Yalanınız batsın!

Abone Ol

Ne diyordu Üstad Necip Fazıl Kısakürek; "Allah ın on pulunu bekleyedursun on kul / Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul / Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa / Yaşasın kefenimin kefili karaborsa"

Zaman zaman farklı ekonomik sivil toplum örgütlerinin, sendikaların medyaya yansıyan geçinme standartlarını okuruz. Bu araştırmalara göre, dört kişilik bir ailenin ülkemizdeki geçim standardı 2 bin 150 YTL, fakirlik sınırı ise 900 YTL olarak takdim edilir Takdim edilir edilmesine de, asgari ücretin 450 YTL olduğu ülkemizde, bu sınırlara insanların nasıl ulaşabildikleri, nasıl geçinebildikleri, hatta nasıl yaşadıkları ise kelimenin tam anlamıyla bir muammadır. Bir hafta önce, davul zurna eşliğinde Türkiye nin ekonomik tablosunu değiştiren acayip rakamlar açıklandı. İlk duyduğunuzda insanın içini ısıtan bu rakamlara göre, Türkiye nin ekonomisi 2006 yılında yüzde 6 oranında büyümüş ve de kişi başına düşen milli gelirimiz de 5 bin 450 dolara ulaşmış Breh, breh!... Sürekli aynı şeyleri söylüyorum. Bendeniz gazetemizin ilan servisinin sektör ve bölge eklerinin editörlüğü dolayısıyla sürekli piyasaları dolaşıyorum. Piyasa aktörleriyle çok yakın temas halindeyim Onların dertlerini, sıkıntılarını, hükümetten beklentilerini not alıp, röportajlar yapıyorum. Şu ana kadar ekonominin çok iyi olduğunu, en azından kendi paylarına düşen ekonominin harika olduğunu söyleyen bir Allah ın kuluna rastlamadım. Piyasalar tıkanmış durumda Para yok, pul yok Çekler dönüyor, senetler protesto oluyor

Piyasalar, 8 aylık çekleri bile nakit kabul ediyor. Kendisiyle röportaj yaptığımız bir inşaatçı demişti ki, "Eskiden nakit borçlar ödenmezken piyasaya kötü diyorduk, şimdi çekler de ödenmez oldu. Vallahi ne yapacağımızı sapıttık" DİE nin açıkladığı rakamlarda İşsizlik yüzde 11 seviyesinde. Biz bu veriye elbette inanmıyoruz. Türkiye de gizli işsizliğin yüzde 20 lerin üzerinde olduğunu düşünüyoruz. İşsizlik artarken, sokaklar kapkaçtan, hırsızlıktan, gasptan yaşanmaz bir hale dönüşmüşken ekonomi nasıl büyüyor Acaba diyoruz, işverenlerimiz, işletmelerimiz, sanayacilerimiz işyerlerinde tam otomatik çalışan robotlara mı dönüş yaptı Yoksa, bu işletmelerde uzaylılar-zuzaylılar mı çalıştırılıyor Kim çalışıyor, kim büyütüyor arkadaş bu ekonomiyi

Kişi başına düşen milli gelir ise 5 bin 450 doları bulmuş Hadi, Büyükşehirlerde, İstanbul da insanlar en azından karın gurultularını bastıracak üç kuruşluk da olsa bir iş bulabiliyorlar. Peki Güneydoğulu, Doğulu, ekmeğin artık aslanın bağırsaklarında gezindiği bölgelerde yaşayan vatandaşlarımız yarın bir gün Ankara nın göbeğinde "Satarım, göbek atarım" diyen paranın patronu Maliye Bakanı nın yakasına yapışıp, "Verin bakalım bizim payımıza düşen 5 bin 450 dolarlık gelirimizi" deseler, haksız mı olacaklar Kimse kimseyi kandırmasın!... Ekonomi rakamlar bilimidir Ama, açıklanan rakamlar toplumda hiçbir olumlu dönüşüm yapmıyorsa, orada insanların kandırıldığı bir zemin vardır. Hiç kimse gözümüzün içine baka baka yalan söylemesin! Hiç kimse masa başında rakamlarla oynamasın!

Açıkça söyleyin: Bu işi AB ciler, "Bize bir adım daha yaklaştınız" desinler diye uydurduk. Biz de inanalım!