2018’den Beklentilerim

Mustafa Kaya
Mustafa Kaya

Bir yılı daha geride bıraktık. 2017’nin yoğun gündemini ve tartışmalarını bu yıla da taşıyacağımız konusunda kimsenin bir şüphesi yok. Tansiyon hep yüksek. Gündem hep dolu. Polemik takip etmekten başımızı kaşıyacak vaktimiz yok. Sesimizin, sözümüzün duyulduğu her mecrayı gerginliği devam ettirmek için kullanmakta çok mahiriz. Hani eskiden trafik canavarı reklamları vardı ve birden canavara dönüşen sürücünün görüntüleri kullanılırdı. Günümüzde de aynı o kamu spotunda olduğu gibi asgari nezaket kurallarını bile dikkate almadan karşısındakini alt etmeye şartlanmış insanlar topluluğuna dönüşüveriyoruz.

Hz. Ali’nin; ‘dil pek keskin bir kılıçtır. Kan akıtmadan can yakar’ dediği gibi birbirinin canını yakmak için yarışan cengaverler gibiyiz. Savaş meydanında(!) arz-ı endam ediyoruz. Kusur aramada üstümüze yok. Eksiklik bulmada dedektifliği çok iyi beceriyoruz. Ayıpları arayıp bulma işini kimselere kaptırmıyoruz. Selam verip almak ağız alışkanlığına dönüşmüş durumda. Selam yaygın ama çoğu kimse hikmetinden nasiplenemiyor.

Dostlar; bir toplum bu kadar yüksek tansiyonla ilelebet yaşamını devam ettiremez. Bu iş bir yerlerde patlar ve vücudun bir yerinde hasar olarak mutlaka ortaya çıkar.

Bir ülkede siyasetçiler birbirleriyle konuşamazlarsa sorunların bertaraf edilmesi mümkün olmaz. Sevgi, saygıyı geçtik tahammülsüz toplumlar iç barışlarını sağlayamazlar.

Hani üstat Necip Fazıl’ın;

Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak!

Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:

Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,

Çatırtılar geliyor, karanlık kubbemizden…

Dediği gibi tehlikeli bir gidişatın içindeyiz.

Kavram kargaşalarının, değer yozlaşmalarının son hızla yaşandığı bir süreci kanıksamış gibiyiz. Şehirlerimizde, yaşam alanlarımızda, hayatımızda estetik kaygısı kalmadı. Üsluplarımız, davranışlarımız empati kurmaktan çok uzak. Ne olursa olsun da galip gelelim diyen bir futbol takımı gibi hareket ediyoruz.

Bence 2018’de hepimize düşen en büyük sorumluluk ekonomik, siyasal sorunlarımızdan önce sosyal problemlerimizin üstesinden gelmektir. Çünkü bütün problemlerin çözümü öncelikle toplumsal sıkıntıların ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacak.

Sonuç olarak;

Şeriatın kestiği parmakların acımadığı,

Dünyada ve bölgemizde barışın, ülkemizde ise huzur ve güvenin hakim olduğu,

Dini, dili, ırkı, mezhebi ne olursa olsun bütün mazlumların gözyaşlarının dindiği,

Sosyal medya dâhil her açıdan kul hakkı bilincinin herkesin kırmızı çizgisi haline geldiği,

Farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiği ve insanlarımızın birbirinin hukukunu koruduğu,

Aç ve açıkta ortalıkta kimsenin kalmadığı,

Komşulara ‘neredeyse mirasçılarımız’ gibi bir bakışın hâkim olduğu,

Çenelerin değil, fikirlerin yarıştığı,

Gökdelenlerin üzerinde göğe meydan okuyan bedenlerin kibir çukurlarından kurtulduğu,

Gençlerimizin iş ve gelecek kaygısı yaşamadan enerjilerini bu coğrafya ve bu ülke için harcadığı,

İnsanların doğdukları yerlerde doymaya başladıkları,

Dünyada yeniden kendi kendine yeten 7 ülkeden biri haline geldiğimiz bir yıl olması temennisiyle 2018’in ülkemiz ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum.

- Milli Gazete, Mustafa Kaya tarafından kaleme alındı
https://www.milligazete.com.tr/makale/1478572/mustafa-kaya/2018den-beklentilerim