Yaşadıkları felaketler ayıktırmıyorsa!

Abone Ol

Bir insana yaşadığı felaketler bir mesaj vermiyorsa, O nun kendisine çeki düzen vermesini temin edemiyorsa, "Bütün bu felaketler başıma neden geliyor " sorusunu kendi kendisine sorduramıyorsa yapacak fazlaca bir şey kalmamış demektir.

O başına gelen felaketlerden ders almayı bilemediği için o felaketler içinde yok olup gitmeye mahkumdur.

Toplumlar da aynen insanlar gibidir!

Eğer bir toplum başına gelen felaketlerden ders alamıyorsa, biz nerede hata yaptık diye şapkasını önüne koyup düşünemiyor ise, felaketlerden ibret alacağına yeni felaketlere doğru yelken açıyorsa, o toplum için de yapılabilecek fazlaca bir şey yok demektir.

Lafı uzatmaya gerek yok!

Güneydoğu bölgemizde yaşadığımız son olaylar sürpriz olaylar değildir!

Adeta bağıra bağıra gelen olaylardır.

Nedenleri apaçık belli olan olaylardır.

Olaylar yıllardır geliyoruz diye bas bas bağırdığı halde ülkemizi yönetenler bu feryatlara adeta kulaklarını tıkamışlar ve kıllarını bile kıpırdatmamışlardır.

Bir şey yapmamaları bir yana bir de bu tür gelişmelerin önüne set çekecek her türlü çalışmanın düşmanı olmuşlar ve böyle bir kıpırdanışın panzehiri olacak manevi eğitime bin bir türlü yasakla karşı çıkmışlardır.

Manevi eğitim halkın yaşamından dışlanmaya çalışılmış, en ufacık maneviyat emaresi bile büyük bir suç delili gibi kabul edilmiştir.

Ve bugünlere gelinmiştir.

Bugün Güneydoğu bölgemizde yaşanan olayların sokaktaki baş aktörleri durumundaki gençlere ve çocuklara ne verdiler de ne bekliyorlar!

Irkçılık eksenli çalışmalar yapılırken sadece seyirci kalanlar ve bu tür faaliyetleri kaba kuvvetle önleyebileceklerini sananlar ne yazık ki hala aynı yöntemlerle gelişmelerin önünü kesebileceklerini düşünüyorlar!

Doğrudur kaba kuvvetle insanları sindirebilirler ama onları asla ikna etmiş olmazlar.

Ve bu tür olaylar artarak devam eder!

İlle de manevi eğitim diyoruz ille de manevi eğitim!

İnsanların manevi eğitimlerine önem verilmedikçe, ırkçılığın ne büyük bir tehlike olduğu öğretilmedikçe, ırkçılığa dayalı beklentiler hep olacaktır.

Eğer bugün Güneydoğu da henüz her şey kaybedilmemişse bu bölgede yaşayan öteki insanlarımızın manevi yönlerinin gücüne bağlıdır. Bu gerçeği hiç kimse gözden uzak tutmamalıdır.