Süper Ligin 7. haftasından sonra şöyle puan durumuna bir baktığımda ilginç rakamlar, enteresan sıralamalar gördüm. Alanyaspor teknik adam ve iyi isimlerini kaybetmiş olsa da hem atıyor, hem de yemiyor. A. Gücü, geçtiğimiz sezonu nerede noktaladıysa yine orada bekliyor. Rize ise geçtiğimiz sezonun son haftalarında gördüğü kâbusu bir daha yaşamak istemiyor. Trabzonspor, neredeyse şampiyon olacak takım ikinci bitirmişti. Şimdi ise küme düşme hattında geziniyor. Galatasaray, Beşiktaş, Başakşehir, Sivasspor atıyor da yiyor da! Bu sezon bir başka sezon olacak. İlk yarının 3’te 1’lik kısmını geride bıraktık. İstatistikler ve de senaryolar bize biraz bilgi vermeye başladı. Bakalım sezonun son 7 haftası ne olacak?
Öncelikle kendisi gibi namağlup yoluna devam eden Alanya’nın haftayı BAY geçmesiyle liderlik koltuğuna uzun bir aradan sonra oturan Fenerbahçe’yi tebrik edelim.
Teknik Direktörleri Tamer Tuna ile yollarını ayırmış olsa da Antalyaspor güçlü kadrosuyla sarı-lacivertlileri ağırladı. Mücadelesi bol, temposu yoğun bir maçtı. Fenerbahçe, tecrübeli ayakları sayesinde bir zorlu deplasmanı daha geride bıraktı. Erol Bulut, tempolu maçlara imza atarak bize çok değişik bir Fenerbahçe izlettiriyor. Maç maç taktiksel değişikliğe gidebiliyor. Oyun içinde de takıma, isimlere müdahale ediyor. Bu yoğun tempo aynı istikrarda gider mi? Futbolcular devamlılığı sağlayabilir mi? Tecrübeli ve yaş itibarıyla belli bir noktaya gelmiş isimler bu durumu sürdürebilir mi? İşte tüm bu soruların cevabını önümüzdeki bir 7 hafta daha izlediğimizde göreceğiz. Erol hocayı net anlıyorum. Devre arasına rakiplerine puan farkını koruyarak girmek istiyor. Maçların planlarını yaparken sanıyorum sezonun da planlarını kafasında oynamış. Benim ona tek tavsiyem son düzlüğe yani son 7 haftaya kendini ve birkaç oyununu saklasın. İhtiyacı olacak!
Galatasaray ve Beşiktaş bir büyük takım sevilen ve kendisinden beklenilen oyunu ortaya koymasa bile kazanmasını bilmeli klişesini yerine getirdi. 1-0 olsun bizim olsun sloganı bir kez daha atıldı. Galatasaray’ı Muslera takıma dönünce daha iyi analiz edebiliriz. Şu an için taraftarlar da, kenar yönetim de maçları tedirgin izliyor. Beşiktaş ise yoluna Ersin ile devam kararı almıştı. Bakalım önümüzdeki günler ne getirecek. Tabii Galatasaray ile Beşiktaş kendi iç sorunlarıyla da mücadele ediyor. Yönetim, teknik heyet ile iletişim sorunu yaşıyor.
Trabzonspor sezona bile bile lades ile başlamıştı. Uyardık ve de yazdık. Bu senaryoları çok izlediğim için bana sürpriz olmadı. Gerçi Newton maçtan sonra konuştuklarında hep haklıydı ve doğru konulara temas ediyordu. Hocam burası İngiltere değil, burası Türkiye’dir. Burada oyuna değil, skora bakarlar. Takım saha içinde dağıldığında hadi koçum diyecek, kenara baktığında ürkecek (kariyerinden ve de isminden) birini arar eğer o kişi orada yok ise tüm çabalar boşunadır.
Trabzonspor’u tek isim kurtarır o da Şenol Güneş’tir. Fatih Tekke de doğru isim olabilir fakat bu sezon öncesi yapılmalıydı. Şu dakikadan sonra gelmesi ne getirir, ne götürür bilinmez. Hadi Tekke de olur diyelim. Bir de Trabzonspor’un Başkanı sadece Trabzonspor ile ilgilenmelidir. Ahmet Ağaoğlu bence doğru isim değildir.
Başakşehir, Deniz Türüç ile seri galibiyetlerine başladı. Şampiyonlar Ligi’nde iyi bir futbol ortaya koysa da skora yansımadı. O futbolu Süper Lig’e taşımaya da başladı. Ve tabela da artık güzel görünüyor.
Havayı yakalayan, yönetimle uyum içinde olan, pandemi ve seyircisiz oyun taktiğini geliştiren, son düzlük sprinti için nefes bırakan bu BAY’lı ve de çok maçlı sezonu istediği yerde güzel istatistikler ile bitirebilir. Gerisi ise ağlar(!) Ünlem işareti koydum sezon sonunda bu ünlemi kaldırıp parantezin içini dolduracağım.