İsra, Mescid-i Aksa ve Miraç

Şakir Tarım
Şakir Tarım

Bismillahirrahmanirrahim

ALLAH, peygamberlerini hak dinin doğruluğunu ispat edebilmeleri için “mucize” ile desteklemiştir. Mucize, “aciz bırakan” anlamında! Gerçekte, Allah-u Tealâ’nın sonsuz kudret ve kuvvet sahibi oluşunun ispatı: “Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye yeter.” (Hac, 6) Miraç da Efendimizin (sav) büyük mucizeleri arasında.

 Miracın dünyada yaşanan bölümüne “İsra - gece yolculuğu” denir. Efendimizin (sav) gecenin bir vaktinde, Mekke’deki Mescid-i Haram’dan (Kâbe); Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülüşüdür. Olay, “Burak” adı verilen, şimşek hızıyla hareket eden, mahiyetini tam bilmediğimiz binekle gerçekleşti.

 Miracın başlangıç yeri Mescid-i Aksa’dır. Efendimiz (S.A.V.) oradan “Refref” isimli binekle yedi kat gökleri aşarak Allah katına yükseldi. Rabbimizle görüşüp konuştu. Böyle bir lütuf ancak Peygamber Efendimize (S.A.V.) nasip oldu. Allah-u Teala, o yüce makamdan Efendimiz (S.A.V.) aracılığıyla onun ümmetlerine 3 büyük armağan gönderdi:

  1. Şirk koşmadan ölen her Müslüman’ın cennete gireceği müjdesi.
  2. 50 vakit yerine geçmek üzere günde 5 vakit namaz.
  3. Bakara Suresi’nin son 2 ayeti. (Amene’r Resulü).

Miraç olayını akılla idrak etmek mümkün değildir. Çünkü akıl terazisi bu yükü çekmez. O, ancak imanla anlaşılır. Allah’ın sonsuz gücüne iman edilirse perdeler açılır; Miracın olağanüstülüğü (mucizevî yönü) ortaya çıkar. Miraçla Rabbimiz Efendimize (S.A.V.) melekût âlemine götürerek sonsuz gücünün delil ve işaretlerini apaçık göstermiştir.

MESCİD-İ AKSA

KUDÜS miraç şehridir. Peygamberler diyarıdır. Kur’an-ı Kerim, Mescid-i Aksa için “Etrafını mübarek kıldık” (İsra, 1) buyurur. Tefsirler, Mescid-i Aksa’nın “etrafını”; “tüm Filistin bölgesi” olarak açıklar. Mescid-i Aksa, İslam’ın 3 büyük mescidinden biridir. Etrafı da kutsal topraklar arasında. Pek çok peygamber; İmam Şafii, İbni Hacer-ul Askalâni, İmam Nablûsi gibi âlimler buralarda yaşadı.

Kudüs, tarihte 2 kez büyük işgale uğradı. Hz. Ömer (R.A.) ve Selahattin Eyyûbî; dönemlerinde Kudüs’ü fethederek özgürlüğüne kavuşturdular. Kudüs Hıristiyanların işgaline uğradığı zaman, Selâhaddin Eyyûbî’nin gözüne uyku girmedi. Gülmeyi unuttu. Bütün benliğiyle Kudüs’ün kurtarılması sorumluluğunu hissetti. Hasretle beklenen gelirdi. Allah da tam bir Miraç gecesinde Kudüs’ün fethini nasip etti. (1189)

1948’den bu yana Siyonist işgal var. Mescid-i Aksa’nın altı tüneller kazılarak oyuluyor. Ateşle oynuyorlar. Son işgalde görev bugünün Müslümanlarında! Arz-ı Mev’ud’a ulaşmak isteyen İsrail’in Türkiye topraklarında da gözü var. Türkiye’nin doğusu boşaltılıyor. İç göçü önleyecek hiçbir tedbir alınmıyor. Terör etkisiyle Güneydoğu’nun geleceği meçhul!  Hamaset ve nutuk diplomasisiyle problemler çözülmüyor.

Tarih şahittir ki, Kudüs işgal altındaysa İslam dünyası sıkıntıdadır. Hak ve adalet merkezli bir düzen hâkimse, Kudüs barış yurdu olmuş; kuvveti üstün tutan bir düzen varsa acı, kan ve gözyaşıyla anılmıştır. Kudüs, İslam dünyasının ortak sorunudur. Sömürgeciler güçten anlar. Müslümanlar birleşip, İsrail ve sömürgecilerin karşısına “2 milyarlık güç” halinde çıkmalıdır.

KUDÜS İMTİHANIMIZ

İSRAİL, 1948’den beri Filistin topraklarını kademe kademe işgal etti. Bugün yüzde 85’i kontrollerinde! Filistin’e kendi topraklarında soykırım uygulanıyor. Sömürü, işgal, saldırı ve terörle anılan İsrail’in devlet olduğu söylenemez.

Trump’ın Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanıması İsrail’i büsbütün şımartıp azdırdı. Daha geçtiğimiz 30 Mart’taki saldırılarda 18 şehit, bine yakın yaralı var. Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı tamamen kontrollerine almak istiyorlar. Kudüs düşerse, İslam’ın diğer şehirlerinin de düşeceği unutulmamalı.

Nuri Pakdil hatırlatıyor: “Kudüs’e özgürlük borcumuz var. Kudüs sevilmeden insanlığa girilemez. Tutsak Kudüs’e borcumuz, Kudüs’ü savunmak, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Yahudi, Avrupa ve Amerika adına vekâleten cürüm işliyor.”

Kudüs davasına sahip çıkma, direnme, İsrail’le ilişkileri kesme zamanı. İsrail’i şımartan Trump’a dikkat! AGD Genel Başkanı Salih Turhan müjdeliyor: “Kudüs sevdalı bir nesil yetişiyor.” 

Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmak yalnız Filistinlilerin görevi değil; tüm İslam âleminin inanç ve beka meselesidir. Hatta insanlığın onur mücadelesi.

3 gün sonraki cumayı cumartesiye bağlayan gece Miraç gecesi. İslam dünyası için büyük bir fırsat. Mescid-i Aksa ve Kudüs’ü dert edinmeden Miraç gecesi ihya edilemez. O gece, Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya karşı sorumluluk şuurumuzu keskinleştirmek zorundayız.

Kutsal toprakların bugünkü hali hepimizi rahatsız etmeli. Geçmişteki Ömer duyarlılığı; Selâhattin kararlılığı hâkim olmalı hepimizde. Bu anlayışla, şimdiden bütün kardeşlerimin Miraç Gecesi’ni tebrik ediyorum.           

- Milli Gazete, Şakir Tarım tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/1529220/sakir-tarim/isra-mescid-i-aksa-ve-mirac