Kudüs’ten farklı notlar (3)

Adnan Öksüz
Adnan Öksüz

Mirasımız Derneği’nin, “Mescid-i Aksa’da İftar Sofraları” programında 4. günümüz…

Halis Mutlu ile “Kadim Kudüs” turundayız…

Her adımında tarih fışkıran bir coğrafya “Kadim Kudüs”.

Biz buraya 5 günlüğüne geldik ama herhalde 1 ayda ancak gezilebilir bu tarihi makamlar, yerler…

Şu ana kadar Kudüs’le alakalı olarak iki yazı kaleme aldım. Bu üçüncüsü.

Sizlerden gelen mesajlar ve telefonlar bu yazı/köşe dizisinin devamını arzu eder nitelikte.

Ben de elimden geldiği kadar, Kudüs’te ve çevresinde gördüklerimi, dinlediklerimi, hissettiklerimi aktarmaya devam edeceğim. Faydalı olabiliyorsam ne mutlu bana.

***

Kadim Kudüs turunda, “Bu kilise Hristiyanlar açısından Vatikan’dan daha önemli!..” diye bir cümle duyunca daha bir kulak kesildim…

Peki, hangi kilise bu ve bu kilisedeki “merdivenin öyküsü” ne?

Roma hükümdarı I. Konstantin’in annesi Helena tarafından Kudüs’te Golgotha Tepesi’nde inşa edildi, Kabir Kilisesi ya da bir başka adıyla Kıyamet ve Kamame Kilisesi. Kilise, tüm Hıristiyan mezhepler açısından son derece önemli.

Tüm mezhepler, Kıyamet Kilisesi’nin temizliğini ve bakımını üstlenmek ister. Anlaşamazlar. Bu yüzden de kanlı çatışmalar meydana gelir.

Bu çatışmalardan biri de 1757 yılında, Sultan III. Mustafa’nın padişahlığı döneminde yaşanır.

Papazlar, birbirine girer. Ölümler olur.

Bunun üzerine Osmanlı Padişahı 3. Mustafa, Kudüs’e 1757 yılında bir ferman gönderir. Fermana göre, kilisenin temizlik ve bakımı Ortodoks, Katolik, Ermeni ve Süryaniler arasında eşit olarak paylaştırılır.

Ferman uzun süre yürürlükte kalır ama sonra tekrar bozulur. Hristiyan mezhepler arasında yeniden çatışma başlar. Onlarca kişi ölür.

Sultan Abdülmecid, bir “Kudüs Fermanı” çıkarır. Bu kez ferman daha ayrıntılıdır; hangi mezhebe mensup Hıristiyanların nereyi temizleyeceği tek tek belirtilir bu fermanda.

Ferman Kudüs’e ulaşır ulaşmaz kilisenin önündeki meydanda okunur.

O esnada bir Ermeni papaz, kilisenin ön cephesindeki pencerelerden birini temizlemekle meşguldür. Pencereye bir merdiven dayamış, silmeye başlamıştır. Bu papaz hemen engellenir. Zira, yeni fermanda camların temizlenmesi işi başka bir mezhebe verilmiştir!

Papaz derhal aşağı iner. Duvara dayalı ahşap merdiven de öyle kalakalır!

Yaklaşık 2 asırdır, 1861’den bu yana o ahşap merdiven Kıyamet Kilisesi’nin ikinci katında pencereye dayalı olarak öyle duruyor!

Merdivenin indirilmesi için, İstanbul’dan ikinci bir ferman bekleniyor. Fakat İstanbul’da o emri verecek kimse yok!

***

Bir önemli son not; dünyadaki bütün Hristiyanların ittifakla ortak ibadet noktası olarak gördükleri Kıyamet Kilisesi’nin anahtarı, bir Müslüman’da bulunuyor. O açıp o kapatıyor. Neden mi? Müslümanlar emin ve güvenilir olduğu için…

Kilisedeki merdivenin öyküsü kısaca böyle…

 

ARKASINDA SAKLANAN YAHUDİLERİ HABER VERMEYEN AĞAÇ!

yahudilerin en çok sevdiği ağaç olarak bilinen Gargad ağacı nedir?

Peygamber Efendimiz’in Hadis-i Şerif’te belirttiği, Yahudilerin en çok diktiği ağaç olarak bilinen Gargad ağacının özellikleri ne?

EbûHüreyreradıyallahuanh’ten rivayet edildiğine göre Resûlullahsallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Müslümanlarla Yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç Yahudi’yi kovalayan kimseye, ‘Ey Müslüman! Arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür!’ diyecek. Yalnız Garkad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır.” (Buhârî, Cihâd 94, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 82)

Gargad, Yahudilerin milli ağacı…

Nedeni, bu ağacın onları koruyacağı inancıdır.

Bu inanç, Hz. İsa (as) ve askerlerinin, nereye saklanırlarsa saklasınlar bütün Yahudileri bulup öldüreceği; ancak bu ağacın dile gelmeyerek onları koruyacağı düşüncesinin bir sonucu.

***

Biraz da bu ağacın özelliklerinden söz etmek istiyorum; Garkad ağacı, Filistin’de çokça yetişen dikenli bir ağaç türü, bir cins çalılık. Arabistan’ın başka bölgelerinde de yetişmekte. Medine’deki Bakî Mezarlığı (Cennetü’l-Bakî) vaktiyle Garkad denilen bu çalılıkla kaplı idi.

***

Son bir cümle; şimdilerde Yahudiler bulundukları yerlere çok miktarda bu ağaçtan dikmekle meşguller…

- Milli Gazete, Adnan Öksüz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/2554676/adnan-oksuz/kudusten-farkli-notlar-3