İslâm Birliği’ne giden yol

Şakir Tarım
Şakir Tarım

Bismillâhirrahmânirrahîm;

İSLÂM dünyasında Osmanlı sonrası başlayan dağınıklık hâlâ giderilemedi. Millî Görüş’ün Kurucu Lideri Erbakan Hoca 42 yıllık siyasî mücadelesini İslâm Birliği’nin kurulmasına adadı. D-8 oluşumuyla, nüfusu en yüksek 8 İslâm ülkesini bir araya getirerek İslâm Birliği’nin tohumunu attı. Diğer Müslüman ülkeleri de koyarak D-60’ları; mazlum milletleri de içine alıp D-160’ları oluşturarak İslâm Birleşmiş Milletleri’ni kurmayı hedefledi.

Millî Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi D-8’leri hedefine ulaştırma gayretinde. 14-15 Eylül günleri İslâm Birliği Araştırmaları Merkezi (İSBAM) öncülüğünde İslâm Birliği Kongresi’ni gerçekleştirdi. 25 ülkeden 60 kadar davetli ve seçkin bir toplulukla yapılan kongre için ciddi hazırlık yapılmıştı. Sunumların muhtevası zengindi. Ümmetin derdini yüklenmiş katılımcılar çözüme odaklı, isabetli teklifler ortaya koydular.

Saadet Partisi YİK Başkanı Asiltürk, “Gün, medeniyetimizi kurma günüdür” derken; Genel Başkan Karamollaoğlu, “Filistin özgürleşmeden İslâm dünyası huzura kavuşamaz” değerlendirmesini yaptı.

Programda konuşan Fas Tevhid ve Islah Hareketi Başkanı Dr. Muhammed Talâbî, kendi stratejimizi oluşturmanın önemini anlattı: “Asırlarca dünyada hâkimiyet sağlayan ümmetimiz ve medeniyetimizin tarihin kenarında kalması düşünülemez.”

Lübnan Tevhid ve Islah Hareketi Genel Sekreteri Şeyh Bilâl Şaban, Müslümanların dost ve düşmanını birbirine karıştırdığını hatırlattı: “ABD, Batı ve Siyonistlere alan açıldı. Fitne ve çatışmalarla karşılaştık.”

Din-Bir-Der Genel Başkanı Muhittin Yıldırım da, cihatsız problemlerin çözülemeyeceğini vurguladı: “Erbakan Hoca manevî ve maddî kalkınmayı gerçekleştirerek İslâm Birliği’ni kurmayı planladı.”

BİZ KARDEŞİZ

KARDEŞLİK ve samimiyetin hâkim olduğu İslâm Birliği Kongresi’nde İslâm dünyasının perişan hali masaya yatırıldı. Müslümanları bu hale getiren sömürgeci güçlerin iyi bilinmesi istendi. Bu durumdan çıkış için çareler sunuldu. Önemine binaen 17 maddelik “Sonuç Bildirgesi”ni özetle istifadenize sunuyorum:

1. Müslümanların çatışmaya sürüklenmesi için mezhep farklılıkları tahrik ediliyor. Şer odaklarına karşı basiretli, ferasetli ve uyanık olmalıyız.

2. Kadim İslâm şehirlerinde yaşanan şiddet ve çatışmalar Müslümanları derinden yaralıyor; değerlerimizi zaafa uğratıyor. Kabile, dil, renk farklılıkları birbirimizle tanışmak, hayırda yarışmak içindir.

3. İslâm, Müslümanların üst kimliğidir. Değerlerimiz referans alınmalıdır. Bunlar çatışmaya konu edilemez.

4. Aslolan herkesin din, akıl, nesil, can ve mal emniyetinin korunmasıdır. Ehl-i kıble İslâm dışı ilân edilemez. Tekfirci eğilimler dış mihrakların komplosudur.

5. Tarih boyu birlikte yaşadığımız coğrafyalarda din, dil, inanç ve düşünce üzerinden gerilim ve huzursuzluk çıkarılmaktadır. Birlikteliğimiz bu ortamı dağıtacaktır.

6. Müslümanların mezhep, meşrep, cemaat, hizip tarafgirliğine savrulması kabul edilemez. Çatışma üretenlere karşı İslâm’ın rahmet, vahdet ve hikmet mesajları esas alınmalıdır.

7. Dünyamız küresel ölçekte uluslararası savaşın eşiğine getirilmiştir. İnsanlık, barışın hayat veren diriltici nefesini yeniden üflemelidir.

8. Suriye’de tam bir insanlık trajedisi yaşanıyor. Kalıcı bir çözüm için yapılan çalışmalar yeterli değildir.

İSLÂM BİRLİĞİ ZARURÎ

9. KUTSAL yerlere saldırılar yapılmış; Filistin kanayan yaramız haline gelmiştir. Mescîd-i Haram, Mescîd-i Aksa ve Mescîd-i Nebevî’ye yönelik saldırılar asla kabul edilemez.

10. Golan Tepeleri’nin İsrail’e verilmesi ve Yüzyılın Antlaşması ihaneti sebebiyle Filistin davası ölüm-kalım meselesi haline gelmiştir.

11. Yüzyılın Antlaşması dayatması ümmetin servetinin emperyal güçlere peşkeş çekilmesidir.

12. Yüzyılın Antlaşması çirkin bir tezgâh; Müslümanların aklıyla alay etmektir.

13. İhanet planına bazı kardeş ülkelerin alet olması ümmetin fertleri arasında hayal kırıklığı ve üzüntüye sebep olmuştur.

14. Filistin topraklarının bir karışı bile pazarlık konusu yapılamaz.

15. Hindistan’ın Keşmir’de sebebiyet verdiği insan hakları ihlâlleri ve saldırılar asla kabul edilemez.

16. Yemen’de açlığa da yol açan insanlık dışı savaş bir an önce durdurulmalı; diplomatik çözümler masaya yatırılmalıdır.

17. Bu şartlar altında İslâm Birliği’nin kurulması bir temenni değil; zaruret haline gelmiştir.

Ankara’daki kongre başarılı olmuş; büyük ölçüde ses getirmiştir. İslâm dünyasının en sıkıntılı günlerini yaşadığı bir dönemde gerçekleşmesi yüreklere su serpmiştir. Şimdi bu isabetli kararları uygulama vaktidir. “Ümmet”i dilinden düşürmeyen hükümete hatırlatıyorum: Ümmet, İslâm Birliği’nin kurulmuş halidir.

Huzur, barış, şefkat ve merhamet dünyasının kurulması, bunu dert edinen herkesin üzerine düşeni yapmasıyla gerçekleşir. Biz, kardeşler topluluğuyuz. Kardeşlerimizi sıkıntıdan kurtarırsak, Allah da bizi kıyamet gününün sıkıntılarından kurtarır.

- Milli Gazete, Şakir Tarım tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/3169607/sakir-tarim/islam-birligine-giden-yol