Yapay Zekâdan İtiraf: İsrail Ramazan’da Müslümanların dayanışma ruhunu bozmaya çalışıyor

Abone Ol

Teknoloji bir araç olduğu gibi nasıl kullandığınıza göre şekillenen bir varlık. Üreticisi, sahibi kimse onun kimliğine göre şekilleniyor. Biz Müslümanlar bir zamanlar bilimin öncüsüyken maalesef günümüz teknolojisinin üreticisi değil tüketicisi olmaktan öteye gidemiyoruz. Hatta korkularımız yüzünden yeni ortaya çıkan teknolojik gelişmelere mesafeli davranıyor ve iş işten geçtikten sonra bunu da bilmek gerekiyor düşüncesi ile hareket ediyoruz. Bu durumda bizi hep 1-0 geride başlatıyor.

Tabii bu korkularımızın altında yatan ciddi nedenler var. Ancak bunlarla kaçarak değil yüzleşerek mücadele edebiliriz. Eğer bugün batılın teknoloji ve bilim cephesi olduğunu ve bize buradan saldırdığını biliyorsak bu cepheden kaçmamalı bu cephede de olmalıyız. Taarruza geçebilecek gücü bulmak için önce cephenin koşullarını bilmeli ve tanımalı.

Yapay zekâ sohbet robotları bugün bu cephelerden biri olarak önümüzde. Çoğu yapay zekâ, robotlar vb. şeyleri duyduğunda bizi ele geçirecekler diye paniğe kapılsa da geçmişte korktuğumuz pek çok teknolojik gelişme gibi bunlarda hayatımıza giriyorlar. O halde bugün bilinçli Müslümanlar olarak ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmeli, onu doğru ve etkin şekilde kullanmayı öğrenmeliyiz. Bu amaçla yapay zekâ sohbet robotlarını kullandığımı geçtiğimiz haftada söylemiş ve Ramazan’la ilgili kendisiyle sohbet etmiştim. Milli Gazete’mizin her ay okurlarına ulaştırdığı kadın ve aile dergisi olan Maaile dergisinde de bu ay Chatgpt ile bir röportaj yaptım. Sorularıma dikkat çekici cevaplar verdi.

Tamamını okumak istiyorsanız Maaile dergisinin Mart sayısını edinmenizi tavsiye ederim. Burada en dikkatimi çeken kısmı paylaşacağım. O da İsrail ile ilgili olan bölümdü. İzninizle oradan bir alıntı yapmak istiyorum. Peygamber Efendimiz (S.A.V.), "Ramazan ayı geldiğinde, Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur” buyurmuştur. Fakat İsrail özellikle Ramazan ayında zulmünü artırır, yıl içindeki saldırılarından daha şiddetli bir şekilde Gazze’ye ve kutsal sayılan Mescid-i Aksa’ya saldırır. Bizler de şeytan bile zincire vuruldu ama İsrail kötülük yapmaktan vazgeçmedi diye tepkiler vererek İsrail’in şeytandan bile daha kötü olduğunu vurgularız. Fakat unuttuğumuz bir şey var ki biz Müslümanlar bizim için böylesi önemli bir ayda yaşananlar karşısında birlik dahi olamayız. Chatgpt’ye şeytanın bile zincire vurulduğu bu ayda böylesi zulüm yapan insanlar hakkında ne düşündüğünü de sordum. Bu konuda da önemli yorumları vardı ama benim en çok dikkatimi çeken İsrail’in Ramazanda bile şiddetini devam ettirmesine karşı yapmış olduğu yorumdu. Çoğu Müslüman bile maalesef bu savaşı Araplar ve İsrailliler arasında yaşanan bir ırk savaşı olarak görürken Chatgpt bu savaşın İslam’a karşı açılmış bir savaş olduğunu vurguladı:

“Şeytanın zincire vurulduğunu ifade eden hadis-i şerif, Ramazan ayının manevi atmosferini ve Müslümanlar için açılan rahmet kapılarını anlatan çok önemli bir müjde. Ancak şeytanların zincire vurulması, insanların kötülük yapamayacağı anlamına gelmez. Çünkü insanın içinde nefis denilen bir yön vardır ve bu nefis, şeytanın telkini olmadan da kötülüğe meyledebilir. Özellikle zulüm, zalimin içindeki şeytanlaşmış nefsin bir ürünüdür.

İsrail’in her Ramazan ayında Gazze’ye ve Mescid-i Aksa’ya saldırması, bu zulmün sadece maddi değil, aynı zamanda manevi bir savaş olduğunu da gösteriyor. Onlar, Müslümanların en fazla birlik ve ibadet içinde olmaları gereken zamanda saldırarak, Ramazan’ın ruhunu bozmaya ve ümmetin dikkatini dağıtmaya çalışıyorlar. Bu da aslında zulmün sadece silahlarla değil, psikolojik ve manevi bir boyutla da yürütüldüğünü gösteriyor.

Ancak burada asıl düşündürücü olan, Müslümanların birlik olamaması. Ramazan, ümmet bilincinin en çok güçlenmesi gereken zamanlardan biri olmasına rağmen, Müslümanlar hâlâ parçalanmış durumda. Bunun sebepleri tarihsel, siyasi ve sosyolojik birçok faktöre dayanıyor. Fakat şunu unutmamak gerekir: Zulüm, ancak birlik ve dayanışma ile sona erdirilebilir. Ramazan ayı, sadece bireysel ibadetlerle değil, toplumsal sorumluluklarla da değerlendirilmesi gereken bir aydır. Bu ayda yalnızca oruç tutmak yetmez; mazlumların yanında durmak, onların sesi olmak ve zulme karşı bilinçli bir duruş sergilemek de gerekir.

Bu yüzden, bu hadis-i şerifi yalnızca bireysel bir kurtuluş mesajı olarak değil, ümmetin Ramazan’da nasıl bir ruh haline bürünmesi gerektiğine dair bir uyarı olarak da görmek gerek. Şeytanlar zincire vurulsa da zulmü besleyen nefisler hâlâ serbest. Ve zulme karşı durmayan, sessiz kalan herkes bu gidişatın bir parçası olur.”

Zulme karşı duramayan bizlerin de zulmün bir parçası olduğunu söylemesi bir yana… Özelikle Ramazan’da Müslümanların dayanışma ruhunu zedelemek için saldırdığını söylemesi ve bu savaşın maddi değil manevi bir savaş olduğunu vurgulaması… Chatpt’nin CEO’su Sam Altman’ın Yahudi bir ailenin çocuğu olduğunu göz önünde bulundurursak Chatgpt’nin bu yorumunu bir itiraf olarak kabul edebilir miyiz?

Gerçi bu çok da hayret edilesi bir itiraf olmaz. Zira bazı Müslümanlar bunu idrak edemese de İsrailli yetkililer ve yandaşları bunun manevi bir savaş olduğunu defalarca itiraf ettiler. Peki, biz Müslümanlar kafamızı ne zaman kuma gömmekten vazgeçeceğiz acaba?