Hami Mandıralı’nın futbolculuk yıllarında özellikle attığı şutlara, şapka çıkartmış ve de “topa yüreğiyle vuran adam” yakıştırmasını yapmıştım. Bu defa hocalığa soyunmuş Hami için de özellikle İtalya’daki oyundan sonra “Çok doğru kadro, çok doğru oyun seçimi” yorumunu yapmıştım ama Trabzon’daki Juventus oyunu için aynı Hami’yi eleştireceğim.
2-0’lık bir farkın altından kalkmak amaç ve hedef olsa dahi İtalya Ligi liderine karşı kendi sahanızda bile hem Janko hem Adrian hem Özer hem de bir buçuk aydır oynamayan Malauda’lı kadro ile sahaya çıkılmaz. Böyle bir kadro ile sahaya çıkarsanız kaleci Onur da dahil 7 kişiyle mücadele etmek durumunda kalırsınız ki; bir Avrupa takımının arayıp da bulamağını kendisine sunmuş olursunuz. Ama tam tersini yapıp yani İtalya’daki oyun kurgusu ve çok benzeri bir tertiple oynasaydınız bu maç daha 10 dakikada bitmez belki de yine elenirdiniz ama gerek televizyon başındaki gerekse staddaki futbolseverlere bitime kadar umut aşılardınız. Umarım sevgili Hami için bu iyi bir tecrübe olur. Futbolda eldeki potansiyeli rakibe ve oyun stratejisine göre kullanmak doğru yoldur. Aksi, çizmeyi ayağınızdan almalarına yarar.