İstanbul Sözleşmesi aileyi çökertiyor

TBMM’de düzenlediği basın toplantısında İstanbul Sözleşmesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, sözleşmenin aile yapısını çökertmek için kaleme alınmış bir metin olduğunu ifade ederek, “Bütün çevreleri; aileyi parçalayan, şiddete sebep olan, anneyi, babayı, çocuğu ayrı taraflar olarak gören bu sözleşme ve yasaya karşı birleşmeye çağırıyoruz.” dedi.

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, son günlerin tartışmalı gündemi olan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mevcut iktidarın hiçbir tartışma ve fikir alışverişinde bulunmadan imzaladığı İstanbul Sözleşmesi’nin adeta aile yapısını çökertmek için kaleme alınmış bir metin olduğunu belirten Karaduman, “Dünyada ilk olarak ve alelacele ülkemiz tarafından imzalandığı için İstanbul Sözleşmesi adını alan bu anlaşmaya dayanarak çıkarılan 6284 sayılı Aileyi Koruma ve Kadına Şiddeti Önleme Kanunu’nda yıkımı detaylandırıyor. 6284 sayılı Aileyi Koruma ve Kadına Şiddeti Önleme Kanunu’nun 2. maddesinde, kanunun uygulanmasında İstanbul Sözleşmesi’nin esas alındığı belirtilmektedir. Dolayısıyla aile kanunumuz, İstanbul Sözleşmesi aracılığıyla dış güçler diye yakındıkları ülkeler tarafından belirlenmiş oluyor.” dedi.

KANUN SONRASI BOŞANMALAR ARTTI

Aileyi ve kadını koruma altına alma adı altında çıkarılan kanunun uygulanmaya başlanmasıyla boşanma oranlarının arttığına, evlilik oranlarının ise azaldığına dikkat çeken Karaduman, sözlerine şöyle devam etti:

“On yıllık rakamlara bakıldığında ortalama her 6 evlilikten biri boşanma ile sonuçlanırken, 2013-2017 yılları arasındaki 4 yıllık süreçte her 5 evlilikten birinin boşanma ile sonuçlandığı gözlemlenmektedir. TÜİK’in yayınladığı son verilere göre, boşanan çiftlerin sayısı 2018 yılında % 10,9 artmış, evlilik oranlarıysa % 2,9 azalmıştır. İstanbul Sözleşmesi’nin boşanmayı teşvik ettiğinin bir göstergesi; arabuluculuğu, uzlaştırmayı, alternatif uyuşmazlık çözüm süreçlerini yasaklamasıdır.”

VERİLER ORTADA İKEN BU KANUN NEDEN HÂLÂ YÜRÜRLÜKTE?

Hiçbir şiddet biçiminin, şiddete dayalı bir uygulamanın, hele ki kadına ve çocuğa karşı şiddetin mazur görülebilir bir tarafı olmadığının altını çizen Karaduman, “Ancak İstanbul Sözleşmesi şiddeti önleme amacıyla hazırlanmış olmasına rağmen, bu amaca ulaşamadığı gibi sözleşmenin imzalandığı tarihten bu yana şiddetin her geçen yıl daha da arttığını görmekteyiz.” diye konuştu.

ÜLKE NÜFUSLARINI KONTROL ALTINA ALMAYA ÇALIŞIYORLAR

İstanbul Sözleşmesi kadın-erkek eşitliği meselesinden ziyade ülke nüfuslarını kontrol altına alma çabası olduğunu belirten Karaduman, sözleşmenin gerçekte ne amaçladığını şöyle ifade etti:

“Bu sözleşme, bizzat küresel emperyalizmin genlerin alınıp satılabildiği, yaşamın ücretle satılabildiği bioiktidarını tesis etme gayesidir. Toplumsallığı ortadan kaldırmak, aileleri bölmek ve bireyselliğin kapitalizme hizmet etmesini tesis etmektedir. Mesele kadınları korumak değil, erkeği ve kadını tüketim objesi haline getirmektir. Kim ne derse desin, toplumu bir felakete sürükleyen bu sözleşme derhal feshedilmelidir.”

AİLE KANUNU İÇİN ÇALIŞMALIYIZ

Karaduman, basın toplantısını şu sözler ile sonlandırdı:

“Netice olarak yüzeysel eleştirilerin ve yüzeysel methiyelerin hiçbir karşılığı yoktur. Yapılması gereken bu alanda çalışma yapan uzman ve akademisyenlerle Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde bir araya gelerek sağlıklı düzenlemeler yapılmalıdır. Buradan bu vesileyle bütün çevreleri; aileyi parçalayan, şiddete sebep olan, anneyi, babayı, çocuğu ayrı taraflar olarak gören bu sözleşme ve yasaya karşı birleşmeye çağırıyoruz.”

- Milli Gazete, Siyaset bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/2856658/istanbul-sozlesmesi-aileyi-cokertiyor