Nereden Buldun Kanunu

Mehmed Şevket Eygi
Mehmed Şevket Eygi

Nereden Buldun Servetini Nasıl Edindin Kanunu çıkartılsa çok iyi, çok doğru bir şey yapılmış olmaz mı?

Fakirin bu isteği, bu temennisi, bu teklifi kötü bir şey midir?

Bu niçin yapılmıyor?

***

Bir kere yazmak yeterli olmaz, sık sık defalarca yazmak gerekir. Bendeniz ülkem, halkım, devletim için şunları istiyorum:

  1. Türkiye, Singapur’u Finlandiya’yı Japonya’yı gerisinde bırakarak, eğitimde dünya birincisi olmalıdır.
  2. Tarımda Hollanda’dan önde, yine dünya birincisi olmalıyız.
  3. Güney Kore gibi, dünya çapında bir otomotiv ve elektronik sanayiimiz olmalı. Yüzde yüz yerli ve millî otomobiller üretip her yıl milyonlarca satmalıyız.
  4. İlimlerde, tekniklerde Japonya’dan fazla Nobel almalıyız.
  5. Dünya Şeffaflık ve Temizlik Anketi’nde, 100 not üzerinden 99 alarak birinci olmalıyız.
  6. Dünyanın en temiz ülkesi olmakta Japonya’yı gerimizde bırakmalıyız.
  7. Dünyanın en görgülü, kibar, nazik, efendi halkı bizim halkımız olmalı, bu konuda da birinci olmalıyız.
  8. Mimarlıkta, şehircilikte, yeşillikte parkta bahçede dünya birincisi olmalıyız.
  9. İstanbul, dünyanın en yaşanabilir şehri olmakta, dünya birincisi olan Viyana’nın önüne geçmeli.
  10. Ülkemiz dünyanın en huzurlu ülkesi olmalı.
  11. Halkımız dünyanın en mutlu ve bahtiyar halkı olmalı.
  12. Türkiye din inanç fikir hürriyeti konusunda İngiltere’yi geçmeli ve dünya birincisi olmalıdır.

SORUYORUM: Bunları istemek doğru ve güzel bir şey değil midir?

Bazıları bunlar uçuk isteklerdir diyebilir. Olsun... Uçuk da olsa doğru ve güzel değil mi?

Bunları gerçekleştiremesek bile istememiz gerekmez mi?

Küçük Finlandiya eğitimde dünya birincisi olabiliyor da biz niçin olamayalım?

Japonya dünyanın en temiz ülkesi. Biz de olabiliriz. Bu mümkündür.

Güney Kore’nin harika bir otomotiv ve elektronik sanayii var da bizim niçin olmasın?

Haysiyetli yaşamak, ayakta durmak, güçlü olmak için, hepsi yukarıda saydıklarım gibi doğru iyi güzel meşru olmak şartıyla büyük hayallerimiz ve emellerimiz olmalıdır.

Uçuk muçuk, bendeniz bunları hararetle istiyorum.

***

Şu saydıklarım fikir ve basın hürriyeti değildir:

  1. Bile bile kasıtlı olarak yalan yazmak.
  2. Doğru dürüst araştırmadan suçlamak, iftira etmek.
  3. İç barışı ve sosyal uzlaşıyı bozacak fitne fesat çıkartıcı yayın yapmak.
  4. Başta devlet reisi olmak üzere, tenkidin ötesinde büyüklere hakaret etmek.
  5. Askerî veya sivil darbe istemek.
  6. Başta İslam olmak üzere devletçe tanınmış dinlere hakaret etmek.
  7. Müstehcen yayın yaparak azgınlığa tecavüz ve tacizlere sebep olmak.
  8. Halkı düşman kamplara ayırmak, birbirine düşürmek.

Elbette fikir hürriyeti olsun... Elbette ağır bile olsa muhalefet yapılsın... Elbette tenkit edilsin ama yukarıda saydığım kötülükler yapılmasın.

***

Hiç kimsenin gemiyi batıracak, uçağı düşürecek üslup ve metotlarla muhalefet yapmaya hakkı yoktur.

***

İslamî ölçütlere göre hiçbir kocanın karısının güzelliğini, gençliğini, cinselliğini teşhir ederek onun haysiyet ve iffetine gölge düşürmeye hakkı yoktur.

***

Meclise başörtülü vekil girerse, benim de bir öğle tatilinde Meclis bahçesinde bikini mayo ile güneşlenme hakkım doğar diyen CHP il başkanına: Yanlış yanlış yanlış... Mantıksız düşünüyorsunuz. Hiçbir medenî ve ileri ülkenin Meclis’inin bahçesinde bikini mayo ile güneşlenilemez. Böyle bir keyfi Anıtkabir bahçesinde de yapamazsınız.

***

Agresif, holigan, militan, fanatik başörtüsü düşmanları; yakınları öldürülen Müslümanların ziyaretine giderken başına başörtüsü koyan Yeni Zelanda başbakanı hanımefendiden ibret alsınlar.

***

Medeniyet ve insanlıkta örtünme vardır. Hiçbir medenî toplumun insanları çırılçıplak gezmiyor.

***

Hayvanlar elbise ve çamaşır giymez, örtünmez.

***

Firavun kendisini tanrılaştırmış, rab ilan etmişti. Ölünce cesedini mumyaladılar defnettiler. Kaç bin sene sonra arkeologlar yerini buldu. Şu anda onun simsiyah kesilmiş lâşesi Kahire müzesinde turistlerin meraklı bakışlarına sunuluyor.

***

Adaletin ne şehâmetli bir tecellisi / Şu leş görür gibi görmek İkinci Amnofis’i.

***

Ekrem İmamoğlu beyefendinin yapması gereken şuydu: Mademki, Sultanahmet’te Dinî Kitap Fuarı açmanın sakıncası var, başka uygun bir yer bularak ve göstererek, fuarın orada açılmasına izin ve imkân vermeliydi. Doğrusu buydu ama yapmadı.

Valilik 1 Mayıs Komünist İşçi Bayramı’nın Taksim’de (güvenlik sebepleriyle) yapılmasına izin vermedi ama solculara başka yer gösterdi, CHP’li belediye de öyle yapmalıydı.

Din konusunda CHP’nin çok olumsuz bir sicili var, keşke Ramazan kitap fuarına izin verilmiş olsaydı. Dindar kesim bu izin vermezliğe tabiatıyla üzülecek ve kırılacaktır.

***

İyi güzel doğru mâruf şeyleri istemek, kötü çirkin münker şeyleri istememek, onlardan nefret etmek Müslümanlığın temellerindendir. İyiliği istemeyen, kötülüğü (yasal sınırlar içinde) engellemeyen, en azından ondan nefret etmeyen bir Müslüman, mânen ölmüş bir Müslüman’dır.

13.05.2019

- Milli Gazete, Mehmed Şevket Eygi tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/2501250/mehmed-sevket-eygi/nereden-buldun-kanunu