YÜKSELİRKEN, yanından geçtiğin insanlara iyi davran.
Çünkü dönüşte yine onların yanından geçeceksin demişler.
Kırk yıllık dostlarımı ziyaret ediyorum. Babamın
dostlarını ziyaret ediyorum. Annemin çok değerli komşularının gönlünü alıyorum.
Rabbime çok şükür ki yanına varmaktan utanacağım,
suçluluk hissi duyacağım bir tanıdığım yok.
Örnek alınacak işler yapan dostlarım var.
Emekli olduktan sonra evinin bir odasını sınıf yapıp
Kur an dersleri veren dostlarım var.
Her gün sigara parası olan on liraya, posta treninden bilet alıp üç saat boyu,
trenin makinistinden başlayıp bütün vagonlardaki yolculara ilmihal bilgileri
verdikten sonra inip tekrar on liralık bilet aldıktan sonra yolculara ilmihal
bilgileri vererek evine dönen öğretmen emeklisi dostum var.
Ben siyaset miyaset bilmem. Bu konuları konuşmam da. Ben
mahallenin çocuklarına Kur an okumasını öğretmeye devam ederim; Erbakan hocanın
partisine oyumu veririm, gerisine karışmam diyen aslında siyasetin alasını
yapan tanıdıklarım var.
Sigortası ve sendikası olmadan her gün ayrı işyerlerinde
çalışmak üzere işçilere çavuşluk yaparken kendisi de çalışan ve dinlenme
esnasında dini bilgiler vererek ahiretimizi sigorta edelim diye çalışan
dostlarım var.
Görevinin başına her gün yarım saat önce gelen ve bu
yarım saat içinde mesai arkadaşlarıyla Kur an tefsiri okuyan eli öpülecek
arkadaşlarım var.
Hocam, biz
bunları niçin görmeyiz demeyin. Siz de görüyorsunuz. Ancak bize en çok faydası
olan ve onsuz yaşayamayacağımız havayı günde kaç defa hatırlarsınız
İyililer fazla görülmez. Her gün yüzünüze gülen dostunuzu
değil, senede bir defa sırıtan tanıdığınız için Ne kadar güler yüzlü adam
diyorsunuz.
Senede bir defa mükellef bir sofra hazırlayıp misafir
ağırlayan insana Çok cömert deniyor da, her gün evinde misafiri olana bir şey
denmiyor.
Gittiğiniz her yerde, güzel işler yapan insanları görün
ve o gördüklerinizi mutlaka yazın veya anlatın.
Böylece iyiliklerin yayılmasına yardım etmiş olursunuz.