Stratejik ortağımızı Abede Mekke ve Medine‘ye kamikaze temrinleri...

12 Mayıs 2012 tarihli gazetelere düşen bir haber bizi hiç de şaşırtmadı. Belki birçok dostlarımızı şaşırtmış olabilir, şaşırmış olsalar bile bunu suskunlukla geçiştireceklerinden eminim. Çünkü Abede‘ye karşı bir sempati var ve nedense onların olumsuzluklarını rahatlıkla sindirebiliyorlar.

Önce habere bakalım:

"ABD Savunma Bakanlığı‘na bağlı bir askeri okulda okutulan seçmeli derste İslâm‘ın ‘düşman‘ olarak nitelendirerek tüm dine karşı top yekûn savaş ilân edilmesi gerektiğinin öğretildiği ortaya çıktı. 2004‘ten bu yana verilen dersteki düşmanca söylemleri ‘sivil önlemleri önemsemeden, Mekke ve Medine‘nin Hiroşimavari bir saldırıyla yok edilmesine‘ karar veriyor. Wired internet sitesinde dersin içeriğini yayınlamasının ardından Pentagon dersin durdurulduğunu açıkladı, Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey soruşturma açılacağını söyledi.

Orta rütbeli subaylar ve hükümette çalışan sivillere savaş planlama ve yürütme konusunda eğitim veren Virginia eyaletindeki Joint Forces Staff College okuldaki dersin hocası Yarbay Mathew Dooley‘nın sunumlarında İslâm dinini zor kullanarak dönüştürmek için bir savaş planı yer alıyor. Plan‘da Suudi Arabistan‘ın açıklıkla tehdit edilmesi ve Mekke ile Medine‘nin yerle bir edilerek İslâm‘ın din olmaktan çıkarılıp bir kilit seviyesine indirilmesi yer alıyor. Dooley, savaş sırasında sivilleri koruyan 1949 Cenevre Konvasiyonu‘nun artık geçersiz olduğunu savunarak: ‘Bu gerekli olduğu yerlerde savaş sivil nüfusu taşımanın önünü açacak. Dresden, Tokyo, Hiroşima, Nagazaki‘ye tarihte yapılanlar Mekke ve Medine‘nin yıkımı için uygulanabilir‘ diyor." [Milliyet gazetesi 12 Mayıs 2012, s. 24]

Burada dikkat çeken durum; 2004 yılından bugüne kadar bu derslerin veriliyor olması. Bilgiler dışarı sızınca o zaman derslerin durdurulduğu söyleniyor. Bu tabii pek de inandırıcı gelmiyor. Çünkü bu düşünüş yeni değil. İslâm coğrafyasında her hangi bir bölgeye saldırı başladığında yeni bir Haçlı seferinden söz ediliyor. Bu, gerek I. Irak ve II. Irak işgalinde, gerekse Libya işgalinde saldırı düzenleyen ülkelerin önde gelenleri tarafından dile getirildi.

Bir de Müslümanlar için kutlu olan bu iki şehrin yerle bir edilerek yeryüzünden silinmesi tezi üzerinde duruluyor. Böylelikle İslâm‘ın bir din olmaktan çıkarılması hedefleniyor. Bir diğer husus de bu bölgelere sivil insanlar taşınarak asimile edilmesi gerektiğinin öne sürülmesinden söz ediliyor.

"İslâm bu kadar şiddet içeriyorsa neden bu kadar barışçıl insan var?" sorusuna verilen karşılık çok daha ciddî bir durum içeriyor. Düşünceyi bir başka alana çekiyor. "Hıristiyan doktrininin aksine neden bazı Hıristiyanlar kibirli, sinirli ve kinci" diye sormaya benziyor. Ancak İslâm‘ın köklerini derinleştirdikçe, camiler çoğaldıkça şiddet içeren cihadı hayata geçirmek için şeriatı uygulayanların sayısı artacak. Unutmayın biz savaştayız. Öyle davranın. Siz bir direniş hareketinin bir parçasısınız, sosyal bir kulübün değil."[Milliyet gazetesi 12 Mayıs 2012, s. 24]

Bu dersi veren Doley, okuldaki görevinden alınmıyor, dersin başından alınıyor.

Görüldüğü gibi Haçlı seferi bir başka biçimde sürüyor. Kendilerini son ana kadar savaşta kabul ediyor. Müslümanların ılımlısı diye bir şey yoktur. Camilerin çoğalması onların için tehlikenin bir başka boyutunu oluşturuyor.

Bir yandan İslâm coğrafyasında kimi ülkeleri kendilerine müttefik seçiyor, istedikleri zaman istedikleri gibi kullanıyorlar,  bir diğer yandan da temel düşüncelerini alttan alta sürdürüyorlar.

Bunlar Müslümanlar açısından yenilir yutulur cinsten değil. Abede‘nin askeri okullarında okutulan dersler. Üstelik okutulan derste bir karikatür de yer alıyor. Bu karikatürde başını kuma gömmüş bir devenin baş ve ayaklarını kesen bir Müslüman resmi çiziliyor.

Demek ki, bunlar yabana atılacak değil ve üzerinde durulması da gerekiyor. Gerekiyor ama gel de bunu muhafazakâr ve Amerikancı Müslümanlara anlat!..

- Milli Gazete, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/1093542/stratejik-ortagimizi-abede-mekke-ve-medineye-kamikaze-temrinleri