Bir tarafta ev sahibi; son lig maçında ağır yara almış ve
elindeki büyük avantajı kaçırmış. Diğer tarafta, atladığı turu, hem de Avrupa
Kupası nda, teknik adamının eliyle rakibe hediye edip elenmiş bir ekip... Yani
Fenerbahçe yle Beşiktaş ın maçı
Şartlara bir
bakalım. Fenerbahçe de iki açık tribün cezalı, yani boş olacak. Bir tanesi, derbiler
hariç, zaten boş oluyordu da, asıl sorun diğerinde... Çünkü oranın biletleri
torpilli topluluğu maçı nereden izleyecek. Şayet stat çevresinde veya içeride
bir takım kıpırdanmalar olursa beni hatırlayın. Öte yandan Fenerbahçe sanki ful
kadro... İşte burada teknik adam manevrası önem kazanacak. Alper, Meireles ve
Emenike ilk on birde olurlarsa Fenerbahçe hız, saha boşaltma, saha kapatma gibi
önemli unsurlarda rakibinin önüne geçer. Kontraya becerir, rakibi kolay
eksiltir. Yok, Diego ve önünde üç yabancılı forvet olursa bu rakip için kolay
savunma ve oyuna kolay girme avantajı taşır. Savunma zaten belli. Haftada
sadece yarım idman yapan Gökhan, Alves, Egemen, ki, sakat oynayamaz diyorlar
ama, ben oynayacağını sanıyorum, Caner... Topal ın önünde Emre garanti diğeri
yukarıda da değindiğim gibi Kartal ın seçiminde...
Beşiktaş ın sahaya bu defa da teknik direktörünün
maceracı bir tutumu ile mi çıkıp çıkmayacağı bence en önemli unsur. Kim bilir
belki de bu defa da çift santrfor deneyip, kolay yenilmeyi dener. Ya da 57
kiloluk Necip i Fenerbahçe nin fizikli forvetlerine yem eder mi Atiba yı
kulübeye çakar mı Beşiktaş bu sorulara cevap arıyor olmalı. Ama en ideal kadro
zaten belli... Opare veya Serdar, Franco, Ersan, Motta-Veli, Atiba-Opare
oynarsa, Tolgay, yok oynamazsa iyileşmiş ise Sosa-Gökhan, Demba Ba ve Olcay...
Yani aşağı yukarı ezberlenmiş Beşiktaş... Ancak Biliç in hangi oyun masasında
oturduğunu bilmiyoruz. Satranç, domino, zar kim bilir hangisi... Diegolu bir
rakibe karşı daha hızlı oyuna çıkılabilir. Üstelik Töre, rakibin savunmadaki
orta alan eksikliğini daha iyi kullanabilir. Kaleci mi Kim oynamıyorsa o... Ne
komik!
Şartlar aşağı yukarı böyle... Maçın hakemi Fırat Aydınus
çok formda gözüktü son haftalarda. Tabii ki taraftarların veya futbolcuların
hoşuna gitmeyen kararlar verebilir. Önemli olan göz göre göre lades olmamak...
Ama bence bu maçın en önemli olgusu yukarıda sözünü
ettiğim tribün meselesi... İnanın maçın kaderini bile etkileyebilir.
Fenerbahçe kazanırsa, benim şampiyonluk adayım olarak hemen
hemen işi bitirir. Kaybederse, Beşiktaş farkı yediye çıkarır ki, artık hafta
içi ağır mesaisi de kalmadı. Ama hocası var ya rakip olarak... Siz bu satırları
okuduğunuzda Galatasaray maçı oynanmış olacak. Cumartesi saat 12.00
civarlarında gönderdim ben yazıyı... O maçın sonucu ile bununki birbirine
bağlıdır, bu da biline...