AKP ve Cemaat kavgası bildiğimiz bir horoz dövüşüdür. Başbakan; bu horoz dövüşünü bazen CHP ile bazen de MHP ile oynamaktadır. Böyle yaparak, ortaya bir algı koyarak milleti yönlendirmektedir. Resmen uzmanlarca bir algı operasyonu yapılarak, halkın AKP’ye oy vermesi sağlanmaktadır. Bu uzmanlar Türk milletinin genlerini çözmüşler. Türk halkı mağdur ve mazlumu sever. Bundan dolayıdır ki, başbakan her seçime girerken, nedense hep mağdur ve mazlumu oynamaktadır. Bu kadar tesadüf olabilir mi Aslında görüldüğü üzere, gelinen nokta, bu horoz dövüşünün bir atlatmaca olduğudur. AKP’nin tek yaptığı Milli Görüş’ten gelenleri elinde tutma mücadelesidir. Biliyor ki, eski milli görüşçüler, yuvaya dönerse AKP’nin tabanı çökecektir. Eski Milli Görüşçü arkadaşlarımız, AKP’nin yanlışlarını gördükçe; yanlışa daha bir sıkı sarılmaktadırlar. Bunun nedeni, geldikleri Saadet Partisi’nin haklı olmasındandır. AKP’yi İslamcı düşünüyorlar, bakıyorlar bir rakı fabrikası 10 yılda 16 tane olmuş. Bu durumda ne yapmaları lazım, Saadet Partisi’ne sarılmaları gerekmez mi ”Başbakanın bir bildiği var” diyorlar. Var güçleriyle AKP’ye sarılıyorlar. ‘Erdoğan’ın İstanbul İl Başkanlığı döneminde sadece bir evi vardı. Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları Müslümanlık algısına zarar verdi. Bu durumda ne yapmaları gerekiyor eski Milli Görüşçü kardeşlerimizin, Saadet Partisi’ne canla başla sarılmaları gerekiyor. Ama onlar ne yapıyor. ”Hay Allah yine Saadet haklı çıktı” diyorlar. Yanlışa bir kez daha var gücüyle sarılıyorlar. Son 10 yılda 171 milyar dolarlık bütçe açığı verildi. Özelleştirme adı altında elde avuçta ne varsa satıldı ve elde edilen gelir ise son Boğaz köprüleri ve otoyol satışıyla 41 milyar dolar oldu. Bu satış, açığın ancak yüzde 23’ünü karşılayabildi. Bu durumda ne yapması gerekiyor, Saadet Partisi’nden giden klavye mücahitlerinin, Saadet Partisi’ne geri dönüp, canla başla çalışmaları gerekiyor. Ama onlar ne yapıyorlar. Yanlışlıklar içinde yüzen liderine biat ediyorlar. (Rabbim sen Müslümanları bu yanlıştan koru)
Yanlışta ısrar etmenin bedeli, ülkemize gerçekten pahalıya mal oldu. Sadece yolsuzluk ve rüşvet parası olarak ifade edilen rakam 87 Milyar Euro, yeni parayla çeyrek trilyon, eski parayla 250 katrilyon para. Faiz lobisine giden paradan bahsetmiyorum. Ülkenin milli değerlerinin yabancılara satılmasını da gündeme almıyorum. Özal ile kapitalist sistemin ülkemize gelmesi sağlandı, AKP ile de bütün kazanımların yabancıların eline geçtiğinden hiç söz etmiyorum. AKP-Cemaat evliliği, İslam’ı anlayışımızı bitirdi. Ilımlı hale getirdi, Protestan İslam’ın öncüsü oldular. Bunların bir oyunu varsa, Rabbimin de bir oyunu olduğunu unuttular. Bundan dolayıdır ki, birbirine düştüler. Unuttular, Allah mühlet verir ihmal etmez, on yıl mühlet verdi, ama ihmal etmedi. Başbakan twitteri kapattı, o yetmedi youtube’u da kapattı. Neden Madem sana karşı bir yanlış var ver mahkemeye, haklıysan aklanırsın. “Yok! Ben sandıkta aklanacağım” diyorsan, bunun bir mantığı yok! Sandık aklanma yeri değildir. Aklanacaksan, bağımsız mahkemeler önünde aklanmalısın. ”Mahkemeler bağımsız değil!” kusura bakmayacaksın, on yılda hukukun üstünlüğünü kuramamışsan, hala üstünlerin hukuku geçerliyse, bundan sonra yapacak hiçbir şeyin yoktur.
EY ESKİ MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER, SAADET PARTİLİLER! On yıldır uykudasın, bir on yıl daha uyuman demek, ahiretini kaybetmen demek. Bunu hâlâ anlamadın mı Amerika’nın Graham Fuller projesinin oyununa gelme! Oyunu bozacak olan sensin. Sen oyunu bozmazsan, birileri ülkemizin huzurunu bozacak. Hâlâ anlamadın mı Bugün bir istiklal savaşından söz ediliyorsa, bunu kazanmanın tek bir yolu vardır. Saadet Partisi saflarına dönmen ve yerini almandır. Seni kurtaracak olanda budur. Nefsini bir kenara bırakarak, gel eski yuvana geri dön, Dön ki, evler şenlensin! Düğün dernek kurulsun! Davullar çalınsın, Saadet’in düğünü olsun!
ERBAKAN HOCA DİYOR Kİ:
Milli Görüş; bu milletin inancıdır, tarihidir, kimliğidir, ruh köküdür.
Milli Görüş çağdaş bir medeniyet projesidir.
Milli Görüş hayra motor, şerre fren olmaktır.
Herkes Milli Görüşçü’dür ama farkında değildir.
Bir milletin güçlü olması için, evlatlarının bir yandan ilim öğrenmesi bir yandan nefis terbiyesi yapması öbür taraftan da cihat etmesi lazım gelir.
Bir ülkenin en büyük gücü, tankı, topu parası değil; imanlı ve inançlı evlatlarıdır.
Biz seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz.
Fakir fukarayı düşünmek bir Müslüman olarak vazifemizdir. Fakir fukaranın fakir fukaralıktan kurtulmasını temin etmedir vazifemiz. Bunu temin etmek için Adil Düzen gerekir. Bir yandan tek bir ümmet olduğumuzu dikkate alarak, İslam Birliğini bir an evvel kurmamız gerektiğini idrak etmemiz lazım, Fakir fukaranın yoksulluktan kurtulması için faizci kapitalist nizamdan adil düzene geçmemiz lazım geldiğini idrak etmemiz lazım
ERBAKAN HOCA BUNLARI SÖYLÜYOR. SİZ NE SÖYLÜYORSUNUZ