Kültür-Sanat

Yazarların bilinmeyen en tuhaf halleri! Edebiyatın arka bahçesinde neler yaşanıyor? Mesela; karısının parasını çalan yazar kim?

Bu yazarların bilinmeyen tuhaf halleri var mı yok mu! Sahi, edebiyatın arka bahçesinde neler yaşandı? Şimdiden ifade edelim; Okuduklarınıza belki de inanamayacaksınız! Ama şu kadarını ifade edelim ki bu anlatacaklarımız bir gerçek… Ünlü yazarların öyle tuhaf, garip halleri var ki… Edebiyatın arka bahçesindeki bazı isimlere tek tek göz atalım…

Abone Ol

Fyodor Dostoyevski’nin eserlerini okuyanınız vardır…

Ya Ernest Hemingway’in yazdığı kitapları…

Franz Kafka’nın hayranları, bağımlıları vardır… Sosyal medyada sık sık Kafka alıntıları karşınıza çıkar…

Leo Tolstoy zaten ‘klasikler’ denildiğinde vazgeçilmez yazarlardan…

Bu yazarları çoğaltmak mümkün…

Peki, şunu hiç düşündük mü?

Geldiğimiz tarih itibariyle…

Aradan on yıllar geçmesine karşılık…

Bu yazarların kitapları hala satılıyorsa, okunuyorsa, alıntılar yapılıyorsa…

Bu kitapları kaleme alan yazarlar, yazılarını nasıl yazdılar?

Hangi halet-i ruh ile kaleme aldılar bu eserlerini…

Gerçekten de bilinmeyen halleri oldu mu olmadı mı?

Zira, yazı yazmak…

Hele hele asırlar sonra bile okunan okunabilen eserler kaleme almak kolay değil!

Bu yazarların bilinmeyen tuhaf halleri var mı yok mu!

Sahi, edebiyatın arka bahçesinde neler yaşandı?

Şimdiden ifade edelim;

Okuduklarınıza belki de inanamayacaksınız!

Ama şu kadarını ifade edelim ki bu anlatacaklarımız bir gerçek…

Ünlü yazarların öyle tuhaf, garip halleri var ki…

Edebiyatın arka bahçesindeki bazı isimlere tek tek göz atalım…

Şu hususu da belirtelim; Bu ayrıntıları yazarlarının eserlerinde bulmak mümkün değildir…

Haydi başlayalım…

* FYODOR DOSTOYEVSKİ

Gelmiş geçmiş en büyük romancılardan biri olan Dostoyevski, iflah olmaz bir kumarbazdı. Kumar masasında defalarca sıfırı tüketti; bu uğurda karısının parasını çaldı, evdeki eşyaları ve kıyafetleri rehinciye sattı.

* LEWİS CARROLL

Alice Harikalar Diyarında’nın yazarı aynı zamanda bir mucitti (elektrikli tava, üç tekerlekli bisiklet ve çift taraflı bant gibi icatları vardır). Sıtma, egzama ve şiddetli migren gibi hastalıkları yüzünden döneminin ağır ağrı kesicilerini ve psikoaktif maddelerini (laudanum vb.) kullanmak zorunda kaldı. Takıntı ve saplantı bozukluğu olduğu biliniyordu.

* ERNEST HEMİNGWAY

Maço imajının altında kırılgan bir alkolik yatıyordu. Çocukluğunda annesi tarafından kız gibi giydirilip büyütülmüştü. Hayatı felaketlerle doluydu: Beş savaşa katıldı, dört otomobil ve iki uçak kazası atlattı, şarbon, sıtma ve dizanteri geçirdi. Depresyonla baş edemeyerek av tüfeğiyle intihar etti.

* CHARLES BUKOWSKİ

"Alkol kendini öldürüp tekrar doğmaya benzer" sözünün sahibidir. Eserlerinde toplumun en alt tabakasını, fahişeleri ve kaybedenleri anlattı. İki kez içki yüzünden ölümden dönmesine rağmen kadehini elinden hiç bırakmadı.

* EMİLY DİCKİNSON

Tam bir münzeviydi. İnsanlardan o kadar kaçardı ki, evine gelen misafirlerle yüz yüze görüşmez, onlarla kapı arkasından konuşurdu. Kendini günlerce odasına kilitler, doktor muayenelerini bile uzaktan yaptırırdı.

* FRANZ KAFKA

Sıska bedeninden ve zayıf kaslarından utanırdı, hastalık hastasıydı. Günlüklerinde dış görünüşünden ne kadar nefret ettiğini sıkça yazdı. "Fletcherizm" akımına kapılarak her lokmayı en az 45 kez çiğnerdi. Nudist (çıplaklar) kampına katılmasına rağmen, utancından dolayı orada giyinik dolaşan tek kişi oydu.

* WİLLİAM SHAKESPEARE

Hakkında çok az şey bilinse de çapkınlığıyla ünlüdür. Özel hayatı oldukça hareketli olan yazar, Anne Hathaway ile evlendiğinde karısı üç aylık hamileydi; bu durum o dönemin tutucu İngiltere'si için büyük bir skandaldı.

* LEO TOLSTOY

Gençliğinde tam bir sefahat düşkünüydü. Yaşlılığında ise tam tersi bir yola girerek eti, alkolü ve tütünü bıraktı. Mal varlığını reddetme noktasına gelince karısıyla arası açıldı. Bir gece yarısı evi terk etti ve bir tren istasyonunda zatürreden donarak öldü. Son sözlerinden birinin "Peki ama ya köylüler... Köylüler nasıl ölür?" olduğu rivayet edilir.

* OSCAR WİLDE

Çocukluğunu annesinin isteğiyle kız kıyafetleri giyerek geçirdi. Naif yapısı nedeniyle okul yıllarında zorbalığa uğradı. Eşcinselliğin suç sayıldığı Viktorya döneminde cinsel yönelimi nedeniyle yargılandı ve iki yıl ağır hapse mahkum edildi.

* HONORÉ DE BALZAC

İnsanüstü bir çalışma temposuna sahip olan Balzac’ın yakıtı kahveydi. Günde 50 fincan koyu Türk kahvesi içtiği, vakit bulamadığında ise telveyi çiğnerek yediği bilinir. Bir oturuşta on kişilik yemek yiyebilen ve çatal kaşık kullanmayı pek sevmeyen yazarın sonunu getiren de muhtemelen bu aşırı kafein yüklemesi oldu.

* STEPHEN KİNG

Korku edebiyatının kralı, 80'li yılları neredeyse hiç hatırlamıyor. O dönemde kokain ve alkol bağımlılığı o kadar şiddetliydi ki, Cujo romanını yazdığı süreci hafızasından tamamen silmiştir. Sürekli kanayan burnu yüzünden daktilosuna kan damlamasın diye özel tamponlar ve korumalar kullanırdı.