Selemin güncellenmesinde dayanılan ilkeler (15)

Reşat Nuri Erol
Reşat Nuri Erol

Erbakan Hocamızı bu yıl farklı bir şekilde anıyoruz (detaylar önceki yazılarda)…

Kaldığımız yerden devam ediyoruz…

“·Bu sistemin işleyebilmesi için ortak ambarların semt, ilçe, bölge, uluslararası serbest bölge düzeylerinde kurulması gerekir. Ayrıca mal teslimlerinde yine ortaklık sistemine göre pay alan kontrol sistemlerinin de oluşturulması şarttır. Kontrol ederek malı teslim alan kontrol grubu artık o maldaki kusurlardan sorumlu hale gelir. Zarar varsa kontrolörün dayanışması tarafından karşılanır. · Ambara teslim edilen malların nakliyesi için de sistem kurulması gerekir. Teslim edilen mallar partiler halinde ilgili yerlere nakledilir. Nakliye ücreti bir defa mal teslim edilirken pay şeklinde belirlenir artık nakliye ücreti konuşulmaz ve ülkenin her yerine nakledilebilir hale gelir. Zamanla bu ambarlar uluslararası anlaşmalar yoluyla uluslararası nakliye sorununu ortadan kaldırırlar. Üretilip bir semt ambarına teslim edilen mallar kurulacak ağ sistemiyle tüm dünya pazarına girmiş olur.

u Sistemin sağlıklı yürüyebilmesi için her kademede bulunan kişilerin “sabit giderleri esas alan işçilik sistemi”ne göre değil, “sabit giderleri minimuma indiren ortaklık ekonomi sistemi”ne göre hareket etmeleri gerekir. Bu takdirde paylaşım ortaklık sözleşmelerine göre yapılacağından irade ve rızalara uygun olarak gerçekleşir. Ancak ortaklığa göre paylaşımın kolay olması için ürünü temsil eden mal senetleri sisteminin de kurulması gerekir. Esasen tarihi uygulamalarda olmayan husus burada kendisini gösterir. Günümüzde artık senet sistemi herkes tarafından kabul edilerek uygulanmaktadır. Ancak senetler üzerinde en önemli sorun miktara bir sınır getirilmemesi ve ürünlerin de yer almamasıdır. Bahse konu selem senetler bu sorunu da çözecek şekilde geliştirilmelidir. Örneğin mal senedi üzerinde 100 kg buğday, 1/100 adet Arçelik A Plus buzdolabı, 1/1000 A marka ve özellikleri olan otomobil ve benzeri vasıf kısmı daha da detaylanabilecek şekilde olmalıdır. Bu sayede senet sahibi neyi alacağını, ne kadar senet toplarsa depodan çekebileceğini ve ne zaman eline geçeceğini görmüş olur. Selem mal senetleri üzerinde kimin alacaklı olduğu yazılmayacağından hamili sahibi olur, borçlusunun teslim edeceği ambar ile teslim tarihi belli olacağından piyasada serbestçe alınıp satılabilir.

u İlkel ekonomilerde vergiler mal olarak alınır. Böyle bir tahsil şekli üretici için hem kolay hem de avantajlıdır. Buna karşılık kamu için sıkıntılıdır. Gelişmiş ekonomilerde vergi mallar üzerinden değil değerler (nakit) üzerinden alınır. Devlet için kolay ve yararlı olan bu tahsil şekli üretici ve imalatçıyı sıkıntıya sokar. Önerilen, mal senetleri üzerinden verginin pay olarak alınması halinde hem üreticinin hem de kamunun sıkıntıları ortadan kalkar. Mal senetleri sisteminin geliştirilmesi halinde vergilendirme işi kolaylaşır ve kayıt dışı ekonomi ortadan kalkar. Devletin alacağı pay, mallar teslim edilirken yüzde pay şeklinde ayrılır. Böylece vergi kaynağında aynî olarak senet şeklinde alınmış olduğu gibi hem üreticiler hem çalışanlar hem tüccarlar hem de devlet ortaklık paylaşım sözleşmelerine göre kolaylıkla payını elde etmiş olur.

u senetleri fiyatlarda piyasaya göre daha ucuz veya indirimli olduğundan kısa zamanda cazip hale gelir, tüketim ekonomisi adım adım üretim ekonomisine dönüşür. Fiyatlar peşin ödendiğinden enflasyon sorunu ortadan kalkar. Görülüyor ki geçmişte daha çok tarım ürünlerinde kullanılan selem akidi günümüzde standardize edilebilen her türlü mallar için kullanılabilir. Özellikle halkın ihtiyaçlarını gidermeye yönelik modellerin geliştirilmesi gerekir. Bunun için halka “sipariş kredisi” adı altında bir kredi geliştirilebilir, geliştirilmelidir. Halk bu kredilerle tüccarlara malın çeşidine göre her hafta veya her ay parti parti almak üzere yıllık ihtiyaçlarını sipariş vermeli, parasını sipariş veren tüccara peşin olarak ödemeli, tüccarlar bu siparişleri peşin ödemeler yaparak selem akitleriyle üreticilere vermelidirler. Üreticiler işçilere ve hammaddeye peşin ödemeler yaparlar ve günü gelince ürünleri en yakın ambarlara teslim ederler. Ambarlar nakliyecilere, nakliyeciler bakkallara teslim ederler. Halk bakkallardan sipariş ettiği malları hafta hafta teslim alır. Bu sistemde tüccarlar kârı paradan değil ürünlerden pay olarak alırlar. Aynı şekilde ortaklık ekonomisi gereği ambarlarla nakliyeciler de ürünlerden paylarını alırlar. Kiralar ve ücretler de hep pay şeklinde tahakkuk eder. Para yolda artmaz eksilmez sadece dolanır, mal üretir. Üretime katılanlar sabit ücret değil, üründen pay alırlar.” (Devamı var.)

- Milli Gazete, Reşat Nuri Erol tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/1902159/resat-nuri-erol/selemin-guncellenmesinde-dayanilan-ilkeler-15