Bir kez daha ABD’ye güven olmayacağı, olamayacağı belli oldu!
Bir yandan güya ‘görüşmeler’ yapılırken öte yandan tüm dünyanın gözünün içine baka baka Orta Doğu’ya yeni savaş uçakları sevketmenin manası nedir?
Bir yandan ‘barış ve anlaşma nutukları’ atarken öte yandan bölgeye yeni yeni silah ve mühimmatlar sevk etmenin anlamı ne ola ki!
Bir yandan Pakistan’a ‘barış elçileri’ yollarken öte yandan el altından ve de saman altından su yürütmeler de neyin nesi!
Bir yandan ‘Nobel Barış Ödülü’ne adaylık açıklamaları yaparak, “Ödül aslında benim hakkım, bakın kaç yerde savaş durdurdum!” diyeceksin, öte yanda tüm Orta Doğu bölgesini ateşe vereceksin!
Bu arada dünya diken üzerinde!
Bu arada küresel ekonomi dar yollarda!
Bu arada fakir daha fakir, zengin daha zengin olmaya devam ediyor!
Bu arada dünyanın dengesi şaşmayı sürdürüyor!
Bu arada zaten bozuk olan gelir dağılımı iyice zıvanadan çıkmış durumda!
***
Nerede kaldı verdiğin sözler, diplomatik girişimler?
Kimse de kalkıp şunu söylemiyor, şunu demiyor;
- “Yahu sen nasıl bir haydutsun ki dün dediğin bugünü tutmuyor! Haydutların bile kendi içinde bir ahlakı vardır! Dünyanın dengesini bu derece bozmaya hakkın yok! Defol bu Müslüman beldeden! Git kendi çöplüğünde ne yaparsan yap!”
***
Haa, bu arada Grönland’dan bir haber var mı?
Haa, bu arada Panama’dan bir haber var mı?
Haa, bu arada “Bizim bir eyaletimiz olmalı!” dediği Kanada’dan bir haber var mı?
Haa, bu arada Venezuela’ya yaptıklarını acaba Küba’ya yapabilecek mi bu Sarı Kovboy!
Venezuela’nın petrolüne çöktü, ABD!
Peki, ama Venezuela’ya çökerken ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu yatağından kaçırırken gerekçe gösterdiği, tüm dünyayı zehirleyen, gençleri bataklara sürükleyen ‘uyuşturucu’ meselesi ne oldu, sahi?
Maduro yatağından eşi ile birlikte ABD tarafından kaçırılıp Venezuela’nın petrolüne, doğal kaynaklarına el konulduktan sonra ‘uyuşturucu’ ile mücadeleden söz eden var mı? Nerede o Sarı Kovboy, sahi?
***
Kısacası, yalan üzerine yalan, dolan üzerine dolan!
ÖZGÜRLÜK PROJESİ Mİ, KARANLIK KORİDOR MU?
ABD Başkanı Donald Trump, nam-ı diğer Sarı Kovboy, diğer adıyla haydut…
Geçtiğimiz günlerde bir yıkıcı adım daha attı;
Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve bölgedeki siyasi krizle bağı bulunmayan güya 'tarafsız' ülkelere ait gemiler için bir koridor açacaklarını duyurdu…
Operasyonun adını da “Özgürlük Projesi” koydu!
Bu adımın gerçekte özgürlükle nasıl bir ilgisi olabilir?
İsim güzel, isim yakışıklı, isim algılarla donatılmış bir yapıda…
Ama hemen arka planına baktığımızda…
Ama hemen birazcık niyetin ne olduğuna baktığımızda…
Ama hemen bu adımın neden atıldığına şöyle bir göz attığımızda…
Bölgeye sevk edilen yeni savaş enstrümanlarını da dikkate aldığımızda…
Bu adımın “Özgürlük Projesi” değil tam da bir “Karanlık Proje” olduğu net olarak ortaya çıkıyor!
***
Bir kere binlerce kilometre öteden buralara gelip Özgürlük Projesi adımını atmak senin neyine!
Sen bugüne kadar “demokrasi getireceğim” diyerek müdahale ettiğin hangi ülkeye demokrasi getirdin ki be hey Amerika!
Sen bugüne kadar “özgürlük getireceğim” diyerek müdahale ettiğin hangi ülkeye özgürlük sağladın ki be hey Amerika!
Sen bugüne kadar “zengin olacaksınız” diyerek müdahale ettiğin hangi ülkeye refah getirdin ki be hey Amerika!
HIDRELLEZ…
İçinde bulunduğumuz günler Hıdrellez günleri…
Söz konusu günde (miladi 6 Mayıs) Hızır ve İlyas (A.S.) buluşarak sohbet ederler ve bugünlerde vakitlerini Allah yolunda olmanın ve birlikteliklerinin verdiği sevinçle kuvvet bulurlardı.
Hızır’ın (A.S.) Allah’ın lütfu ile dolaştığı yerde yeşillikler çıkar ve çorak yerler çiçeklere bezenirdi.
İşte bu olaya dayanarak, halk zamanla bugünlerde buluşup Hızır ve İlyas’ın (A.S.) geleneğini sürdürmek amacıyla özel anma ve dua günleri tertip ettiler.
Ancak bu zamanla aslî hüviyetinden çıkarılarak günümüzde olan şekliyle Hıdrellez adını almıştır.
Hâlihazırda kullanılan manası ise şöyle:
* “İnsanların kıştan kurtuluşlarının bir işareti ve bahar güneşinden faydalanma, piknik yapma, stres atma, eğlenme, nişan, düğün, sünnet törenleri tertip etme, uğursuzlukları giderme, adak adama, dilekte bulunma gibi düşünceleri gerçekleştirme amacıyla gelenekselleşen "bahar bayramı…"
Hızır, Hıdır yahut Hadır Arapça bir kelime olup, yeşillik manasına gelmektedir.
İslâm âlimlerinin çoğuna göre Kur’an-ı Kerim’de Kehf Suresi’nde (Kehf Suresi: 60-82) geçen Salih Adam Kıssası’ndan Hızır’ın (A.S.) anlaşıldığı ve onun Peygamber olduğu görüşü müfessirlerin bazılarının tercih ettiği bir görüştür.
Ancak bazı âlimler Hızır’ın (A.S.) Nebi değil Veli olduğu görüşündedir.
Ebu Hureyre’den (R.A.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (S.A.V.), Hızır’a (A.S.) Hızır denmesinin sebebini izah ederken: "Hızır, otsuz kuru bir yere oturduğunda ansızın o otsuz yer yeşillenerek hemen dalgalanırdı!" buyurmuştur.
İlyas (A.S.), İsrailoğulları peygamberlerinden olup Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen ve Tevrat’ta "Elia" diye zikrolunan peygamberdir…
M.Ö. IX. asırda yaşadığı ve daha sonra zamanın hükümdarları ile çok mücadele ettiği, çoğu zaman mağaralarda yaşadığı kaydedilmektedir.
***
Ezcümle;
Baharın müjdecisi olarak kabul edilen Hıdrellez…
Her yıl büyük bir coşku ve heyecanla kutlanıyor…
Anadolu’nun kadim geleneklerinden biridir, Hıdrellez…
Bu özel gün, tabiatın canlanmasını, bolluk ve bereketin gelişini simgeliyor…
---