Yatacak/Gidecek yeri olanlar ve olmayanlar

Abone Ol

Bir önceki Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer in Cumhuriyet gazetesini ziyareti bu ülke insanlarının yüreklerini daraltsa da sevindirici bir noktasının olabileceğine inanıyorum ben.

Bu ülkede hasbel kader Cumhurbaşkanlığı yapmış biri, niçin ülkesinin bir gazetesini tercih ettiğini, tuttuğunu, fanatiği olduğunu bildirmek, hatırlatmak, vurgulamak ister Sadece Cumhuriyet gazetesi çevresinin Cumhurbaşkanı idi de, farkında mı olmamıştı bu ülke insanları

Nasıl seçildiğini, seçilmesine kefil olan halefi çok iyi bilir Sayın Sezer in. Belki o da içine sindirebilecekti bu ülkenin bütününün Cumhurbaşkanı olmayı. Belki bu yönde gayret etmeye çalışıyordu. Anayasa kitapçığını başbakanı Ecevit e iadesiz göndermesini, Cumhuriyet gazetesi çevresinin ötesindekilere karşı iyi niyeti olarak anlayabiliriz, yorumlayabiliriz.

Ama olmadı!

Beklemediği anda karşısına çıkan bir "fedai" Seni oraya biz getirdik!" hatırlatmasını yaparak, Sayın Sezer i ait olduğu "dar bölge"ye çekiverdi.

Kendisini oraya getiren diğer oyların karakterlerini o an unutuveren ve "fedai"nin ne demek istediğini çok iyi anlayan Sayın Sezer bugün hâlâ hatırlamamakta ve umursamamakta diğre oy vericilerin temsil ettikleri adına "halk" denilen yığınları.

Lâkin önemli olan Sayın Sezer in tavrı, Cumhuriyet gazetesi endişeciliği değildir. Önemli olan bu ülkenin insanlarının değerlendirme biçimidir. Bu değerlendirmeden nasıl bir sonuç çıkacağını iyi tahmin ettiği içindir ki Sayın Sezer, kendisini savunduracak kale ihtiyacını gideriyor, Cumhuriyet gazetesinin tirajına katkıda bulunmaya çalışmakla.

Mesele bu kadar basit! Bu basitlik Sayın Sezer in selefinin bugünkü durumuyla kıyaslandığında açık seçik ve çok net olarak görülür.

Sayın Sezer, kendisini kollayan ve sen bizdensin aman bir yere kaybolma diye sahiplenen Cumhuriyet gazetesine vefa borcunu ödüyor; ne diyebiliriz ki Hele selefinin devrinde, sabi çocuğuna tetikci katillerin uyuşturucu enjekte edip öldürdükleri gazete patronu ve yaşananlar hatırlanırsa Sayın Sezer in hareketi takdir bile edilebilir.

Sayın Sezer in selefinin bugün gidebileceği ve en az Sayın Sezer kadar itibar görebileceği bir gazete var mı Bilenler söylesin. Cumhuriyet gazetesi cevabını kabul etmem.

Umarım Sayın Sezer in halefi, Sayın Sezer in selefinin düştüğü durumdan haberdardır ve bir tedbiri vardır zatı için.

Sevindirici nokta dememize gelirsek, diyeceğim şudur:Ulus gazetesini ziyaret ettiğini İnönü nün biliyoruz. Tirajı için tasalandığına şahit olmuş çok gazeteci hâlâ hayatta olsa gerek. Ama olmadı. Yerinde yeller esmekte Ulus un. O gömlek bugün bir daha giyiliyor olmasın sakın!