Batılının birçoğunun ahiret inancı yoktur, bir kısmının
da ahiret inancı yanlıştır.
Yanlışlığının en çarpıcı örneklerinden biri, Beyaz
Saray da stajyer kızla zina eden Amerika Cumhurbaşkanı Bill Clinton, bu olayın
ardından kırk tane papazı Beyaz Saray a çağırarak papazlar tarafından
günahlarının sıfırlanması olayıdır.
Her kilisede günah çıkartma yerinin olması da bu yanlışın
varlığını ve devam ettiğini gösterir.
Amerikan filmlerinde, cinayet ve hıyanetlerin her
türlüsünü yapan çetelerin kiliseye yüklü para vererek kendilerini
afvettirmeleri de yanlışın yayılmasıdır.
İslam da ise Allah tan başka hiçbir kişi veya kurumun
hiçbir insanı afvetme yetkisi yoktur.
Suç işleyenin kendisi önce pişmanlığını Allah a arz edecek
ve eğer suçu insanlara karşı işlemişse onlara haklarını iade ederek
helalleşecek ve ondan sonra Allah tan yanan yürekle af talebinde bulunacak.
İnançta yanlışlık hayatta yaptıklarının da yanlış
olmasını sağlıyor.
Humeyni ile Saddam arasında başlattıkları harpten bu yana
öldürülen Müslüman sayısı neredeyse beş milyona yaklaştı.
Libya, Yemen, Mısır da öldürülenler bu rakamlara dâhil
değildir.
Bir tarafta yüreği ve bileği sağlam yiğitlerimizi tespit
edip yok ederlerken öbür tarafta yüreği ve ilmi sağlam olan İslam âlimlerini
mahkeme kararlarıyla yok ediyorlar.
Sen, 1970 yılında şu suçu islemiştin diyor kukla
hâkimler.
Mısır, Bangladeş, Yemen, Libya, Tunus, Afganistan, Irak,
Suriye de ilk işi bitirilenler yüreği ve ilmi sağlam olan hocalar olmuştur ve
bu olay fazla gündeme getirilmemektedir.
Batılının anlamadığı ve ileride de anlama imkânının
olmadığı budur.
İslam âlimlerini öldürmekle bu işin biteceğini
sanmalarıdır.
Bir kere şu bilinsin ki İslam imanına göre ecel bir
saniyeliğine öne alınamaz, bir saniye geciktirilemez.
İdam edilen, evi yakılan veya bombalanan, kurşunla
öldürülen her insanın eceli gelenleri ölür, eceli gelmeyenlere bir bahane
bulunur ve kurtulur.
Batılı ise bu âlimin veya mücahidin şehit olarak ahirete
gitmesine yardımcı olur biiir.
Aynı zamanda o şehit olan Müslümanın kanı, geride
kalanların yumuşak demirlerine su olur ve onları çelikleştirir ikiii.
Kanı ve imanından başka sermayesi olmayan Müslüman,
cenneti de namlunun deliğinden gördükten sonra onu yeryüzünde durduracak güç
yoktur.