Dili ballı gönlü bağlılar

Sureti haktan görünen, yüze gülen, arkadan hançer saplayan, konuşunca dilinden bal, dişinden ve işinden zehir akıtan insanları Rabbim, bize Kur‘an‘ında tanıtıyor.

Kur‘an okumayanların da gözlerine sokacak şekilde yaşanan hayattan örnekler sunuyor.

Gizli görüşmelerde Kur‘an‘a kaşı tedbirler alırken, bizimle karşılaştıklarında Kur‘an öpmelerini geçin. Sevgili Peygamberimize bile aynı şeyi yapabildiklerini Rabbimiz haber verir:

"Münafıklar sana geldiğinde: "Biz şahitlik yaparız ki, sen şüphesiz Allah‘ın Rasülü‘sün." derler. Allah biliyor ki, şüphesiz sen Onun Rasülü‘sün. Allah şahitdir ki, şüphesiz münafıklar yalancıdırlar." (Münafikun süresi 1)

"Yeminlerini kalkan edindiler de, Allah yolundan alıkoydular. Muhakkak onlar ne kötü şeyler yapıyorlar." (Münafikun süresi 2)

Zirai mahsulleri hormonlayanlar, hazineyi hortumlayanlar, insan organı pazarlayanlar, makam ve rutbesiyle onları koruyanlar, gazete köşelerinde onlar hakkında methiye düzenleyip caize / ödülünü alanlar, hep içiyle dışı birbirine uymayan, güler yüzlü katı yürekli insanlardır.

Her münafık kafirdir. Ama her kafir münafık değildir. Amelde münafık olanlar ise günahkar mümindirler.

Burada konu olan, dinde münafık olan kafirlerdir.

Hakikatte Müslüman olmadıkları halde Müslümanları kandırmak için namaz kılan, oruç tutar görünen, yetkisini Kur‘an‘ı kapatmak için kullandığı halde meydanlarda Kur‘an öpen, hasta ruhlu insanlardır.

Bazen hayır işlerinde, bazen namazda, bazen Peygamberden de daha takvalı davrandıklarını görürsün. Her kalıba girdiklerinden kendilerine özel bir kalıpları olmaz. Rabbimiz onların röntgenini bize sunuyor:

"Onları gördüğün zaman bedenleri hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Sanki onlar giydirilmiş keresteler gibidirler. Her bağırmayı kendi aleyhlerine zannederler. Onlar düşmandırlar. Onlardan sakın. Allah onları gebertsin. Nasıl da döndürülüyorlar?" (Münafikun süresi 4)

"Her bağırmayı kendi aleyhlerine zannederler" Aman ya Rabbi, bir topluluğun iç dünyası ancak bu kadar açık ifade edilir. Biz, günümüzde bunlardan epey insanı tanıyoruz.

Medine‘deki münafıklar, iman etmedikleri halde çıkarları için iman etmiş gibi görünen ve Müslümanları aldatmaya çalışanlar, Yahudilerin ve Hıristiyanların desteği ile Medine‘de bir fitne, fesat, ajanlık merkezi kurdular ve üzerine de "Mescid" tabelası astılar.

"Mescid" /cami tabelası asılı fitne merkezine münafık olmayan, sesi güzel, Müslümanlığı güzel, sahabe arasında sevilen Mecma‘ b. Cariye‘yi de imam olarak görevlendirdiler.

Temiz insanların vitrinde görünmesine aldanmayın. Sebze veya meyve alırken en güzellerini öne çürük çarığını arkaya koyarlar. Sen güzele gelir, çürüğü satın alırsın.

Medine münafıkları da sesi güzel, Müslümanlığı güzel, sahabe arasında sevilen Mecma‘ b. Cariye‘yi de imam olarak görevlendirerek vitrine doğru insanı koydular ve eğri iş yaptılar.

Sevgili Peygamberimizi mescitte bir namaz kıldırması için da‘vet ettiler. Efendimizde Tebük seferi hazırlığında olduğundan "İnşaallah dönüşte kılarız" dedi.

Tebuk seferi dönüşünde "zi Evan" denilen yerde Tevbe suresinin 107, 108, 109, 110 uncu ayetlerinde bu mescid/ caminin zarar vermek için kurulduğunu, küfrü yaygınlaştırmak, müminler arasına tefrika sokmak, Allah‘a ve Rasülüne harp açanlara üs olmak üzere yapıldığını ve orada katiyyen namaz kılmaması gerektiğini haber verir.

Ayet nazil olunca sevgili Peygamberimiz Malik b. Duhşum, Ma‘n b. Adiy ile Asım b. Adiyyi göndererek fitne merkezini yıktırmış ve Medine‘nin küllüğü yapmıştır.

- Milli Gazete, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/1097180/dili-balli-gonlu-baglilar