“Buradan ilan ediyorum, Türkiye’yi bölenlerin iktidarını yıkacağız. Türkiye’yi birleştirenlerin iktidarını kuracağız. Tayyip Erdoğanların, Abdullah Güllerin, Fethullah Gülenlerin iktidarını, hepsini birden yıkacağız. Kınından çıkmış bir kılıç gibiyiz. Hazırız. Görevlere hazırız»
Bu sözlerin sahibi Doğu Perinçek. 10. 03. 2014 tarihinde Silivri Cezaevinden çıkışta söylüyor bunları.
Dahası var: “Şimdi Ergenekon’dan çıkıyoruz. Cemaatlerin, tarikatların kökünü kazıyacağız. Cumhuriyet’i ayağa kaldıracağız” bu sözler de ona ait.
Şimdilerde ise, söylem ve eylem olarak tam tersi bir noktada duruyor Bay Perinçek. Doğu Peri›nçek›in bütün söylediklerini buraya sığdırmak imkânsız. Ama şu kadarını söyleyelim; iktidarın Suriye ve Almanya politikaları hariç, hemen hemen bütün politikalarını onaylıyor. Onaylamakla da kalmıyor, Allah-u âlem hükümete tetikçilik de yapıyor.
İşte, bu görüşümüzü doğrulayan yeni ifadeleri:
«15 Temmuz 2016 günü ABD emperyalizminin FETÖ gladyosunu ateşe sürerek tezgâhladığı darbe ordu + millet dayanışmasıyla ezildi.»
Perinçek devam ediyor:
«Arkamızda olanlar ve önümüzdeki süreç, yaşadığımız dönemi özetliyor. Türkiye Vatan Savaşı veriyor.» Ve şu cümlelerle devam ediyor yazısına. «Bizim sivri akıllılarımız, nerdeyse bütün dünyanın mevzilendiği bu savaşa, hâlâ “Tayyip Erdoğan’ın saray savaşı” diyebiliyor. Sivri akıl da denemez bu hâle.» 07. 07. 2017 Aydınlık Gazetesi)
Evet, çevremizde cereyan eden can sıkıcı bir sürü hadise yaşanıyor; suçluyla suçsuzu ayırt etmeden hepsi aynı kefeye konulabiliyor. İşte, bu yaşananlara bakarak da kendi vicdani yargımızı vermemiz mümkün:
«#Yaman çelişki»
Bu, durumu tam ifade ediyor.
Av. Mustafa Yaman Kardeşimin «FETÖ» davasından tutuklanması failin adresini ele vermektedir.
Yani demem odur ki; Sayın Erdoğan Başbakanlığı döneminde ortaya çıkan Ergenekon tutuklamalarını savundu ve her şey kendi kontrolündeymiş imajı verdi. Sonra tam tersi bir davranış içerisine girdi.
Bütün bu yaşananlara bakarak diyebiliriz ki; Ergenekon operasyonunu yapan da kendisi değildi, şimdiki FETÖ operasyonunu yapan da. O halde bu operasyon kuvvetle muhtemeldir ki; Ergenekon operasyonunu yürüten FETÖ›ydü, FETÖ operasyonunu yürüten de Perinçek.
Şimdi, AK Parti içindeki iyi niyetli insanlara bir çift söz söylememiz gerekiyor; gelin, yanlışla doğruyu aynı kefeye koymayalım; bazı subayların tutuklanmasının yanlış olduğunu söylediğimizde Ergenekonculukla suçlandık; Suriye politikasını eleştirdiğimizde Esed›cilikle itham edildik. Bu yanlışlığa bir son verin lütfen!
Bu #yaman çelişki”yi ortadan kaldırmakta sizin göreviniz. Mustafa Yaman özgürlüğüne kavuşmadan ve itibarı iade edilmeden hiçbir şey yapılmış sayılmayacaktır.
Yanlışa yanlış demek fazilettir. Velev ki desteklediğimiz insanlar yapış olsalar da... Kim, ne derse desin; Biz, doğruya doğru diyelim ve doğrunun yanında olalım; yanlışa da yanlış diyelim ve karşısında olalım. Bu duruşumuzdan asla vazgeçmeyelim.
Perinçek›in ifadeleri içerisindeki doğruları tespit etmek de aklın gereğidir. Bizim ortaya koymak istediğimiz; iki duruş arasındaki çelişkidir. Bu çelişki uygulamalara da yansıyor. Çelişki mi, planlı bir atraksiyon mu, onu bulup ortaya çıkarmak ve gereğini yapmak da mesul makamda bulunanların görevi.
Burada, kim, kimin tarafına geçti sorusunu aydınlatmak çok önemli. Bahçeli ile Perinçek›i aynı safta buluşturan tılsımı ortaya çıkarmanın önemi çok büyük. Bir o kadar daha önemli olan ise; Mustafa Yaman kardeşime uygulanan haksızlığın giderilmesidir.