Kerkük katliamı en acımasızıydı

Programda konuşan Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilcisi Mehmet Tütüncü, “Irak topraklarında çok katliam yaşandı ancak Kerkük katliamı bunlarını en acımasızıydı. Çeşitli baskılar yapılmasına rağmen Irak Türkmenleri kimliğini korumayı başarmıştır” dedi.

Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilciliği ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Kerkük katliamının 60’ıncı yıldönümünde “Türkmeneli’ndeki Riskler ve Olası Tehditler Paneli” tertipledi. Geniş katılımın olduğu panelde, yaşanan insanlık dışı katliam tüm yönleriyle ele alındı.   Panelde, bölgede huzur ve barış gelmesi için izlenecek yol haritası başta olmak üzere bölgenin kalkınması için uygulanacak politikalar hakkında bilgiler verildi. Programın açılışında konuşan Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilcisi Mehmet Tütüncü, Irak’taki Türkmenlerin Osmanlı’dan ayrı kaldığı sürece baskılara maruz kaldığının altını çizerek, “Irak topraklarında çok katliam yaşandı ancak Kerkük katliamı bunların en acımasızıydı. Burada kimseye karşı kin beslemek için toplanmadık. Bu programı sadece orada neler yaşandığını göstermek için tertip etmiş olmaktayız. Irak’ta çok çeşitli baskılar yapılmasına rağmen Irak Türkmenlerinin kimliğini korumayı başarmıştır. Ne yazık ki, 2014 yılında Musul bölgesinde IŞİD’in gerçekleştirdiği dünyanın en hunharca katliamında en büyük kaybı biz verdik. Telafar’in nüfusu yarıya düştü. Göçler yaşında. Bir an önce Telafer’de hayatın normale dönmesini istiyoruz. Bölgede Türklerin eşit bir şekilde temsil edilmesini istiyoruz. Yüzyıldır mücadelemizi devam ettiriyoruz. Gerekirse bu mücadelemizi devam ettireceğiz” diye konuştu.

HÜRMÜZLÜ: KOMŞU ÜLKELERİN IRAK’A DESTEK ÇIKMASI GEREKiYOR

Prof. Dr. Erşat Hürmüzlü, Irak’ta birçok katliamın yaşandığını belirterek, “Bu yaşanan katliamlara rağmen dimdik ayakta duran bir Türkmen Cephesi var. Bu katliamın olma sebebi Kerkük’ü ele geçirirsek bölgeyi ele geçiririz mantığıyla yapıldı. Irak’ta krallığın yıkılmasının ardından cumhuriyet tarafından da bu katliamlara devam edildi. Çünkü bazıları buraya petrol olarak bakıyordu, bizler ise anayurt ve memleket diye bakıyorduk. 1991’de Körfez Savaşı olduğunda Kerkük’e el koyma meselesi başlamıştı. O sırada bölgeden göçler başlamıştı. Türkmenler her zaman toprağına sahip çıktı, göç etmedi. Türkmeneli topraklarında çözüm noktasında yollar arınmalıdır. İstihdam konusunda komşu ülkelerin bölgeye destek olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

KERKÜK, IRAK’IN ANAHTARIDIR

Irak’ta yaşanan tarihsel gelişmeler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Mahir Nakip, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Irak’ın anahtarı Kerkük’tür. Referandum hamlesi suya düşünce Türkmenli bölgesini rahata kavuşturmuştur. Ne zaman Kerkük’ün kimliği değişirse o zaman Kerkük’ün Irak’tan kopma ihtimali güçlenir. Ortadoğu’da çok ciddi sorunlar meydana gelebilir. Bölgede üç güçlü topluluk vardır. Araplar, İranlılar ve Türkler. Türkiye sınırı dışında varlığını sürdürmelidir. O zaman su bölgede dengeyi sağlar.”

- Milli Gazete, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/2856660/kerkuk-katliami-en-acimasiziydi