Eden ettiğinin karşılığını bulurmuş

İsmail Hakkı Akkiraz
İsmail Hakkı Akkiraz

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Bazı şeyler vardır ki, insan onu yaşarken fark etmez. Birlikte yürürken dostun dostluğu fark edilmiyor. Allah’a ve ahiret gününe inandık dediği halde inanmayan münafıkların fesadı fark edilmiyor. Bu dünya hayatında insanın görevi yaratan Allah’a kulluk etmektir ama çoğunluk, kulluğunu fark etmiyor. İnsanlara iyilikler emredilir ama kendisi için iyiliği ve güzelliği istemek unutulur. Aklı kullanmanın, başkasına akıllı ol demek olmadığı bilinmiyor. Anne ve babaya hürmeti unutmuş evlatlar, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik etmeyi yük sayan toplumlar, Allah’a verdiği sözü hatırlamak bile istemiyorlar. Ölüm bilindiği halde, kendisini ölümden uzak tutmaya çalışanlar, sanki ölmeyeceklermiş gibi davranıyorlar. Yaşamaya karşı düşkün olan gafiller, bin sene yaşamak istiyorlar ama bu, onları azaptan uzaklaştırmıyor. İnsanlardan bir kısım beyinsizler; doğunun da batının da Allah’a ait olduğunun farkında değillerdir. Müslümanların kıblesi Kâbe’dir ama davasından dönenlerin batıya veya doğuya dönüyor olmaları onlara bir şey kazandırmıyor. İslamsız saadet olmuyor. Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde düşünen kimseler için önemli hikmetler vardır. Allah’ın gökten indirip de ölü haldeki toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için İslamsız saadet olmaz gerçeğini ispatlayan birçok deliller vardır. İnsanlar, bu hikmet ve delillere bakarak din ve düzen olarak niçin İslam’a koşmuyorlar? Allah’tan başkasını, Allah’a denk ilahlar edinenler, bu batıl ilahları Allah’ı sever gibi seviyorlar. Bu yüzden zulüm düzeninin adamı olup, karanlığa doğru koştuklarının farkına varamıyorlar. Yeryüzünde bulunanların helal ve temiz olan yiyeceklerinden yaralanmak emredilmişken, şeytanın peşine düşenler, haramlar ile beslenmeyi meziyet sayıyorlar. Peşine düştükleri şeytanın, kendileri için açık bir düşman olduğunu göremiyorlar. Müslümanlar kardeştir. Bu kardeşliğin kıymetini bilmeyenler, kardeş bildiklerine eziyet vermek için; yalanı, arkadan çekiştirmeyi, itibarsızlaştırmayı, elinde bulunanı haksız olarak almayı mubah görüyorlar. Ne var ki bunların dünya hayatı hakkında söyledikleri herkesin hoşuna gidiyor. Samimi olduklarını ispat için yemin edip Allah’ı şahit tutan bu kimseler, kardeş bildiklerine düşmanlıkta sınır tanımıyorlar. Allah, bizi rızasını kazanmak için, Adil Düzen ve İslam Birliği yolunda kendisini feda edenlerden eylesin.

DE Kİ

Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorduklarında de ki; kumar içki, şarap, dikili putlar, fal okları, piyango büyük günahlardandır ve bunlar şeytan işi pisliklerdendir. Bunlardan uzak duran kurtulur. Şeytan, içki ve kumar yoluyla ancak insanlar arasına düşmanlık ve kin sokar, onları Allah’a inanmaktan ve yolunda bulunmaktan alıkoymak ister. De ki: Allah’tan başka, yaratan, yaşatan, ibadet edilen, yardım istenen, hak ve adalet ölçüsü koyan hak ilah yoktur. O, ezeli ve ebedi bir hayat sahibidir ve varlığı kendisindendir, hiç kimseye muhtaç değildir. O, uyumaz ve uyuklamaz. Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah’ındır. O’nun izni olmaksızın kimse, kimseye şefaat edemez. O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar, O’nun ilminden hiçbir şeyi bilemezler. O, yücedir, büyüktür. Millet ve düzenlerine tabi olmadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar Müslümanlardan razı olmazlar. De ki: Doğru yol, ancak Allah›ın İslam yoludur. Müslümanlar kendilerine gelen bu ilimden sonra Yahudi ve Hıristiyanların millet ve düzenlerin etabi olurlarsa, Allah’ın yardımından ve dostluğundan mahrum olurlar. Yahudiler ve Hıristiyanlar Müslümanlara: Siyonist Yahudi ya da kapitalist Hıristiyan olun ki, doğru yola girmiş olasınız derler. De ki: Hayır biz Müslümanlar olarak, hakkı üstün tutan İbrahim›in milletine, Adil Düzene ve İslam Birliğine tabi olup uyarız. Biz, asla ırkçı Siyonizm ve müşrik batı ile birlikte olamayız. Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. O’nun hakkında sizinle hiçbir tartışmaya girmeyiz. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Kim ne ediyorsa, mutlaka ettiğinin karşılığını bulacaktır. Fitne, adam öldürmekten daha büyük bir günahtır. ABD, AB ve İsrail’in gücü yetse, İslam’dan ve Adil Düzen’den döndürünceye kadar Müslümanlara karşı savaşa devam ederler. Onlara deriz ki: Yakında mağlup olacaksınız ve cehenneme sürüleceksiniz. Orası kalınacak ne kötü bir yerdir. İnsanlığın kurtuluşu sadece İslam’dadır. Bu kurtuluş yolu bugün, Milli Görüş olarak ifade edilmektedir ve bu kapıyı Saadet Partisi tutmuştur. Duamız; “Mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım, sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin” duasıdır.

KONGRE

Saadet Partisi; 3 Kasım 2019 Pazar günü 7. Olağan Büyük Kongresi’ni yapmaya hazırlanıyor. Bu kongrenin coşkulu geçmesi, inancımızın heybetini yansıtması, hakka hizmetten nasibi olanların kadroya dâhil edilmesi, mücadeleyi zayıflatan kötülüklerin bertaraf edilmesi için ciddi bir çalışma yürütülüyor. Erbakan Hocamız, “akarsu kir tutmaz” derdi. Saadet Partisi; ummana doğru akmaya devam eden Nil gibi, Dicle ve Fırat gibi, bütün kirlerinden arınarak, “ümrana” doğru akmaya devam ediyor. Nasıl, bu nehirlere düşen her yağmur damlası, dağlarda eriyip de bu nehirlere dâhil olan kar suları, nehirlerin coşkusunu artırıyorsa, bu kongre vesilesi ile Saadet Partisi kadroları içinde bulunmaya yüreği yetenlerin katılımıyla da bir coşku ve heyecan dalgası oluşacaktır. İnanıyoruz ki bu coşku ve heyecan Saadet Partisi’ni iktidara taşıyacaktır. Selam hidayete tabi olanlara…

- Milli Gazete, İsmail Hakkı Akkiraz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/3217440/ismail-hakki-akkiraz/eden-ettiginin-karsiligini-bulurmus