El salla çocukluğum

Kudüs… Uzaktan görünüyor sanki

El salla bana çocukluğum.       

Allah’ım bil ki parmaklarından,

Açık alnında secde izi belirirken

Kurşun yakışır mıydı hiç?

Ela gözlerinden düşen damlaları,

Alıp yerine koymak isterim.

Dimdik dur çocukluğum.

Düşmana mahal vermeden,

Dimdik dur!

 

Yıldız topluyor gözlerim,

Kıtlık içinde bir lokma ekmek gibi düşlerim,

Mutlu olup kaybolmak huzurun koynunda,

Tek istediğim.

 

Fırtınalar beni hep atıyor,

Tebessüm gamzelerimden hep uzak duruyor.

Her öğün ekmek niyetine;

Umut yiyorum, hüzün yiyorum,

Kurşun yiyorum.

 

Babam geliyor uzaktan beyazlar içinde,

Ölüm soğukluğu giymiş üstüne.

Kimseye eyvallah etmeden,

Kuruldu başköşeye.

Hüzün içime işlemeye yüreğimden başlıyor.

Tek tek bitiriyor içimdeki yeri.

Nereye dokunsa bırakıyor izini.

Babamın son cümlesi geliyor aklıma:

‘‘ Kudüs‘ün hüznünü cebime koydum, gidiyorum.’’

Sonuç:

Babamın ümitlerinin arkası,

Yarınlarda kaldı.

 

Zehir zemberek kelimeler geldi dilime;

Ama çocukluğum aklıma gelince,

Hepsini unuttum.

Mescid-i Aksa’ya el salla çocukluğum,

Belki tanır seni parmaklarından!

ŞEYMA SERTTAŞ

- Milli Gazete, Mirasımız Kudüs bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/1718442/el-salla-cocuklugum