Yalakalığın tarihi (1)

Abone Ol

Rivayete göre bir vezirin vazgeçemediği bir yalakası

varmış. Menfaat elde edebilmek için sürekli yalakalık yapar veziri memnun

etmeye çalışırmış. Bir öğle vakti sofraya oturmuşlar, yemekte patlıcan varmış.

Vezir, patlıcan ne kadar harika bir ürün demiş. Vezirin bu sözünü işiten yalaka

çok doğru efendim, patlıcandan musakka, imambayıldı, karnıyarık, kebap salata

gibi birçok yemek olur çok haklısınız demiş. Aradan zaman geçmiş patlıcan

iyice bollaşmış ve hemen her gün sofradaki yerini almaya başlamış. Padişah

sofraya bakmış ve bıktım şu patlıcandan, her sofrada önümüze çıkıyor demiş.

Yalaka hemen vezire yaklaşmış ve gerçekten haklısınız, her gün de patlıcan

olur mu zaten tadı yok tuzu yok, berbat bir ürün demiş. Yalakanın bu

ifadelerine şahit olan bir kişi ne oldu geçen gün patlıcanı öve öve

bitiremediydin, şimdi niye aksini söylüyorsun demiş. Yalaka adama dönmüş ve

bana bak ben patlıcanın değil vezirin yalakasıyım demiş. Günümüzde bu

hikâyenin benzerleri ile o kadar sık karşılaşıyoruz ki, gördüklerimiz

duyduklarımız bizi temkinli olmaya itiyor. İnsanlarımız küçük bir menfaat elde

edebilmek için kılıktan kılığa giriyorlar. Maddi gücü elinde tutan kimselerin

etrafında hemen bir halka oluşuveriyor. Bu kişilerin en bilinen özelliği ortama

göre hareket edebilmeleridir. Yalakalığı karakter haline getirmiş kişiler

inanmadıkları bir şeye yeri gelir inandık derler, kabul ettikleri bir şeyi yeri

gelir inkâr ederler. Ortama göre uyum sağlar ve sürekli yön değiştirirler.

Doğruları yoktur, güçlü kabul ettikleri kimselerin doğruları onların da

doğruları sayılır. Vefalı değillerdir, peşinde sürüklendikleri kişi zayıf

düştüğünde hemen terk eder ve kendilerine başka bir mecra ararlar. Aslonan

onların çıkarlarıdır, dostluk, sadakat, vefa gibi değerlerin onlar için bir

önemi yoktur.

Yalakalık kapitalist insanın karakteridir. Kapitalist

karaktere sahip kişi kendisine fayda getireceğine inandığı kimselerin yakınında

yer alır ve bu kişilerin gözlerine girebilmek için sürekli rol yapar. Özellikle

siyasilerin etrafında pervane olmuş ve çıkar hesapları yapan yalakalar

görürsünüz. Onlar sürekli çıkar hesapları yaparlar ve doğru yanlış demeden

menfaat umdukları kişileri pohpohlamaya devam ederler. Fakat durumlarının

farkında dahi değillerdir.

Bir ülkede dalkavukluğun sağladığı çıkar dürüstlüğün sağladığı

çıkardan daha verimli olursa o ülke batar (MONTESQUIEU)