Sünnet, dinimizde anne-babanın evladına karşı yerine getirmesi gereken vazifelerden birisi olarak kabul edilmektedir. Özellikle Efendimiz‘in (sav) fıtrattan olduğunu söyleyerek erkek çocuk sahiplerine sünnet olunmasını tavsiye etmesi, bu sünnetin ehemmiyetini daha da arttırmaktadır.
Sünnet, İslam‘ın alamet-i farikası olarak toplumumuzda büyük bir kabul görmüştür. Öyle ki dini anlamda hassasiyeti az ya da çok tüm aileler, erkek çocuklarının sünnet edilmesi noktasında çok titiz davranmaktadırlar. Önemli bir örf mahiyetine bürünen ve kültürel açıdan akraba ilişkilerini kuvvetlendirme, birbirine destek olma, komşular arası münasebeti arttırma, hediyeleşme vb. pek çok manayla bütünleşen sünnet merasimi, yaşadığımız toplum içersinde olmazsa olmaz derecesinde karşılanmaktadır.
Erkekliğe atılan ilk adım olarak da isimlendirilen sünnet, çocukların dünyasında heyecanlı ve geniş bir anlama sahiptir. Elbette bunda ailelerin özendirici tavrı büyük ölçüde etkilidir. Ev ortamında sıklıkla konunun bahsedilmesi, çocukta sünnet kavramının oluşmasını sağlar. Hatta olumlu yönlendirmelerle çocuk hevesli hale getirilebilir.
Yaz yaklaşırken
Kış, okul telaşının yoğun şekilde yaşandığı bir mevsimdir. Dolayısıyla ebeveynlerin büyük bir hassasiyetle yaklaştıkları sünnet olayı bu zaman zarfında tercih edilmez. Özellikle sünnet sonrası gereken istirahatın de gerekliliği göz önüne alınırsa, çocuğun derslerden geri kalması, havaların soğukluğu nedeniyle tedavinin gecikmesi muhtemeldir. Bunun için yaz mevsiminin tercih edilmesi aile ve çocuk açısından tedavinin her anlamda daha rahat yapılabilmesini sağlayacaktır.
Sünnet için ideal yaş nedir?
Sünnet olma yaşıyla ilgili olarak söylenebilecek en doğru yaş 0-2 ve 6-9 yaş arasıdır. Bu iki yaş aralığında bulunan 2-6 dönem arası ise tercih edilmemelidir. Çünkü 2-6 yaş arasında bulunan çocuklar soyut ve somut düşünceyi tam olarak birbirinden ayıramazlar. Dolayısıyla düş ve gerçeklik arasında gel-git yaşayan bu yaş çocukları, sünnet olayını bir azaları zorla kesiliyormuş hissiyatıyla yanlış yorumlayabilirler. Bu durum ise çocuğun ilerideki cinsel yaşamına dair zihninde çarpık düşüncelerin oluşmasına sebebiyet verebilir.
Sünnet her yaşta yapılabilir fakat bilincin tam olarak gelişmediği, cerrahi işlemin kolaylığı, müdahale sonrası yaranın bebeklerde çok daha hızlı bir süre içinde iyileşmesi gibi nedenlerden dolayı 0-2 yaş arası en ideal dönem olarak kabul edilir.
Eğer ki 0-2 yaş arası sünnet olanağı bulamamış olan ebeveynlerin ise 6-9 yaş aralığını tercih etmeleri önerilir. Çocuk artık gerçek ve düş ayrımını net bir şekilde yapabilmekte, dolayısıyla sünnetin yapılış sebeplerini kavrayacak düzeye gelmiş bulunmaktadır. Böylece sünneti yanlış tanıma ve bunun neticesinde ortaya çıkabilecek sorunlara mahal vermemek adına yaş hususuna anne-babanın dikkat etmesi gerekmektedir.
Sünnet kıyafetleri nasıl olmalı?
Genelde anne-babalar sünnet kıyafeti olarak abartılı giysiler alırlar. Nihayetinde psikoseksüel gelişimi açısından büyük bir aşama kaydeden çocuğun, bu tarz süslü, abartılı kıyafetler yerine daha erkeksi tarzda hazırlanmış kıyafetler eşliğinde dolaştırılması daha yerinde olacaktır. Çocuk, zihni açıdan erkekliğini kuvvetli bir biçimde pekiştirmiş olacaktır.
Çocuk bilgilendirilmeli mi?
Sünnet öncesinde bazı ebeveynler, çocuklar korkabilir endişesiyle sünnet hakkında hiçbir anlatım yapmazlar. Ön bilgi olmadan direkt sünnet ortamına şahit olan çocuk ise, anne-babasının kendisini kandırdığını hisseder ve temelde bir güven sarsıntısı yaşayabilir.
Anne-babanın yapması gereken, sünnet olacak çocuğa abartısız ve doğal bir ses tonuyla bu işin ehemmiyeti (özellikle sağlıkla ilgili alana vurgu yapılarak) anlatılmalıdır. Çocuğun tepkisi her ne olursa olsun anne-baba bu sakinliğini koruduğu ve her defasında aynı cevabı verdiği ölçüde çocuğun ikna olma oranı artacaktır. İkna olmuş bir çocuk ise sünnet boyunca ve sonrasında yaşayacağı muhtemel sıkıntıları kolay atlatabilecektir. Sünnetle ilgili bilgilendirmenin yanı sıra, çevreden sünnet olduğu için büyük mutluluk duyduğunu söyleyen kişilerle çocuğun muhatap edilmesi teşvik anlamında yardımcı olacaktır.
Çocuğu suçlamak
Maalesef çocuk psikolojisinden bihaber bazı ailelerin çocuğu sakinleştirmek, bilgilendirmek bir yana, korkaklıkla suçlamaları ve bu korkuyu bir alay sebebi olarak kabul etmek suretiyle çocuğa yansıtmaları yapılabilecek en büyük hatalardan olacaktır. Yeni bir süreci kabullenme arifesinde olan sünnet çocuğunun her zamankinden fazla desteğe, sakinliğe ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır.
Toplu sünnetler
Belediyeler tarafından hizmet anlayışıyla yapılan toplu sünnet merasimleri asıl olarak çocuk psikolojisi açısından uygun değildir. Her şeyden evvel çocukta oluşan mahremiyet duygusunun sarsılmaması adına kişisel sünnet ortamları sağlanmalıdır. Üstelik sağlık açısından da pek çok riski bir arada taşıyan toplu sünnetler mecbur kalınmadıkça tasvip edilmez. Mümkün olduğunca hastanede gerçekleşen bireysel ortamlar tercih edilmelidir.