işçinin ücreti de dâhildir. Bir de malın kullanma değeri vardır. Bu da alıcının ihtiyacını karşılayacak değerdir. Bu değer, maliyet değerinden daha fazladır.

Patron maliyet değeri ile imal ettiği bir malı kullanma değeri ile gene işçiye satar ve böylece kâr eder. Hâlbuki mal patron tarafından değil, işçi tarafından istihsal edilmiştir. Patron ortadan çıkmalı ve işçi malı maliyet değerinden alabilmeli.

Kapitalist-İşçi ücretini zaten çalışırken baştan almıştır. Malı işçi değil, patronunu malı ile istihsal etmiştir. Patronun sermayesi olmasaydı işçi bir iş yapabilir miydi? Alıcıya da ihtiyacını karşılayacak değeri ile vermekle hiçbir kimsenin hakkını yememiştir. Kendi sermayesinin hakkını almıştır.

Müslüman-İkiniz de yanılıyorsunuz. Mal ne maliyet değeri ile satılmıştır ne de kullanma değeri ile satılmıştır.

Mal mübadele değeri ile satılmıştır. Bu değer de maliyet değerinden daha büyük ve kullanma değerinden daha küçük bir değerdir. Kazanç patronla işçi arasında paylaşılmıştır. Bu paylaşma nispetini ise alıcı ile satıcının pazarlıkta gösterdikleri kabiliyet ve maharetle taayyün etmiştir ve bu sahada insandaki iradenin bir tatbik şekli gerçekleşmiştir. Bunun için inhisarcılığı, tekelciliği, sömürüyü önleyelim yeter.

***

Marks-Mal, sermaye ile emeğin birleşmesinden doğmuştur. Mal cansızdır. O bir şey artıramaz. Emek ise canlıdır, çoğaltma kabiliyeti vardır. Artan değer yani kazanç işçinin, emeğin hakkıdır. Patron ortadan çekilmeli.

Kapitalist-Canlı, canlıyı meydana getirir. Canlıdan eşya çıkmaz. Eşya, eşyadan yapılır. Emek, ücret olarak hakkını zaten almıştır. Artık (artan) değer, kazanç emeğin değil, sermayenindir. İşçinin başka bir hak isteme yetkisi yoktur.

Müslüman-İkiniz de yanılıyorsunuz. Kazancı yani artık değeri ne kendi başına emek ne de sermaye meydana getirmiştir. Artık değeri, kazancı sermaye ve emeğin birleşmesi meydana getirmiştir. Neticede serbest pazarlık usulü ile bu artık değer yani kazanç sermayedarla işçi arasında paylaşılmalıdır. Adil ve faydalı sistem budur. Bunun için de serbest pazarlık usulü konmalıdır.

***

Marks-İnsan kendisinin yaşaması için gerekli şeyleri temin için çalışmalıdır. İşçi daha ziyade patronların zenginliği için çalıştırılmamalıdır. Patronlar kazançlarını işçilerin fazla çalışmaları sayesinde elde ediyorlar. Patronlar ortadan çekilmeli ve işçilerin çalışmalarını azaltmalıyız.

Kapitalist-Patron işçinin çok çalışmasından kazanmıyor, kendi sermayesine kazandırıyor, işçiye ücret ödüyor. Sermaye sayesinde işçi iş buluyor. O daima çalıştığının karşılığını alıyor.

Müslüman-İnsan yaşamak için değil, çalışmak için yaratılmıştır. Kâinatta her varlığın işi olduğu gibi insanın da işi vardır, vazifesi vardır. Çok çalışmak vücut için, sağlık için iyidir. Ancak her çalışan emeğinin karşılığını almalıdır. Çok çalışan çok kazanmalı, az çalışanın kazancı azalmalıdır. Bunu da serbest rekabet sistemi sağlar, bütün mesele bunu korumaktır.

(Devamı var)

- Milli Gazete, Reşat Nuri Erol tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/3282277/resat-nuri-erol/islam-acisindan-komunizmsosyalizm-ve-kapitalizm-1