İmam Hatipliler araştırmasından çarpıcı sonuçlar…

Adnan Öksüz
Adnan Öksüz

Önümde iyi çalışılan, örnek bir araştırma var; “İmam Hatiplere Bakış” araştırması…

Çalışma, İmam Hatipliler Derneği Önder’in… Araştırmanın editörlüğü gazeteci Emine Dolmacı’ya ait.

Yazılı basının imam hatip haberlerine yaklaşımı konusunda bir fotoğraf çekiyor, araştırma… Bir bakıma “ulusal gazetelerdeki imam hatip haberlerinin analizi” niteliğinde…  Bakalım mı; 

adnan-oksuz-1.jpg?

Araştırmanın sonuçları 9 ayrı kategoride toparlandı. En fazla haberin yayınlandığı alanı 211 haber, yazı ve analizle “Siyasi polemik” başlığı oluşturuyor. Onu 143 haber ve yazıyla “Müfredat” başlığı izliyor. Araştırmada, okul sayıları ve sınavlara ilişkin “Sayılar, sınavlar” kategorisinde 81 haber ve yazı bulunuyor.

79 haber, yazı ve analizde imam hatipler hakkında kullanılan ayrımcı ve ötekileştirici dil karşımıza çıkıyor. “Örnek okul, örnek öğrenci” başlığında 74 yazı, haber, yorum yer alıyor. Bunu 30 haber ve yazıyla “Diğer” kategorisi izliyor. İmam hatiplerin ne olduğundan çok ne olmadığı üzerine kurgulanan yazı, haber ve yorumları içeren “Savunma” başlığında 31 haber ve yazı bulunuyor. Okullardaki “Eğitim kalitesi” hakkında 24 haber, yazı ve yorum yayınlanmış. Öğrencilerin bilimsel başarılarına ise 10 haber, yazı ve yorumda yer veriliyor.

Araştırmada üzerinde içerik okuması yapılan 683 haber arasında tamamen “olumlu” haberlerin sayısı 115. Bu oran yüzde 17’ye tekabül ediyor. Tamamen “olumsuz” haber sayısı ise 278. Bu da geneli içinde yüzde 41’e karşılık geliyor. Hem “olumlu” hem “olumsuz” haberlerin yer aldığı kategoride ise 290 haber bulunuyor. Bu da yüzde 42’ye tekabül ediyor.

ÇOK UTANDIM; BAK ŞU AYRIMCI DİL’E!

Önder’in “İmam Hatiplere Bakış Araştırması”nın en çarpıcı sonuçlarından biri kuşkusuz İmam Hatiplilere yönelik kullanılan “karalamacı” ve “ayrımcı” dil;

Aydınlık gazetesinde 17, Birgün’de 16, Cumhuriyet’te 13, Evrensel’de 10, Sözcü’de 7, Posta’da 7, Yeniçağ’da 3, Hürriyet’te 2, Yeni Asya’da 2, Ortadoğu’da 1 ve Yurt gazetesinde 1 haber/yazı/analiz karşımıza çıkıyor.

“İmam hatiplilere yönelen ayrımcı dil ve nefret söylemi çerçevesinde metinlere baktığımızda çok geniş yelpazede ve saldırgan bir dil karşımıza çıkıyor. Bu ifadeleri tek tek alırsak ortaya çıkan manzara pek iç açıcı değil. İşte o kavramlar: “Dogma”, “ortaçağa hapsetmek”, “biatçı nesil”, “tek tip”, “zorlamak”, “Ortadoğululuk”, “laik bilimsel eğitimden uzaklaşma”, “cehaleti ayağa kaldırmak”, “dipdiri meyyit”, “ebedi köle”, “cahil, kör, eğitimsiz kalma”, “kör saplantılar”, “çağdışı düşünceler”, “eğitimle köleleştirme”, “tecavüz olaylarının birinci derecede suçluları”, “eğitimde gericileşme”, “gerici gençlik”, “geriye dönük çağ atlama”, “imam hatip koridorlarının karanlık dehlizleri”, “köleleştirme”, “tekbirci militan”, “Ortaçağ medrese sistemi”, “köle”, “terörist üretim çiftliği”, “çağdışı eğitim”, “boğucu hava”, “az gelişmiş, dinde reform yapamamış ülke”, “Rabia kültürü, dörde kadar sayabilen çocuklar”, “dininin ve kininin davacısı”, “eğitimin gericileştirilmesi”, “derinleşen gericilik”, “karanlık”, “oy deposu”, “cahil”, “fanatik cihatçı”, “cihadist”, “ülke geriye, hep geriye”, “cihatçı militan”, “çukur”, “cihatçı zihniyet”, “cehalet”, “kin, din, dindarlık”, “kıyak”, “sürgün”, “karanlık evler.”

UNUTMAK MÜMKÜN MÜ?

Bakar mısınız yukarıdaki ifadelere!

Ne kadar utandım, anlatamam! Burada yazmayan bir hakareti, “karalamayı”, “ön yargıyı” da ben hatırlatayım; “yarasa”. Hatırladınız;  İmam Hatiplilere “yarasa” diyen o eski Başbakan ve Genel Başkan’ı… Unutmak ne mümkün!

Henüz ortaokul ve lise çağındaki çocuklarımıza yönelen bu nefret söylemi ve ayrımcı dil, muhatabı çocuklar ve onların okulları olmasının yanı sıra, toplumdaki ayrışmayı da körüklüyor.

Bu da bir gerçek…

***

Araştırma, daha birçok hususu verilerle ortaya koyuyor. Önder’in “İmam Hatiplere Bakış” araştırmasında emeği geçenleri kutluyorum…

ŞAHİDİYİM; BİSİKLETİ İLE DOLAŞAN VALİ!

Vali Recep Yazıcıoğlu…

* 8 Eylül 2003’te hâlâ konuşulan bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

* Vatandaşın derdiyle dertlenirdi.

* Her zaman halkıyla iç içe idi.

* Klasik bürokratik kurallardan sıyrılarak halkın içinden biri olmayı başardı, valilik kapısını ardına kadar açtı. 

* Vatan, millet ve insan sevgisini cesareti ve alternatif çözümler bulma yeteneğini tüm idarecilerimize gösterdi, örnek oldu.

* Devletin malını kullanmaktan imtina ederdi.

* Görevde olduğu dönemde kahvelerde okey oyununu, içkiyi-sigarayı yasakladı ve bunun takibini de bizzat kendisi tebdil-i kıyafet ile yaptı. Halkın gönlüne girdi, “Dördüncü Murat!” olarak da anıldı.

* Her zaman çalışmayı, okumayı teşvik etti.

* Tabii kaynaklarımızı harekete geçirerek milletimizin hizmetine sunulmasını planladı.

* Yerli ve milli kalkınmayı savundu, bu uğurda mücadele verdi, vali olarak bulunduğu illerde şirketler kurdu.

* Bir uçak yolculuğunda, “Bana gazlı içecek getirmeyin, bizim ayranımız yok mu?” çıkışını bugün gibi hatırlıyorum!

* Recep Yazıcıoğlu, eski Diyanet İşleri Başkanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun ağabeyi idi…

* Milletine hizmetkâr örnek bir valiydi, Recep Yazıcıoğlu. Milletin gönlünde taht kurdu.

***

Şimdilerde “tasarruf” başlığı altında çok konuşuluyor ya, hani; “belediye başkanları bisikletle işe gitsinler…” diye.

Recep Yazıcıoğlu, başından beri hep öyleydi. Vali olduğu dönemde, merhum Yazıcıoğlu’nu korumasız ve eskortsuz olarak halk/esnaf içinde görürdüm hep…

- Milli Gazete, Adnan Öksüz tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/1684856/adnan-oksuz/imam-hatipliler-arastirmasindan-carpici-sonuclar