Esnaf olmak çok zor bir iştir. Sürekli esnaf kalmak ise daha zor bir işi başarmak demektir. Sürekli doğru söylemek, bırakın faizi fahiş fiyatı dahi ilkesel olarak kabul etmemek. Esnaflarla pazarlık yapılmaz zira herhangi bir mala verdikleri ilk fiyatla verecekleri son fiyatları arasında hemen hemen hiç fark yoktur. Esnaf mal tedarikçisi ayakta kalsın yahut bayramda mal tedarikçisinin evine para girsin diye sırf bu yüzden sipariş verir. Esnaf için söz senettir. Sözü senet olanın hatırı devlet hatırından öncedir. Bu tür esnaflar birbirini tanır. Birbirine dua eder. Neresi olursa olsun birbirine selam eder ve birbirine hal hatır sorar. Dedim ya esnaflık zordur diye çünkü esnaflık bir ahlaktır ve ahlak zor kazanılır. Bu tür esnafların bir aile geleneği oluşturamaması ne acı. Bu esnaflık aile geleneği oluşursa kemale erer.
Geçenlerde memleketim olan Sürmene’den çok kıymet verdiğim bir esnaf büyüğüm telefon etti. Kendisi sürekli okuyucumdur. Aslında memlekete gittiğimizde dertleştiğim muhabbet edebildiğim üç beş büyükten birisi. Birisi Konfeksiyoncu Kasım Ağabey, Birisi elinde ve yanında büyüdüğümüz Keser ve Nalburcu Numan Dayı, birisi siyasi olarak bize muhalif olsa da ev araç gereçleri satan Bayram ağabey. Bildiğiniz Anadolu insanı bu ağabeyler. En çok hoşumuza giden ise Bayram ağabeyi siyasi konular da kızdırmak ama her kızdırmanın sonu kucaklaşma ile biter istisnasız. Bir de yediğimiz eski kaşar ve Trabzon ekmeğini unutmamak lazım. Ekmeğin alındığı yerde 15 yıldır değişmez zira oda esnaftır. Onun için derim ki Anadolu insan yetim kalmaz herkes dostu herkes ağabey herkes babadır.
Derdimiz esnaf ağabeyleri anlatmak değil derdimiz Anadolu’nun temiz yörelerinde oluşan algıları anlatmak. Geçen fakiri arayan büyüğüm direkt olarak iki soru sordu: “Birincisi Karamollaoğlu’nun kravatında haç işareti varmış” dedi. İkinci sorusu ise; “Saadet ile devam ediyoruz mu? ne diyorsun hoca” oldu. Bu yazıda bu ve buna benzer oluşan sorulara cevap vereceğim.
Temel bey kendisi her ne kadar saklasa da Mehmet Zahit Efendi’nin dervişidir. Mehmet Zahit Efendi’nin kim olduğunu bilmemek sanırım mümkün değil. Bakınız her kim ki Mehmet Zahit Efendi’nin dervişidir bilin ki samimi bir mümin, gönlü geniş bir er kişi, ötekisi olmayan ufku ülkeler aşan bir zihnin sahibidir. Rahmetli Hocam, Temel Bey, Yılmaz Bayat Bey, Rahmetli Muammer Dolmacı ağabey ve diğerleri… Bu grubun en önemli özelliği affetmeleri ve sürekli iyiyi hedeflemeleridir.
Kürsülerden doğduğu bölge ve memleket gereği başka dinlerden olan insanların hidayetine vesile olmanın verdiği mutluluğu anlatan Hoca Efendiler; ne kendilerinin ne de babalarının daha haritada yerini bilmezken İngiltere de okuyup ve bir İngiltere vatandaşı ile evlenen ve Müslüman olmasına bir şekilde vesile kılınan bir insana hakaret etmeleri bunu gündeme getirmelerine ne demeliyiz. Ben söyleyeyim. Kimse kusura kalmasın BU KASITLI YAPILIYOR İSE ŞEREFSİZLİKTİR.
İngiltere’den rahatsız olan arkadaşlara ben de katılıyorum. Ancak son bir yıldır liderlerinin İngiltere’ye kaç kere gittiğini kraliçe tarafından bizzat nasıl karşılandığını ve bu karşılanmanın İngiliz devletinde ne anlam ifade ettiğini araştırmaları lazım. Ekonomi yönetimin her hafta İngiltere’yi nasıl mesken tuttuklarını eleştirmelerini tavsiye ederim. Aramızda bir İngiliz var ise onun kim olduğunu bilmek zor olmasa gerek.
Gelelim ittifak meselesine!!!
İttifak artık ülkenin kaderidir. Öyle ya da böyle ittifak yapmak zorundasınız kim olursanız olun. Ancak burada kasıt neden CUMHUR İTTİFAKI’nda değil de MİLLET İTTİFAKI’nda yer alındığı meselesi sanırım.
Saadet Partisi için AK Parti’nin durumu nettir. Bunu hala anlamamış arkadaşlar bıraksın bu işleri fındık toplasın. AK Parti bir projedir. Bu iddia en üst seviye de onlarca kez lideri tarafından dile getirilmiştir. Şimdi lideri ile sadece kan bağı olanlar öte de beride konuşsun. Yazma dediler ama yazayım. Mesele kan bağı değil mesele fikir bağıdır. Saadet Partisi’nin yapmış olduğu ittifakı çeşitli suni gerekçeler ile eleştirmeye çalışanlar lütfen Erbakan Hoca’nın yapmış olduğu ittifakları incelesinler. Lütfen yapmaya çalıştığı ancak başaramadığı ittifak girişimlerine baksınlar. Saadet Partisi yüzde kaç oy alırsa alsın bu seçimin galibidir. Zira Millet İttifak’ını kurdurarak büyük bir oyunu bozmuştur. Dikkat edin biz ittifaka girmedik. İttifakı biz kurduk. Bu yüzden ittifak teklifimizi karşılıksız bırakmayan diğer partilere teşekkür ediyoruz.
Öyle bir başaralı hamlede bulunduk ki ittifak yasası iptal edilebilir. Yakın bir gelecekte meseleyi Anayasa Mahkemesi görüşecek. İptal kararı çıkarsa şaşırmam. Zira iktidar meclisi kaybetti.