Şehir bilincinden medeniyete

Ali Haydar Haksal
Ali Haydar Haksal

Zihinsel aydınlanmanın belli dönem ve kesitleri var. Boğucu ve bunaltıcı, kavram kargaşalarının yoğunlaştığı dönemlerde öncü insanlar bir çıkış yolu ararlar. Öncüler, ardına bakmadan geleceğe yol alırlar. Yeni bir dil, bir bakış, bir duruş ile...

Nuri Pakdil Usta… Evet ustamız. Üstatlarımızın yeni bir yol ufku ve açılımı. Üstat Necip Fazıl’dan, Üstat Sezai Karakoç’a ve oradan Nuri Pakdil Usta’ya bir yol ve düşünce izleği. Her birinin kendine özgü bir dili, bakışı ve üslubunun olması normal. Ama özü itibarıyla aynı ruh ve yöne bakış.

Nuri Pakdil, dili, bakışı, duruşu ve eylemleriyle yepyeni, öz ve ruh bakımından tamamen medeniyete, düşünceye, inanca bağlı. Dili yeni, bakışı ve söylemi yeni, kendine özgü. Keskin bir bakış. İnsanların anlayamadığı ve yadırgadığı bir tarz. Fakat sarsıcı. Kudüs özelinden derin düşüncelere dalma ve anlama duygusu en ağır basanı. Çünkü Kudüs işgal altında. Öncelikle kurtulması gereken yer. İnsanlığın medeniyetlerin merkezi ve çıkış yeri. İslâm medeniyetinin özü. Hz. Adem’den beri peygamberler uğrağı.

Önceleri susularak tefekkür edilen, derin düşünülen dönemler, kavrama ve anlama için. Susulan ve sessiz kalınan zamanda dayanılmayan bir feryat ile yüksek sesli çıkış ve uyarma. Büyük çırpınış, aydın sorumluluğu. Yüzyılın karmaşasında ısrarla Kudüs… Ruhumuzun şehri.

Yüksek sesli bir haykırışı ile “Yüreğimin yarısı Mekke, diğer yarısı Medine ve onların üstünde bir tül olarak Kudüs.” Bu medeniyet vurgusu ırklar üstü ancak İslâm ruhuyla olan özdeşliği. Ve tabii ki gene önderlerin sayısız çoğalması gibi putlaşmaya giden sürecinde biricik Önder Hz. Peygamber ve Kutlu Kitap; Kitab-ı Kerim.

Yaşanan şu dönemde bir diğer acı veya sevda İstanbul. Son yıllarda sürekli telefonlarla görüştüğümüzde bir saate yakın belki de daha fazlası hep “Aziz İstanbul” özlemiyle idi. Ankara’da yaşadığı hâlde İstanbul dilinin özü. Oturduğum evi, mahalleyi, sokağı en ince ayrıntısına kadar sorar. Ben, Karacaahmet’e karşı oturuyorum dediğimde duygulanır. Bu aziz şehri özel olarak taşıdı dünyasında. Belki de en son acısı şehrin el değiştirmesi oldu.

Şehrin kimi simgelerini özellikle önemser. Bir dönem Haydarpaşa Gar binasının eğlence merkezi olacağı yönündeki haberler üzerine beni aradı. “Sultan Abdülhamid’in bu eserinin eğlence merkezi yapılmasına izin vermemeliyiz. Millî Gazete’de yazıyorsun, bu konuyu ısrarla gündeme getirelim. Devlet Bakanı Beşir Atalay’ın telefonunu vereyim, onunla konuşun.” Yazı sözü verdim. “Ancak Beşir Bey’e telefon açmanın bir anlamının olmadığını, onu aştığını, bu durumun Tayyip Bey’de olup bittiğini belirttim.” Buna hayıflansa da durumu ayrıntılarıyla anlattım. Yazım yayımlandıktan sonra yeniden aradı, teşekkür etti. Bir başka zaman konuyu gene gündeme getirdi, ben durumu izah edince hem hayıflandı hem de üzüldü. “Bunu daha önce de anlatmıştın” dedi.

Şehir bilinci medeniyet bilincidir. Medeniyetlerin göstergeleri şehirlerdir. Nuri Bey yazıya başladığından, hayatını düşünce merkezli bir eyleme adadığından beri Kudüs önceliği oldu. Bu doğal bir durumdu. Müslümanların bilinçsiz, kaygısız, sorumsuz tutumları Müslüman bir aydın olarak ona acı çektiriyordu. Bu acıyı hep içinde taşıdı. Bizler de bu bilinç ile donandık. Necip Fazıl’dan Sezai Karakoç’a ve Nuri Pakdil’e gelen düşünce sanat izleğinde tam anlamıyla kendimizi bulmamız ve anlamamıza yol açtı. Türkiye’nin gündemi olduğu gibi Müslümanların genel anlamda ortak ruhunun temsiliydi. Aydın bilinci ve sorumluluğu onu fazlasıyla aykırı gösteriyordu. Alışık olunanın ötesinde. Şehirlerin ne anlama geldiği ve bir medeniyet bütünlüğünün ne olduğu şu karmaşık son yüzyıllar içinde çok daha önem kazandı. Bu anlamda büyük bir özveri taşıdı.

Biz kendisinden razıydık. Mevlâ da ondan razı olsun. Sevgili Efendimiz’i tek Önder olarak sıklıkla dile getirdi. O’na komşu olmasını diliyor ve niyaz ediyorum. Bizde hakkı çoktur, var ise hakkımız helâldir.

- Milli Gazete, Ali Haydar Haksal tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/3214907/ali-haydar-haksal/sehir-bilincinden-medeniyete