Alkol, holiganizm ve anlaşılamayan ısrar

Millet olarak belirgin bir hazım problemimiz var... Yeşil sahalarda bu özelliğimiz daha da belirginleşiyor...

Kazanan rakibimizi tebrik etmeyi bir türlü beceremiyoruz.

Önceki gece geç saatlerde sezonun doğal şampiyonu Galatasaray tacını giydi...

Normal seriyi 9 puan önde tamamlayan Sarı Kırmızılılar kadro kalitesi ve oynadığı futbolla diğer takımların bir gömlek üstünde yer alıyordu.

Fenerbahçe ise son düzlükte yaptığı çıkışla yarışa ortak oldu... Lige heyecan kattı.

Aslında Sarı Lacivertlilerin takatı da yoktu...

Son karşılaşmada da net olarak gözüktü bu durum...

Karşılaşma sabaha kadar oynansa Galatasaray‘ın, Kadıköy‘den şampiyon çıkacağı belliydi...

Hakemin bitiş düdüğünden bir süre sonra ortaya çıkan manzara dehşet verici boyutlardaydı.

Kadıköy savaş alanına dönmüştü...

Maç başlamadan önce stad etrafında emniyet güçleriyle taraftar arasında lokal gerginliklere şahit olduk. Hatta bir ara sıcak çatışmanın tam da ortasında kaldık...

Ancak gergin dakikalar fazla uzun sürmedi...

Bizler de sağ salim staddaki yerimizi alıp karşılaşmayı izledik...

Dakikalar geçtikçe Galatasaray‘ın oyunu kilitlemesi ve Fenerbahçe‘ye boş alan bırakmaması sürüp gitti... Fenerbahçe‘de ise skor üretecek isim bulmak imkansızdı.

Nihayetinde maç başladığı gibi bitti ve Galatasaray‘lı futbolcular orta sahada toplanıp sevinç yumağı oluşturdu. Fenerbahçe tribününde o ana kadar ciddi bir gerginlik yoktu. Hatta Sarı Lacivertliler kendi futbolcularını alkışlamakla meşguldüler.

Galatasaraylı futbolcuların soyunma odasına yönelmesiyle birlikte biz de basın tribününden ayrılarak evin yolunun tuttuk. Stad çıkışında polis ile taraftar arasında sokak arasında bir gerginlik vardı. Staddan biraz uzaklaşınca çok sayıda taraftarın toplu halde stada doğru gittiğini gördük. Taraftarların yaptıkları tezahüratlardan Galatasaray‘a kendi stadlarında kupanın verilmesine engel olmaya çalışacakları net olarak anlaşılıyordu.

O andan itibaren yapılması gereken belliydi.

Tören iptal edilip kupa Galatasaray‘a kendi stadında verilebilirdi.

Hatta "özerk" federasyonumuzun yetkililerinin bu yönde girişimlerinin olduğunu da biliyoruz.

Ancak Sayın Başbakanın talimatıyla Galatasaray‘a kupası verildi.

Ali Dürüst‘ün ezeli rakibinin sahasında kupa almak istemesini rahatlıkla anlayabiliyorum. Fatih hoca da bu ısrarında haklıdır. Olayların üzerinden 24 saat geçti. Sakin kafayla düşünüyorum ancak Sayın Başbakan‘ın neden böyle bir tasarrufta bulunduğunu anlamakta güçlük çekiyoruz...

Amaç devlet babanın gücünü göstermekse...

"Attığımız taş ürküttüğümüz kurbağayı değdi mi" zaman gösterecek...

Amacımız olay çıkaran taraftarların yaptıklarını savunmak ya da hafifletici nedenler aramak deği... Ateşe neden körükle gidildiğini çözemedik..

Maalesef stadlarımızın etrafı alkol mahzenine dönmüş vaziyette. Alkol ve holiganizim birleşince yapacak pek de birşey kalmıyor... Bu durum da ayrı bir yazı konusu...

- Milli Gazete, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/1093875/alkol-holiganizm-ve-anlasilamayan-israr