Suriye’de barış Suriye ile olur

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Partisinin Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen basın toplantısında Karamollaoğlu, konuşmasına Barış Pınarı Harekâtı’nda şehit düşen askerlerimize rahmet, yakınlarına ise başsağlığı dileyerek başladı.

Ortadoğu’daki problemleri Ortadoğu’daki ülkelerin çözmesi gerektiğini yineleyen Karamollaoğlu, “Suriye’ye biz bir elbise giydirmeye çalışıyoruz. Yeni anayasa yapılacak. Kim yapacak? Suriyelilerin dışındakiler. Suriyelilerin dışındakilerin yapacağı anayasa Suriye’ye uyar mı, uymaz mı? Bunu bile ne kadar gördüklerinden emin değilim. Ama Suriye’nin dâhil olmadığı görüşme, anlaşma Suriye’deki problemlerin çözümüne katkı sağlamaz.” dedi.

‘BİZ DOSTUZ’ DİYORUZ AMA ONLARIN NE KADAR UMURUNDA BİLMİYORUZ

Gündemin bir numaralı konusunun Barış Pınarı Harekâtı olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, “Bildiğiniz gibi dün Soçi’de Sayın Cumhurbaşkanı ile Putin bir araya geldiler. 10 maddelik bir protokol imzalandı. Aynı zamanda dün gece 120 saat doldu. Bunların neticesinde ne oldu, neler olacak? Tam bir kargaşa yaşıyoruz. Hâlâ ABD ile Türkiye’nin dost ve müttefik olduğu söyleniyor ama Amerika’nın bizimle dost olup olmadığı konusunda biraz tereddütler var. Biz dostlukta ısrar ediyoruz da Amerika’nın ne kadar umurunda onu bilmiyoruz. Çünkü Amerika’nın son dönemlerde aldığı tavır, bizi son derece endişeye sevk ediyor.” diye konuştu.

PROBLEMLERİ ÇÖZEMİYORUZ

“Geçmişi hatırlamazsak geleceğe yön veremeyiz” diyen Karamollaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Gelecekte nasıl bir tavır takınacağımızı belirleyemeyiz. Devlet olmak, hükümet olmak, ülkenin içinde bulunduğu problemlerden, sıkıntılardan kurtulmak sadece lafla olmuyor ki. Tecrübe dediğimiz şey, yaşanmış hadiselerden ders almaktır. Tecrübelerimizden ders almayı sürekli olarak bir kenara koyduk. Biz ne yazık ki bu konuda sınıfta kaldık. Şu anda da problemlerimizi çözemiyoruz.”

GEÇMİŞTEN DERS ÇIKARMALIYIZ

“Özellikle Suriye ile ilgili konuşmaktan ziyade geçmişe dönüp müzakere ve mütalaa yapmaya ihtiyacımız var” diyen Karamollaoğlu, “En çok da iktidarın. Bu mütalaayı yapacağımıza bugünkü hali kurtarmak için bazı algı operasyonlarıyla milleti belli bir noktaya getirmeye çalışırsak netice vermez. Çünkü problem orada duruyor. Hastalık ancak doğru reçete verildiğinde, doğru ilaçlar kullanıldığında tedavi edilebilir. ‘İyisin iyisin’ demekle hasta iyi olamaz. Şu anda bizim sıkıntılarımız var ciddi manada. Dış politikada sıkıntı içerisindeyiz, iflas ettik. ‘AB üyesi olalım’ dedik. Hâlâ Avrupalılar bize sadece 30 fasıldan birini açtılar. Düşünebiliyor musunuz? 15 senedir müzakere ediyoruz, bu arkadaşlar AB’yi vazgeçilmez bir medeniyet projesi olarak görüyorlar ve 15 senede bir arpa boyu yol gitmemişler. Ve neden almadıklarını da bir türlü oturup izah edemiyorlar.” diye konuştu.

15 YILDA BİR ARPA BOYU YOL ALAMADILAR

AB’ye üye olmak gibi bir iddialarının olmadığının altını çizen Karamollaoğlu, “Ama Avrupa Birliği’nin benimsediği bazı ilkeler var ki, bu bizim için de olmazsa olmazdır. İnsan hakları gibi, hukukun üstünlüğü gibi, adil paylaşım gibi, fikir ve düşünce hürriyeti gibi, yolsuzlukla mücadele gibi… Bizim aslında Avrupa ile bazı problemlerimizi göz önüne alarak, eşit haklara sahip bir birlikteliğimiz olamaz kanaatindeyiz Saadet Partisi olarak. Ama bu arkadaşlar ‘bizim medeniyet projemiz Avrupa Birliği’ dediler. Bulgaristan üye, Yunanistan üye, Macaristan üye, Romanya üye… Bunları görmek icap eder. ‘Neden?’ sorusunu sorup sonra da cevap aramak icap eder.” dedi.

10 SENE ÖNCE SURİYE PROBLEMİ YOKTU

Suriye problemi diye bir problemin 10 sene önce olmadığına dikkat çeken Karamollaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Şimdi var ve bize milyarlara mal oldu. Yüzlerce şehit verdik. Suriye mahvoldu. Milyonlarca mülteciyi barındırmak zorunda kaldık. Ama şimdi içinde bulunduğumuz durumdan nasıl kurtulacağımızı bilemiyoruz. Sayemizde Amerika, Suriye’ye girdi. Sayemizde Rusya, Suriye’de tam manasıyla bir mekân elde etti. İran orada şimdi. Ama Suriye darmadağın oldu. Biz hâlâ Suriye’nin toprak bütünlüğü türküsünü söyleyerek geziyoruz. O istikamette hangi ciddi adım atıldı? Zaten bundan sonra ciddi bir adım atılabilir mi, atılamaz mı? O bile ciddi bir sorun. Bunun vebali, bu hale gelmesinde rol oynayan herkesin omzundadır. Kimse vebalden kurtulamaz.”

ABD İLE RUSYA HİÇBİR ZAMAN KARŞI KARŞIYA GELMEDİ

Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı’nı başlattığında kararlılık gösterdiğine vurgu yapan Karamollaoğlu, “Her ülke kendi sınırında güvenliği tehdit eden gelişmeler yaşandığında müdahale etme hakkına sahiptir. ‘Onun için Barış Pınarı Harekâtı isabetli bir harekâttır’ dedik. Ama Amerika ile birlikte olma mecburiyeti ortaya çıktı. Kararlılığı görünce ABD devreye girdi. Ve 5 gün ara verildi. Bu ara verme nasıl neticelenecek bundan sonra bilmiyoruz. Ancak Soçi’de imzalanan 10 maddelik metinle birlikte artık Amerika’dan çok Rusya ile birlikte hareket etme anlayışı ortaya çıktı. Ama bu yetmeyecek. Çünkü Amerika ile Rusya hiçbir zaman karşı karşıya gelmeyi arzu etmezler. Bugüne kadar gelmediler, gelmeyecekler de. Şimdi Rusya ile müşterek devriye gündemde. Bir zaman Amerika ile müşterek devriye yapacaktık. Zaman zaman bizim uçaklarımız Amerika uçaklarıyla, zırhlı araçlarımız ABD’li zırhlı araçlarıyla dolaştılar, müşterek devriye oldu bunun adı. Sonra hiçbir şey olmadı. Şimdi ise Rusya ile başladı” dedi.

ORTADOĞU’NUN PROBLEMİNİ ORTADOĞU’DAKİ ÜLKELER ÇÖZER

Son zamanlarda İran’la Türkiye’nin arasını açmaya yönelik birtakım çalışmaların olduğunu belirten Karamollaoğlu, “400 yıldır problem yaşamadığımız İran’la eğer bu güçler bizi çatışma noktasına getirebilirlerse en büyük başarıyı elde etmiş olurlar. Biz de, İranlılar da dikkatli olmak mecburiyetindeyiz. Bizim birbirimizle kavgalı hale gelmemiz Ortadoğu barışına, Türkiye’nin güvenliğine, İran’ın güvenliğine indirilmiş en büyük darbe olur. Israrla söylüyoruz; Ortadoğu’nun problemini Ortadoğu’daki ülkeler çözmeli. Türkiye, Suriye, İran, Irak, Ürdün, Lübnan… Biz bir araya gelerek bu problemi çözmek zorundayız. Ama buraya bu bölgede menfaati olanlar, özellikle de İsrail’in ileriye matuf projelerini benimseyenler müdahale ederse emin olun ki buradan barış çıkmaz. Suriye ile ilgili yanlış bir politika izlendi, bundan sonra bu yanlışlıktan dönülmeli. Bu yanlışlıktan dönülmenin en önemli gerekçesi de yaptığımız yanlışlıkları görmek ve hatırlamak olmalıdır. Yanlış görülmeden, kabul edilmeden doğru bulunmaz” tavsiyesinde bulundu.

SURİYE’YE BİR ELBİSE GİYDİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR

“Ne yazık ki 10 yıl değil, yıllardır söylediğimiz, dikkat çektiğimiz konular bugün ne kadar doğruymuşuz noktasını Türkiye’nin de, dünyanın da gündemine getirdi” diyen Karamollaoğlu, “Ama biz bundan sevinç duymuyoruz. ‘Haklıydık’ diyerek övünmeyi de istemiyoruz. Ama yetkililerin bu hususlarda en azından bundan sonra daha uyanık olmasını bekliyoruz. Rusya ile birlikte devriyelerin başlatılması, daha önce Adana Mutabakatı ve Astana mutabakatlarına atıfta bulunulması. Burada ben anlamıyorum. Suriye’ye biz bir elbise giydirmeye çalışıyoruz. Yeni anayasa yapılacak. Kim yapacak? Suriyelilerin dışındakiler. Suriyelilerin dışındakilerin yapacağı anayasa Suriye’ye uyar mı, uymaz mı? Bunu bile ne kadar gördüklerinden emin değilim. Ama Suriye’nin dahil olmadığı görüşme, anlaşma Suriye’deki problemlerin çözümüne katkı sağlamaz” dedi.

ALGI OPERASYONLARINI BIRAKIP ASIL PROBLEMLERE ODAKLANALIM

Sadece dış politikada sınıfta kalmadığımızı, ekonomide de sınıfta kaldığımızı söyleyen Karamollaoğlu, “Ekonomik problemleri vatandaş en derinden yaşıyor. Siz ne kadar ‘ekonomi iyidir iyi’ deyin, ekonomik problemleri yaşayanlar ekonominin iyi olmadığını bilir. Ekonomimiz pamuk ipliğine bağlı. Onun için Trump ‘ekonominizi çökertirim’ diyor. Lafı bile Türkiye’yi etkiliyor. Onun için şu anda bizim algı operasyonlarını bir an önce bırakıp ciddi problemlerimizi; ekonomiyi, adalette yaşanan sıkıntıları, demokraside yaşanan sıkıntıları gündeme getirip ciddi manada adım atmaya ihtiyacımız var. İşsizlik büyüyor. Rakamlar ortada. Ancak biz, ‘israfı durdurun, üretime dönük olmayan yatırımları durdurun’ söylemeye devam edeceğiz. İktidar çıkıp ‘ekonomide hata ettik’ demediği sürece ekonomi düzelmez. İktidarda bulunanların ‘adalet var’ demeleri bir şey ifade etmez. Önce rakiplerine soracaksın. Senin rakiplerin adalet var demediği sürece adaletten bahsedemezsin” diye konuştu.

SOÇİ, ASTANA EKONOMİNİN ÜSTÜNÜ ÖRTEMEZ

Meclis’e sevk edilen bütçe kanun teklifi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Karamollaoğlu, “En önemli nokta her zaman ifade ettiğimiz faiz ödenen giderler. Ocak-Eylül arasındaki faiz ödemeleri 81,5 milyar TL’ye yükselmiş. 2019’un tamamında ödenecek faiz tutarı ise 117 milyar lira olarak benimsenmişti. Ve büyük ihtimalle Ekim, Kasım, Aralık’ta bu rakam artacak gibi gözüküyor. Ocak-Eylül arasındaki bütçe açığı ise 85,8 milyar lira. Bu, ekonominin ne kadar kaygan bir zemin üzerine oturduğunu gösteriyor. Bugün Soçi, Astana, Menbiç, Barış Pınarı Harekâtı bunların üstünü örtemez arkadaş. Sen bunların üstünü örterek ekonomiyi düzeltemezsin ki. Biz bu rakamların hükümet tarafından ciddi bir şekilde ele alınmasına vurgu yapıyoruz” dedi.

RAKİPLERİN ADALETTEN EMİN DEĞİLSE ADALET YOK DEMEKTİR

“Türkiye’nin ekonomi ile birlikte en önemli problemi adalet mekanizmasının düzgün çalışıp çalışmamasıdır” diyen Karamollaoğlu şunları kaydetti:

“Bundan zarar görenler bunu candan yaşıyorlar. Bu konuyu fazlaca gündeme getirdiğimizden dolayı mıdır bilmiyorum. Bana yüzlerce, binlerce mektup geliyor. Hepsi dert dolu. Hapishaneden geliyor çoğu. Öyle bir durum var ki acıma ve merhamet duygusu ortadan kalkmış. Senin rakiplerin adaletten emin olmadığı sürece o ülkede adalet yok demektir. Biz onun için bu mekanizmanın bir an önce düzeltilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

- Milli Gazete, Siyaset bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/3219487/suriyede-baris-suriye-ile-olur