Irkçı Hıristiyan Terörizm

Mine Alpay Gün
Mine Alpay Gün

Zenginliklerini kaybedip, ekonomileri kötüleşince.

Sömürülecek coğrafyalar azalınca,

Sabrını, sevgisini kaybeden bir dünya.

Bu sabırsız sevgisiz dünyanın sözcülüğüne soyunmuş zalim bir terörist.

Ne Kosova’yı unutabilmiş, ne Viyana’yı, ne de İstanbul’u.

Türklere Anadolu toprakları bırakacak kadar konusundan bîhaber oysa Trabzon’undan Urfa’sına kadar bütün Anadolu Hıristiyan toprağı idi.

Avrupa sevdasından Alparslan’ı ve 1071’i atlamış.

Ne ki Ayasofya’nın minarelerine olan nefreti çok da yabancı değil, kendimizden kimileri de, o nazlı minarelerden yeterince ar duymaktalar.

Nitekim “Videoyu izleyip keşke Türkiye’ye gelip bu cuma günü camileri temizlese diye iç geçirdim”diyebilecek denli kötü kalpliler, halk ve insanlık düşmanları çıkabildi içimizden.

Neden masum insanların ibadet yerleri kiliseler, sinagoglar, camiler vurulsun, insanlar katledilsin ki.

Batı bu olayla bir kez daha kötü niyetiyle, çifte standardı ile yakalandı.

Avrupa daki ırkçılığın yükselmesinden en fazla kendi halklarının utanmaları gerekmekte.

Charlie Hebdo saldırısı üzerine dünya liderleri, terörü protesto için soluğu Paris’te almıştı.

ABD başkanı Trump da Y. Zelanda olayına terör diyemiyor, ‘Berbat bir şey ‘cümlesi ile olayı yumuşatmakla kalmıyor, teröristi aklayacak çabadan da geri durmuyor;

“Çok ciddi sorunları olan küçük bir grup olduğunu düşünüyorum. Konu hakkında henüz çok şey bilmiyorum.”

Trump’tan ifade kopyalayan bizim basın için de olay terörist saldırı değil camiye saldırıdır.

Yeni Zelanda Senatörü, Fraser Anning, nefrette sınırları zorluyor;

“İslâm, faşizmle denk bir dindir. Bu örnekte Müslümanların katil pozisyonunda bulunmaması, kendilerini suçsuz yapmaz.”

Anning, İncil’den bir alıntı yapıyor, “Silah kuşananlar, silahla öldürülmelidir. Şiddet dinine mensup olan ve bizi öldüreceğini söyleyenler, birisi çıkıp da kendilerini kendi sözleriyle vurunca şaşırmamalıdır”.

Dahası katliamın geniş destekle gerçekleştirilmesi, güvenlik birimlerinin göz yumması olasılığı.

Terörist Brenton Tarrant, saldırıyı gerçekleştirmeden 17 saat önce sosyal medyada, katliam yapacağını ve canlı olarak yayınlayacağını yazdı fakat istihbarat görmezden geldi.

Terörist Tarrant, Batı’nın ilan ettiği gibi bir deli değil, Norveç canisi gibi son derece bilinçli ve profesyonel.

Breivik’e hayran olduğunu söylüyor zaten… Norveç kasabı da 2011’de Utoya Adası’nı basıp, gençlik kampında katliam yapıp, çoğunluğu gençlerden oluşan 92 masum insanı katletmişti.

Tıpkı 1389’dan beri unutamadığı Miloş’un, Murad’ı sırtından hançerleyerek katletmesi gibi, Tarrant da, yeni nesillere; o çok sevdiğiniz bilgisayar oyunlarındaki silahları kapıp, kan dökün mesajı verdi.

Terörist, katliamını yayınlayarak; takipçilerine Müslüman kanı dökmenin ilhamını vermeyi, haz duymalarını sağlamaya çalıştı.

Batı, vahşi bilgisayar oyunları ile son çeyrek yüzyılın çocuklarının dimağlarını yıkamakta, onları sadizm konusunda eğitmekte, dünyanın başını ağrıtacak gaddarlıkla yetiştirmekte, onlara Tarrant gibi vahşi rol modeller hazırlamakta.

Elbet hedef bu kadar değil, Müslüman gençleri de kışkırtarak eline silah vermek için alçak bir batağın içerisine çekmeye çalışmakta, yeni dünya savaşının fitilini ateşlemeye uğraşmakta.

Umarım bu kanlı, kirli, irinli oyuna; insanlık ailesinin tüm üyeleri, bütün din sahipleri asla talip olmazlar.

- Milli Gazete, Mine Alpay Gün tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/1920774/mine-alpay-gun/irkci-hiristiyan-terorizm