2002 yılıydı…
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Anayasa’nın milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen 76. maddesini gerekçe göstererek Erdoğan’ın milletvekili adaylığını kabul etmedi.
2002’de seçimi AK Parti kazandı ama Erdoğan yasaklı olduğu için, milletvekili seçilemediğinden dolayı hükümeti Abdullah Gül kurdu.
Seçimden sonra, 5 Kasım 2002’de Erdoğan’ı ziyaret eden dönemin CHP lideri Deniz Baykal, “Bir insanın siyasi suç niteliğinde mahkûm olması, ömür boyu siyasetten mahrum edilmesine gerekçe olmamalıdır!” dedi.
Ve o andan itibaren jet hızıyla bu yasağın kaldırılması için Parlamento’da çalışmalar başlatıldı.
13 Aralık 2002’de TBMM’de AK Parti ve CHP’nin oylarıyla anayasa değişiklik teklifi kabul edildi, Erdoğan’a siyaset yolu açıldı.
***
Şimdi de benzer bir süreç takip edilebilir; top iktidarda… İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na siyaset yasağı getiren hüküm TBMM’de değiştirilir ve sorun halledilmiş olur…
Tıpkı, 2002’de olduğu gibi…
KUMBARA!
Yer; Saadet Partisi Karaman İl Teşkilatı…
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya, Saadet Partisi’nin yurt genelinde yapılan halkla ilişkiler taraması kapsamında Karaman teşkilatları ile bir araya geldi.
Karaman teşkilatları ile hasbihali bitirdikten sonra Mustafa Bey’e bir teklif geliyor;
- “Başkanım, bir küçük kızımız var, adı İkranur Erkabaktepe. Genel merkezimize iletilmek üzere kumbarasını size takdim etmek istiyor!”
Küçük İkranur, utangaç ve mahcup bir eda ile babasından da güç alarak Mustafa Kaya’ya kumbarasını hediye ediyor.
Mustafa Kaya da küçük kızın bu yürekli hareketi karşısında duygulanıyor.
İkranur Erkabaktepe’yi tebrik ederek, “Bu kumbaradaki paradan ziyade, mühim olan senin yüreğinin bu büyüklüğüdür!” diyerek, kumbarayı teslim alıyor ve görevlilere sıkı sıkı tembihliyor; “Aman ha! Kumbarayı dönerken unutturmayın, Ankara’da emaneti yerine tastamam iletelim…”
Sonra da küçük İkranur'un bunu daha önce birkaç kez yaptığını öğreniyor.
İkranur'un babası Merkez İlçe Halkla İlişkiler Başkanı Gani Erkabaktepe. 1998’den beri, Fazilet Partisi’nden bu yana teşkilatta. Annesi hanımefendi de Saadet Partisi Kadın Kolları Merkez İlçe’de Halkla İlişkiler Başkanı. İkranur da Cahit Zarifoğlu Kız İmam Hatip 5. sınıf öğrencisi.
Harçlıklarından artırıp, anne babasını da zaman zaman teşvik edip bozuklukları attırıyormuş bu kumbaraya.
Mustafa Kaya, bu örnek tavır karşısında şunları söylüyor: “Hiçbir faaliyet yapmayıp boş beleş klavye mücahitliği yapanlardan inanın daha tesirli ve ilham verici bu yavrumuzun samimiyeti! Ne yaparsanız yapın, bu samimiyet üstün gelecek. Çiçek yürekli İkranur çocuklarımız bunun işareti…”
“SAYIN GENEL BAŞKANIM TEMEL DEDE!”
Karamanlı küçük İkranur Erkabaktepe… Harçlıklarından biriktirdiği paraları kumbarasında biriktirerek Saadet Partisi’ne teslim etmesi…
Esasen bu anekdot, akıllara iki anekdotu daha getiriyor;
Yıl; 2017…
Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, sabah makamına geldiğinde masasının üzerine konulan iki zarf dikkatini çeker. Zarfların her birinden 5’er TL çıkar. İki adet kâğıt beş lira…
- “Harçlıklarımızdan biriktirdiğimiz 5’er TL’yi çalışmalarınızda kullanmak üzere size gönderiyoruz…” notunu okuduğunda gözleri dolar, Temel Bey’in.
Saadet Partisi ilçe başkanının çocuklarıdır, o paraları yollayanlar…
***
Bir yıl sonra… Yıl 2018... Bir mektup daha; “Sayın Genel Başkanım Temel Dede. Ben Fatih Talha İncekara. Bu mektubu İstanbul Küçükçekmece’den yazıyorum. Duydum ki genel merkezimizin taşınması gerekiyormuş. Siz, ‘Mekânımız yok!’ diye üzülmeyin! Bizim evde de toplantı yapabilirsiniz. Bilgisayarımız da var. Göndermeniz gereken e-postaları da atabilirsiniz. Fakat yazıcımız yok. Çıktı için kırtasiyeye gideriz. Allah’a emanet ol!”
***
Son cümle; merak edenler için; yıllardır Hazine’den tek kuruş almadan yoluna güçlü bir şekilde devam eden Millî Görüş, işte bu yürekler sayesinde ayakta…
İNTÖRN ÖĞRENCİLER TBMM GÜNDEMİNDE…
Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, tıp fakültelerinde intörn öğrencilerin önündeki önemli bir mağduriyetle alakalı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na (TBMM) bir soru önergesi verdi.
Sağlık Bakanlığı’nın tıp fakültelerinin son sınıfındaki intörn öğrencilerine aylık asgari ücret verilmesi yönünde karar aldığını hatırlatan Karaduman, “Ancak vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerindeki intörn öğrenciler için bu kararın uygulanmayacak olması ciddi bir haksızlığa sebep olmaktadır” dedi.
Karaduman, devlet üniversitesi tıp fakültesindeki intörn öğrenci asgari ücret alacakken vakıf üniversitesi tıp fakültesindeki intörn öğrencilerin bu haktan mahrum olacak olmasının doğru olmadığına değindi.
Karaduman, aşağıdaki sorularının Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından cevaplandırılmasını istedi;
1. “Bakanlığınızca tıp fakültelerinin son sınıfında intörn öğrencilerine aylık asgari ücret verilmesi kararı kapsamında şimdiye kadar yararlandırılan öğrenci sayısı kaçtır?”
2. “Bu uygulamayı vakıf üniversitesi tıp fakültelerindeki intörn öğrencilerini de kapsayacak şekilde güncellemeyi düşünüyor musunuz?”
3. “Konu ile ilgili tarafınıza ulaştırılan şikâyet ve öneriler değerlendirilmekte midir?”
4. “Önümüzdeki süreçte; tıp fakültesi, eczacılık fakültesi, diş hekimliği fakültesi ve sağlık bilimleri fakültesi bünyesinde eğitim gören öğrencilere burs imkânlarının sağlanması ve kariyer planı hususunda katkı sağlamak amacıyla yapmakta olduğunuz çalışmalar nelerdir?”
***
Önemli bir konuyu TBMM gündemine taşıdığı ve intörn öğrencilerin sesi olduğu için Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman’a teşekkür ediyorum.
Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın da bu taleplere kayıtsız kalmayacağına, sıcak bakacağına ve yakın zamanda bu ayrımı kaldıracağına dair inancımı ifade etmek istiyorum.