"Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar"

Fransızların 132 yıl boyunca sömürdüğü Cezayir, bağımsızlık mücadelesi sırasında büyük kayıplar vermiştir. İşgalin son 7 yılında katledilen Müslüman sayısı 1 buçuk milyon. Böyle büyük bir macadeleyi veren Cezayir‘in bugünkü yönetiminde Fransızların etkisi halen devam ediyor.

Fransız işgalinin 132 yıl sürdüğü Cezayir‘de halk çeşitli zamanlarda bağımsızlık savaşları verdi. Bunların şiddetlisi 1954-1962 yılları arasındaki Büyük Bağımsızlık Savaşı‘dır. Bu süre içinde Fransız işgalciler 1,5 (bir buçuk) milyon Cezayirliyi hunharca şehid ederken milyonlarca insanı ya evsiz bırakmışlar ya da köle olarak kullanmışlardır.

Osmanlı‘nın zayıflığı Fransız‘ın iştahını kabarttı

Fransa‘nın işgal amaçlı saldırıları Osmanlı Devleti‘nin zayıfladığı 1827‘de başladı. O dönemde Osmanlı‘ya bağlı bir eyalet konumundaki Cezayir‘in yönetici İzmirli Dayı Hüseyin Paşa‘ydı. Fransa‘nın, Bacri ve Busnak isimli iki Yahudi Tüccar‘dan aldığı borcu ödememiş, bu borcun tahsili de  Dayı Hüseyin Paşa‘dan istenmişti. Bunun üzerine 2 Fransız gemisine el koyan Dayı Hüseyin Paşa, gemileri istemeye gelen Fransız konsolosu Pierre Deval‘in tokatladı. Bunu savaş sebebi sayan Fransa, 16 Haziran 1827‘deki bu olaydan çok önceleri yaptığı harekat hazırlıklarıyla Osmanlı‘ya savaş ilan etti.

Navarin‘de gemilerimiz yakıldı

Osmanlı‘nın Yunan sorunu sebebiyle Cezayir‘e ulaşamayacağını bilen Fransızlar, sahilleri ablukaya aldı. Bütün diplomatik teşebbüsleri boşa çıkaran Fransızlar bu olaydan yaklaşık 4 ay sonra 20 Ekim 1827‘de Osmanlı donanmasına ait gemileri Navarin‘de yaktı. Bu saldırının akabinde gelen Osmanlı-Rus savaşı (1828-1829) Cezayir‘in tek başına kalmasına sebep oldu. 14 Haziran 1830‘da General Bourmont komutasındaki donanma ve 37.000 kişilik takviye kuvvetle birlikte Fransızlar, yeni bir saldırıya geçti. 3 Temmuz 1830‘da başkent Cezayir işgal edildi. O sırada Emir Abdülkadir‘in oluşturduğu gerilla birlikleri Fransız ilerleyişini durdurdu ve bu karşı koyuş 1847 senesine kadar devam etti. Bu tarihten sonra Cezayir‘in tümünü ele geçiren işgalciler, Fransız Kuzey Afrika Genel Valiliği‘ni kurdu.

1870‘e kadar sıkıyönetim

Fransa, Cezayir‘i işgal ettikten sonra ülkenin yerli halkını yönetmek amacıyla "Arap Büroları" adı verilen askeri merkezler oluşturdu. Bu merkezler zulüm ve baskı anlayışına göre teşekkül etmişti. Bu yönetim biçimi 1870 yılına kadar devam etti. Tamamen işgal güçlerinin kontrolünde olan bu merkezler bir bakıma ülkede sıkıyönetimi hakim kılan askeri merkezler durumundaydı.

Direniş katliamlarla bitirildi

1870‘te Cezayir‘de ‘sivil yönetim‘e geçildi. Ve ülke Fransız İçişleri Bakanlığı‘na bağlandı. Ancak ertesi yıl 200 kabile Muhammed el-Mukrani liderliğinde ayaklandı. 1881‘de ikinci bir ayaklanma dalgası gelirken onu diğerleri takip etti. Fransızlar her direnişi katliamla sona erdirme yoluna gitti. Cezayir‘de "Yerli Kanunu" adı düzenlenen bir yasa hakimdi. 1945‘e kadar süren bu uygulamayla Fransa doğumlulara ve ailelerine bütün haklar tanınırken Cezayirliler hiçbir hak tanınmıyordu.

Müslüman-Arap kimliğine saldırı

Fransız işgal güçleri Cezayir halkının direnişini kırmak ve bağımsızlık yanlısı direnişe destek vermesini engellemek amacıyla askeri, siyasi, dini, kültürel ve ekonomik her baskı yolunu denediler. Kültürel yönden halkın Müslüman ve Arap kimliğini yok etmek amacıyla baskı yaptı, Arapça ve Berberice yerine Fransızca‘yı hakim kılmak için uğraştılar. Yerli halktan gasp edilen araziler göçmenlere verildi. Bu şekilde toprak dağıtımı 1930‘a kadar sürdü ve 23 milyon dönüme ulaştı.

Bayrak taşıyorlar diye 40 bin cana kıydılar

1945‘in Ağustos‘unda savaşın son bulması sebebiyle düzenlenen  gösterilerde Cezayir bayrağı taşıyan yerli halka Fransızlar silahlarla cevap verdi. açılan yaylım ateşi ve sürdürülen insan avı sonunda 40 bin Cezayirli hayatını kaybetti. Bu olaydan sonra halkın öfkesi arttı. Halkın büyük direnişi Cezayir‘deki Fransızların kabusu oldu. Büyük kayıplar vermeye başlayan işgalciler, yakaladıkları direnişçilere türlü işkenceleri reva görüyorlardı. Fransızlar vahşette sınır tanımadıklarını yakaladıkları direnişçileri uçaklardan atarak bir kez daha gösterdiler. Ancak Cezayir‘de istedikleri sonucu alamayacaklarını anlayan Fransızlar, Kasım 1954‘ten itibaren her geçen gün biraz daha sıkıntıya düşüyordu.

Başlayan son direnişle birlikte katliamlarına hız veren Fransızların ateşkesin olduğu  1962‘ye kadar katlettiği Cezayirli sayısı bir buçuk milyonu buldu. Cezayir‘de 1 Kasım 1954‘te başlayan özgürlük hareketi 19 Mart 1962‘de ilan edilen ateşkese kadar devam etti. Yaklaşık yedi buçuk yıl. Bu zaman zarfında 1.5 milyon Cezayirli şehit edildi. Diğer bir deyişle savaş süresince günde ortalama 557 Cezayirli katledildi.

Fransızlar için ilk ve tek değil

Öte yandan Fransızların Cezayir‘deki katliamlarının yanı sıra işgal ettikleri, Benin, Burkina-Faso, Cibuti, Çad, Gabon, Gine, Kamerun, Komor Adaları, Moritanya, Nijer, Senegal ve Tunus‘ta da bir çok katliam yapmış ve katliama göz yummuştur.

Rabin ve Herzog, işgalci Fransızlar‘a eğitim verdi

Siyonist İsrail‘in istihbarat örgütü MOSSAD, Cezayir‘deki bağımsızlık hareketini yakın takibe almış, Fransız sömürge yönetimine aktif destek vermeye başlamıştı. Siyonist İsrail‘in askerleri, gerilla savaşı konusunda tecrübesiz olan Fransız birliklerine eğitim verdiler. Stuart Steven‘in yazdığı The Sypmaster‘s of Israel adlı kitabında, Fransız birliklerini eğitmek için iki İsrailli generalin Cezayir‘e gittiğinden bahseder. Bu iki general daha sonra Siyonist İsrail‘in cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık koltuklarına oturacaklardır. İzak Rabin ve Haim Herzog.

Ne kadar medeni olduklarını dünyaya gösterdiler

Türkiye‘ye her fırsatta insanlık dersi vermeyen kalkan ve parlamentosunda "Ermeni Soykırımı Yoktur" diyeni suçlu sayan yasayı geçiren Fransızlar, Cezayir‘de yaptıkları soykırımı hatırlamak (hatırlatmak) istemiyor. 16 Haziran 1827‘de Cezayir‘i işgal eden Fransızlar, 132 yıl boyunca ne kadar medeni (!) oldukları Cezayir halkına ve dünyaya gösterdi.

Afrika kıtasında sömürge ile yönetmedikleri millet kalmayan Fransızların, 1954-1962 yılları arasında 1 buçuk milyon Cezayirli katledilmiştir. Bugünkü sayfamızda medeniyetin beşiği (!) denilen Batı‘nın vahşet kitabından sadece bir sayfayı göstermeye çalıştık. Ecdadımızı barbar olarak gösteren Fransızların katliamlar tarihindeki ününü anlamak için bu sayfadaki birkaç küçük bilgiye bakmak yeterli olacaktır.

KRONOLOJİ

1 HAZİRAN   Ayasofya‘da ilk Cuma Namazı (1453)

3 HAZİRAN   Messina Konferansı; Avrupa Ekonomik Topluluğu‘nun Doğuşu (1955)

5 HAZİRAN   ABD Savunma Bakanı George C. Marshall‘ın  "Marshall Planı"nı açıklaması (1947) ABD Başkanı Johnson, ABD yardımı silahların Kıbrıs‘ta kullanılamıyacağını belirten bir mektup gönderdi. (1964)

6 HAZİRAN   Fatih Sultan Mehmed‘in Kırım‘ı Fethi (1475)

7 HAZİRAN   Süleymaniye Camii‘nin İbadete açılışı (1557)

8 HAZİRAN   Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)‘in irtihali (632) Cahit Zarifoğlu‘nun vefatı

9 HAZİRAN   Hz. Ebubekir (R.A)‘ın halife oluşu (632) İnönü‘nün, Johnson‘a cevabı (1964)

10 HAZİRAN Sultan İkinci Bayezit‘in vefatı (1512) 1915 Conkbayırı Zaferi (1915)

11 HAZİRAN Hilal-i Ahmer‘in Kuruluşu (1868)

13 HAZİRAN Süleymaniye Camii‘nin temeli atıldı. (1550) Osmanlı-Rus Savaşı (1887)

14 HAZİRAN Fransızlar‘ın Cezayir‘i işgali (1830)

15 HAZİRAN 1997 D-8 İstanbul‘da kuruldu (1997)

17 HAZİRAN Hz. Osman (RA)‘ın şehit edilmesi (656)

18 HAZİRAN Viyana‘da, Carter İle Brejnev‘in SALT II Anlaşması‘nı İmzalamaları (1979)

20 HAZİRAN Kosova Zaferi (1389)

21 HAZİRAN Soyadı Kanunu‘nun Kabulü (1934)

22 HAZİRAN Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi‘nin vefatı  (1780) Karabekir Paşa, İzmir Suikastı Sanığı olarak tutuklandı (1926 Fazilet Partisi Kapatıldı (2001)

23 HAZİRAN Hz. Ali (RA)‘ın halife olması (656) Hatay‘ın Anavatan‘a İlhakına ait Antlaşma Ankara‘da İmzalandı (1939)

24 HAZİRAN Balkan Savaşı başladı (1913)

25 HAZİRAN Kore Savaşı başladı (1950)

26 HAZİRAN Türkiye‘nin BM Anlaşması‘nı imzalaması  (1945)

28 HAZİRAN Avrupalılar‘dan ilk defa borç aldık (1854) Adana‘da deprem 144 ölü (1998)

29 HAZİRAN A Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası Finalleri‘nde üçüncü oldu (2002)

30 HAZİRAN 1920 Balıkesir‘in işgali (1920) Cenevre‘de Stratejik  silahların sınırlandırılması  görüşmelerinin başlatılması (1982)

- Milli Gazete, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.milligazete.com.tr/haber/1092112/medeniyet-dedigin-tek-disi-kalmis-canavar