Her peygamberde insanlığımızın öne çıkmasında örnek
alacağımız numuneler vardır. Kur ân-ı Kerim de kendisinden en çok bahsedilen
peygamberlerden biri de İbrahim Aleyhisselam dır.
Kur ân ın beyanına göre, İbrahim Aleyhisselâm Rabb imiz
Teâlâ dan; ülkesinin:
Güvenli bir yer olmasını,
Ümmetinin putlara tapınmaktan uzak tutulmalarını,
İnsanların gönüllerinin şerre meyletmemesini,
Bol rızık lütfetmesini, (İbrahim Suresi, Âyet: 35-37)
İman-ı kâmil insanların önder olmalarını ister.
Dikkat ederseniz İbrahim Aleyhisselâm ın istekleri bir
toplumun arzulanan toplum olabilmesi için olmazsa kesinlikle olmazlardır.
Sağlıklı bir toplumun temel taşları:
İnsan.
Akıl.
İlim.
İman.
Putların olmadığı güvenli bir ülke.
İslâmî ilişkiler.
Helâl yollardan kazanılmış servet.
Kemâl mânâdaki insanların liderliği. (Yani bu özelliğe
sahip kişinin Başbakanlığı.
İnsan, mahlûkatın en değerlisidir. Bir ülkenin en önemli
zenginliği ve kaynağı insandır. O hâlde bütün hizmetler kaliteli insan
yetiştirme işinde kullanılmalıdır. Türkiye nin felâketlerinin birinci sebebi,
insanına yatırım yapılmamış olmasıdır. Victor Hugo, Sefiller adlı eserinde:
İnsanlara hayvan muamelesi yaparsanız, insanlar hayvanlaşır diyor.
Akıl, Allah ın insanlara bir nimetidir. İslâm uleması
aklı: Kalpte bulunan, hak ve bâtılı ayırt etmede vasıta olan bir nurdur
şeklinde tarif etmiştir. Bu tarif A raf sûresinin 179 uncu âyetine
dayanmaktadır. Kur ân-ı Kerim de 57 nci âyette aklın ne kadar değerli olduğu
anlatılmaktadır.
İlim, birdir; o da Allah ı bilmek ilmidir. Diğerleri ilim
değil bilmektir. Nitekim Allah a isyan hâlinde olan kişinin cehaleti üzerinde
âlimlerin icmaı vardır. Bütün ilimlerin gayesi Allah ı bilmek, emirlerini
tanımak, O nun yaratıcılığını bilmeye ve O nu tanımaya yöneliktir. Kur ân-ı
Kerim de, 670 yerde İlim ve ilme teşvik emri vardır.
İman ve İslâm, Allah ın bizlere iki büyük ihsanıdır.
Nimetidir. Camilerde müezzinler tesbih çektirirken Alâ nimeti l-İslâmî ve
şerafil-İmani dâimani l-hamdülillah (İman nimeti ve İslâm şerefini bizlere
ikram eden Rabbimize hamdolsun) diyorlar. Bizler de 33 defa bunlara
ELHAMDÜLİLLAH diyerek tekraren hamdediyoruz. Bu büyük mânâ ifade eder.
Putların olmadığı bu ülke, huzurun tesis olduğu ülkedir.
Toplum fertleri arasındaki ilişkilerin İslâmî olması
insani neticeye götürür. Aksi davranışlar toplum için çöküş sinyalleri
demektir.
Helâl yollardan kazanılmış servet, bereket aksi de
felâket sebebi olur. Haram, ateştir.
Kemale ermiş, kişilik sahibi insanların başkanlığı
altındaki toplumlar refaha ulaşmış topluluklardır. Çünkü, ayağı baş yürütür.
Baş felç olursa, netice itibariyle ayak da leş olur.
Çağımız dünyasında yetkili yerlere gelip de sülâlesi
zengin olmayan iki elin 10 parmağını geçmez. Toplumun başına geçirilen zat, Hz.
Ebu Bekir gibi doğru, Hz. Ömer gibi adaletli, Hz. Osman gibi cömert, Hz. Ali
gibi bilgili ve cesaretli olmalı. Kendisine örnek olarak Allah ın Rasûlünü
seçmeli.
Yaşanabilir bir ülke nasıl olur diyenlere özetle,
bunlar cevap olur, denilebilir.