Üstad Mehmed Şevket Eygi

Siyami Akyel
Siyami Akyel

Rahmetli babam, daha çocukluk yıllarımdan itibaren Milli Gazete, Milli Görüş, Necmettin Erbakan ve Mehmed Şevket Eygi ismini zihnime nakşetmişti. O yıllarında babamın şehre her gidiş-gelişinde beni Milli Gazete’yle buluşturması oldukça önemliydi.

Milli Görüş, Necmettin Erbakan ve Milli Gazete’yle tanışmam rahmetli babamın etkisiyle oldu. Sadece bu değil. Babam Mehmed Şevket Eygi’den, İstanbul ziyaretinde Şule Yüksel Şenler’le vapurda karşılaşmasından ve Şenler’in, “Mehmed Şevket Eygi’yi oku” tavsiyesinden bahsederdi. Bense çocukluk günlerimde içimde büyüttüğüm Milli Görüş, Necmettin Erbakan ve Milli Gazete hasretine bir de Mehmed Şevket Eygi’yi katarak devam ettim. Biraz büyüyüp lise çağına geldiğimde Zile İmam Hatip Lisesi yıllarımda Milli Gençlik Vakfı’yla tanıştım. Okulumuzun kütüphanesinde İslâmî Edebiyat dergisi ve Ali Nar Hoca ismiyle müşerref oldum. Üniversite sınavını kazanıp İstanbul’a gitme hayalini kurarken Mehmed Şevket Eygi ve Ali Nar Hoca ile tanışma planları yaptım.

1996 yılında yükseköğrenim için İstanbul’a gelir gelmez Mehmed Şevket Eygi ve Ali Nar Hocamla tanıştım. Üstad Eygi ile tanışmamızdan sonra zaman zaman sahibi olduğu Bedir Yayınevi’nde fuarlarla sınırlı olmak üzere çalıştım. Bir ara üstad Eygi’nin özel kalemliğini ifa ettim. Çok özel anlarımız oldu. İslâm dünyasının kurtuluşu için nasıl didindiğine şahit oldum.

Birlikte çalıştığımız süreçte Yakın Tarihimizde Cami Kıyımı kitabını hazırladık. Kitabın ilk iki bölümünü bendeniz hazırladım geri kalan kısmını üstad Eygi. Yine kitabın son kısmındaki okuyucu mektuplarını Yeni İstiklal gazetesinden tek tek çıkartarak kitaba ekledik. Doğrusu üstad bu kitaba çok memnun olmuş ve bir hayalini gerçekleştirmede yardımcı olduğum için dua etmişti. Bu süre zarfında başka kitaplar da çıkarttık.

Bir ara işsiz kaldığımda Eminönü Belediye Başkanı Lütfi Kibiroğlu ve Korkut Özal’a benim için tavassutta bulundu. Netice alamasak da bu nezaketi benim için değerliydi. Düğünüme Ali Nar Hoca ile birlikte iştirak etti.

Vefat etmeden altı ay önce Eygi merhumu İslami İlimler, Kültür ve Edebiyat Vakfı’nda misafir ettik, sevenleriyle buluşturduk. Yine o günlerde oturduğu evi satmak istediğinden, ancak değerinin çok altında fiyat teklif ettiklerinden bahsederek evinin değerinde satılması için yardım talep etmişti. Biz de birkaç yabancı yatırımcıyla irtibata geçtik ancak ekonomik krizden dolayı bu gerçekleşmedi. Bu görüşmemizde evini sattıktan sonra kiraya çıkmak ve evin parasıyla dergi, broşür ve kitap çıkartmak istediğinden bahsetmişti. Çok estetik, birkaç dilde mükemmel bir broşür ile dinde reformcuların gerçek yüzünü ortaya koymak ve bunu da ücretsiz dağıtmak istiyordu.

Bir görüşmemizde üstad Eygi’ye kendi yazılarından oluşan dört kitap ve Eygi’nin hayatını anlattığım kitapların prova baskılarını götürmüştüm. Bunlardan çok memnun olmuştu. Bu prova baskılar Eygi’nin kitaplarıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı kütüpnesine götürülmüş. Hayattayken bunlardan Ehl-i Sünnet’i Savunuyorum kitabını çıkarttık. Üstad, hayatını, mücadelesini ve görüşlerini anlattığım kitabı çok beğendi, dua etti ancak hayattayken yayınlatmadı. “Ben öldükten sonra yayınlarsın, Eygi kendini övdürmek için kitap yazdırdı denilmesini istemem” demişti.

13 Temmuz 2019 günü üstad Mehmed Şevket Eygi beyi Fatih Camii’nden ebedi âleme uğurladık. Merkezefendi Mezarlığı’ndaki defin vazifesinden sonra Ali Nar Hocamızı, 4’üncü sene-i devriyesinde Edirnekapı Şehitliği’ndeki mezarı başında andık. Allah (c.c.) üstadlarımıza rahmet eylesin, cennette buluştursun.

- Milli Gazete, Siyami Akyel tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/2858393/siyami-akyel/ustad-mehmed-sevket-eygi