Elektrik Değil

Cafer Keklikçi
Cafer Keklikçi

Bu böyle gitmez diyor. Arkasından bu böyle gitmeyecek diye ekliyor. İçinden hayır bu böyle gitmeyecek diye bağırıyor. Durup tekrar bağırıyor. Herkes duymuş gibi etrafına bakıyor. Anlaşılan kimse duymamış. Kimse, gerçekten mi duymamış! Ya herkes duymuş da duymamış gibi davranıyorsa! Olabilir mi! Belki! Hayır! Hayır herkes duymuştur. Herkes biliyordur. Bilmeyene bilenler söylemiştir. Bilene bilmeyenler sormuştur. Sormamışlarsa da soracak gibidirler. Sormaya hazırlanıyor olamazlar mı! Olamazlar mı! Olmamalılar mı! Olmasınlar mı yani! Olursa ne olur! Olursa ne olur’un ne’si nereye gidecektir! Kim nereye gidecektir. Neresi nereye gidecektir. Gitmesin mi! Gitmesin de gitsin mi! Gitmeyecektir. Gidemeyecektir. Gitmemesi gerek! Bu, bu var ya bu, bu gitmez! Bu, böyle, yani böyle, bakın tekrar ediyorum böyle, bu böyle gitmez!

Nasıl gider kardeşim! Kardeşlerim mi demeliyim! Nasıl, nasılların nasıl’ı yani. Ne yapmak lazım! Neyi ne yapmak gerek! Gerekli neyse gerek! Gerek mi! Gereklilik nedir! Nedir gerekli olan! Gerekli gerek mi! Gerekli olan her şey yapılmışsa. Yine de olmuyorsa. Olmazlar dünyasına kalıcı vatandaş seçilmişse olmaz! Kim oldurabilir olmazlar dünyasına yerleşen yerliyi! Öyle sevmiş ki olmaz’ı olmuyor. Hiçbir şey olmuyor. Olmuyor olduğu gibi yerinde duruyor. Yerinden kıpırdamıyor. Ne dersek diyelim ne yaparsak yapalım olmaz’a mıhlanmış gibi olmuyor. Olmuyor olmaz’da duruyor. Durduğu yerde öylece biteviye duruyor. Olmuyor olmaz’da yaprak kımıldamıyor. Hava öyle durgun ki durgunluk bile sıkılıyor. Ne yaparsak yapalım her şey olmuyor olmaz’da duruyor. Olması için bin tane sebep mi hepsi var hepsi tamam. Milyon tane sonuç mu hepsi var hepsi tamam. Çekilmedik acı mı var hepsi çekilmiş, hepsinden, her şeyden ağzının payı alınmış! Ağzının payını vermeyen kimse kalmamış! Kalanlar da sıraya çoktan girmişlerdir. Dünyanın kaç bucak olduğunu mu görmemiş, dünyanın kaç bucak olduğu defalarca gösterilmiş! Milyonlarca gösterilmiş. Gösterilmeye de devam etmektedir. Gereklidir nedir!

Sonuç değişsin diye ne gerekiyorsa hepsini ama hepsini yıllarca ama yıllarca yapmış, yapmaya devam ediyor. Ediyor mu. Sonuç mu! Sonuç aynı! Sonuç bir kere dahi farklı değil. Sanki acılar kopya edilerek veriliyor aslı bittiği için verilecek bulunamadığından kopyası veriliyor. Biz bunu bir kere vermiştik! Olsun bir daha verelim! Çekilmiş acı eskiyor mu sanki! Verelim nasılsa çekiyor! Bana mısın demiyor! Bitti mi! Biter mi! Sonuç değişmiyor! Makara aynı yere sarıyor! Buradaydın değil mi, evet ne olacak, tamam burada kal! Kalmazsa! Kalmazsa olmaz mı! Kalmazsa hüzünler öksüz mü kalır! Hüzün vermeyen bir şey mi kalmış! Hüzünlü olmayan bir durum mu var! Hangi hüzün var yaşanmamış! Sanki şu hüzün yaşanmamış bunu da verelim de bu yavrucağız da yaşansın der gibi! Sanki o hüzün verilmezse dünyadan hüzün kalkarmış gibi!

Sadece dünyalık sebep değil ‘öte’ye dair sebep de yerine getiriliyor. ‘Öte’ye dair gerekçe de elden geldiğince yerine getiriliyor ama sonuç! Sonuç aynı! Olmuyor olmaz’da sakin değişmiyor. Ne yaparsak yapalım, ibadet de içine, olmuyor olmaz’da hep aynı durum! Hep aynı değişmiyor. Acaba diyor acaba, haklı olduğunu göstermek için haksızlık mı yapmak gerekiyor. Kötü durumdan çıkmak için kötülük mü yapmak gerekiyor. Acaba diyor acaba, iyiliğe varmak için kötülük mü yapmak gerekiyor. Sonucun değişmesi adına sevaba girmek için günah mı işlemek gerekiyor! Olmuyor’un çekirdeğinin kökeni ne! Olmayan’ın bu kadar sebebi yerine getirilmişse halen neden! Sebebinde bulunulmuş sonuç neden hep aynı! Olması için bütün nedenler bütün sebepler yerine getirilmişse sonuç halen niye böyle!

Bu böyle gitmez ya, nasıl gider peki!

- Milli Gazete, Cafer Keklikçi tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/2848853/cafer-keklikci/elektrik-degil