“Countercoup; Karşı darbe”

Adnan Öksüz
Adnan Öksüz

“Büyük Şeytan” Amerika, İran’a ha saldırdı, ha saldıracak!

Prova(lar) yapıyor, kendince…

Yok, ‘son dakikada vazgeçtim!’, yok, ‘saldırı planları hâlâ masada!’ tripleri…

Dünyaya yön vermeye çalışan vahşi ‘kovboy’, sopanın farklı uçlarını göstermekte hiçbir ölçü tanımıyor!

Tek, daha doğrusu iki amacı var; Ortadoğu’nun çıbanbaşı, Filistin’i yıllardır işgali altında tutan İsrail’in bölgedeki güvenliğini sağlamak ve bir de enerji koridorlarını kontrolü altında tutmak…

***

ABD’nin ‘İran aşkı!’ yeni de değil, esasen!

Oldukça “tanıdık ve de bildik!”

ABD’nin üçüncü dünya ülkelerindeki çıkarlarını korumak amacıyla sık sık askeri darbelere ve gizli-açık operasyonlara başvurduğu sır değil!

Türkiye’nin de zaman zaman karşı karşıya kaldığı darbe ve krizlerin, Amerika’nın tezgâhladığı müdahaleler sonucu gerçekleştirildiği biliniyor!

***

Amerika bunu hep yapıyor dedim ya, hani!..

Yıl, 1953…

İran’da Musaddık devrildi, yerine Şah geçti.

Şah’ın, tahtını kendisine iade eden CIA Ortadoğu Şefi Kermit Roosevelt’e söylediği şu sözler tarihe geçti: “Tahtımı, Tanrı’ya, halkıma, orduma ve tabii size (Amerika, İngiltere ve Kermit Roosevelt kastediliyor) borçluyum.”

Biraz daha ayrıntı vermek gerekirse;

CIA Ortadoğu Şefi Kermit Roosevelt…

1953 yılında, İran Başbakanı Musaddık’ı devirmek için yaptıkları planı şu şekilde anlatıyor, “Countercoup; Karşı Darbe” isimli kitabında;

“Sabah saat 11’de Dışişleri Bakanı’nın odasında yapılacak toplantı hakkında tam bir heyecan hüküm sürüyordu. Saat onu çeyrek geçiyorken artık sinirlerimin tamamen normal olduğunu söyleyemeyecek kadar gergin olduğunu itiraf etmeliyim. Hâlâ vakit vardı, hem de çok. Bu arada kafamda hiçbir işe yaramayacak düşünceler, spekülasyonlar birbirini kovalıyordu.

Planın uygulanması sırasında olabilecek karışıklıklar, dökülecek kanı düşünüyordum. Başarısızlık ihtimali ya da, başarsak bile çıkacak olan pürüzlerin olması durumu tamamen doldurmuştu kafamı. Hem de o dönemdeki en önemli işim konusunda onay almayı beklediğim bir toplantı öncesinde…

Operasyona verilen şifre adı AJAX idi. AJAX ortaklaşa bir operasyon olacak, İran Şahı, Winston, Churchill, Anthony Eden ve öteki İngiliz temsilcileri, Başkan Eisenhower, John FosterDulles ve Merkezi Haberalma Teşkilatı, müttefik olarak çalışacaktı. İttifakın hedefi, ‘İran Başbakanı Dr. Musaddık’ı devirip, yerine bir başkasını getirmekti.’

Dr. Musaddık da zaten Şah’ı yerinden edip onun yerine kendisi oturmayı planlayarak Sovyetler Birliği ile bir ittifaka girmişti. 71 ile 80 yaşları arasında olduğu konusunda değişik tahminlerin ileri sürüldüğü hırslı ihtiyarın düşüncesi, Rusya ile ittifakın kendi buluşu olduğuydu.

Oysa pek çok kişiye göre durum oldukça farklıydı. Gerçek inisiyatif Ruslardan gelmişti. Pek çok Musaddık destekçisi de bunu fark etmişti. Bu yüzden son aylarda İran Komünist Partisi Tudeh, Musaddık Hükümeti üzerindeki kontrolünü artırmıştı.

Bu gerçeğin anlaşılması ve ortaya çıkarabileceği tehlikeler Amerika’yı, İngiltere’yi ve İran’daki önemli unsurları bir araya getiriyordu. Bu unsurlar arasında Şah’ın da bulunduğuna ikna olmuştum. Şah dışında silahlı kuvvetlerin önemli bir bölümü ve halkın büyük çoğunluğu da bu unsurlar arasındaydı.

AJAX Operasyonu hakkında ilk teklif, İngiliz-İran Petrol Şirketi’ni (AIOC) millileştirmeye uğraşan Musaddık’ı; bu işten vazgeçirmek için her yolu deneyen ama başarısız kalan İngiliz İstihbarat Teşkilatı’ndan gelmişti. İngilizlerin tek isteği AIOC ile edinilen petrol imtiyazına tekrar kavuşmaktı…”

ÇÖLE GÖMÜLEN AMERİKA!

Peki, ‘kovboy’ Ortadoğu’da her girişiminde başarılı oldu mu?

Tarih; 4 Kasım 1979…

İran Şahı Rıza Pehlevi ülkesini terk etti ve sürgünde olan Humeyni Fransa’dan İran’a döndü.

İran İslam Devrimi’nden sonra Tahran’daki ABD Büyükelçiliği Devrim Muhafızları’nca basıldı ve 52 Amerikalı rehin alındı.

Aynen günümüzde olduğu gibi o dönem de İran’a karşı çeşitli yaptırımlar uygulayan Carter yönetimi, rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayamayınca, Nisan 1980’de ABD hava komandolarınca gerçekleştirilen “Çöl 1” kurtarma operasyonuna karar verdi.

Operasyon, rehineleri taşıyacak uçak ile helikopterlerden birinin İran’ın çöl bölgesinde çarpışması ve 8 kişinin ölmesi neticesinde başarısızlıkla sonuçlandı.

Başarısız operasyon İran’da, “ABD hiçbir şey yapamaz!” pankartlı gösterilerle kınandı.

Dünyanın en büyük askeri gücü, rehinelerini kurtarmada çaresiz kalmıştı.

***

Planların üzerinde bir plan daha vardır! NOKTA.

ZULÜMLE ABAT OLUNMAZ!

1) Zulümle abat olunmaz!

2) Mısır’ın seçilmiş ve legal Cumhurbaşkanı şehit Muhammed Mursi’dir.

3) Mursi’nin hapiste olması hem skandaldı hem de suçtu! Hapiste iken şehit düştü. Ama çok farklı haberler geliyor. Bu iddiaların da sonuna kadar araştırılması gerekir. Soru(n) şudur; peki, ama bu iddiaları kim araştıracak? Sisi mi?

4) Darbeci Sisi’nin darbe suçundan yargılanması gerekir.

5) Müslüman Kardeşler’in bunca baskı ve zulme rağmen yine de eline silah almaması ve şiddete başvurmaması takdire şayandır.

6) Uluslararası kuruluşların bu aleni haksızlığa karşı dut yemiş bülbüle dönmeleri son derece manidardır.

O KADAR HOŞUMA GİTTİ Kİ ANLATAMAM!

Tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri dün gerçekleştirildi.

Yazımı teslim ettiğim saatlerde sandıklar henüz açılmadığından, seçim sonuçlarını gelecek yazıda değerlendireceğim, inşallah!

Ama seçime ilişkin bir izlenimimi paylaşayım; tek oy pusulası olduğu için oyumu kullanıp zarfa koyup sandığa atmak ala ala birkaç saniyemi aldı!

Bu da o kadar hoşuma gitti ki anlatamam!

- Milli Gazete, Adnan Öksüz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/2667898/adnan-oksuz/countercoup-karsi-darbe