Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Allah bize Kur’an’ı iş olsun diye göndermemiştir. Kur’an; fert ve toplumları hayra, adalete, güzel ahlaka, helale, marufa, özendirip yönlendirirken, şerden, zulümden, kötü ahlaktan, çirkinliklerden, haramdan ve münkerden sakındırır. Sakındırdığı kötülüklerin başında Yahudileşmek gelir. Nedir, Kur’an’ın sakındırdığı Yahudileşmek? Yahudileşmek; Allah’a verilmiş olunan ahdi, sözü bozmaktır, maymunlaşmaktır, İslam’a kör ve sağır kesilmektir, Allah’tan başka ilahlara inanmak ve onları Allah’tan güçlü görmektir. Allah’a güvenmemektir.
Altından yapılmış buzağılara tapmaktır. İslam nimetine ve nimetlerin her çeşidine nankörlük etmektir. Adil bir düzen kurmak için yapılan cihattan kaçmak, ölümden korkmaktır. Fesat ve bozgunculuk yapmaktır. Kur’an’ın hükümlerini ciddiye almamak, Kur’an’la yönetmekten kaçınmaktır. “Gözümüzle görmeden inanmayız” diyerek materyalizme sapmaktır. İman ettikten sonra, inkâra sapmaktır. Kur’an’ı ve hükümlerini etkisiz hale getirmek için kavram kirliliği meydana getirmektir. Hakka batıl karıştırmaktır. Dünyayı ahirete tercih etmektir. Şuurlu İslam’ı ABD ve İsrail ürünü ılımlı İslam’la değiştirmektir. Zulümde sınır tanımamaktır. Yalanı bir silah olarak kullanmak, sürekli yalana kulak vermek, kutuplaşmayı, savaşı ve fitneyi körüklemektir. Firavunlaşan ABD’nin işbirlikçisi olmaktır. Rüşvet alıp vermek, faiz yemek, batıl yollarla insanların mallarını gasbetmektir. Cimrilik ve zalimlikten sakınmamaktır. Müslümanlardanmış gibi gözüküp, münafıklık yapmaktır. Müminlerin aleyhine ABD ve İsrail ile dostluk kurmaktır. Antlaşmalara uymamak, sürekli hainlik peşinde koşmaktır. Allah'ın rahmetinden kovulmayı, gazabına uğramayı ciddiye almamaktır. Yahudileşmek; ırkçılığa ve taassuba, üstün ırk inancına yönelmektir. Kimde bu ve benzeri sıfatlar var ise o Yahudileşmiştir, demektir.
BUGÜN BİZ
Bugün biz Müslümanlar; Kur’an ve hükümlerini ciddiye almayan, inkârcı Siyonist Yahudilerin, icat ettiği sahte ilahlardan Allah’tan korkar gibi, korkar hale geldik. Verilen görüntü; sanki Müslümanlar, İsrail Oğullarının olumsuzluklarla dolu tarihinin ve geleneklerinin mirasçısı gibidir. Mesela Bakara 85: “Yoksa siz, Kitab’ın bir kısmına inanıyorsunuz da, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası, dünya hayatında zillettir. Kıyamet gününde ise en ağır cezaya çarpılacaklar. Allah, işlediğiniz amellerden gafil değildir.” Bu ayette sorulan sorunun muhatabı olan sayılamayacak kadar mangalda kül bırakmayan adı Müslüman insan vardır. Yine Tevrat’ı bildiği halde, onun emirlerini yerine getirmeyen bilginleri kitap yüklü merkeplere benzeten Kur’an’ı okurken, ister istemez Kur’an’a ve hükümlerine inandığını söylediği halde Yahudiler gibi yapan Kur’an yüklü merkeplerin ortalıkta dolaştığını düşünmeden edemiyoruz. İsrail Oğulları ile bizim aramızdaki en büyük fark, onlar “işittik ve isyan ettik” karakterine bürünürken, biz samimi Müslümanlar olarak “işittik ve itaat ettik” duruşuna sahip olmamızdır. Eğer bizler, Kur’an’ı dinlediğimiz halde, ahkâmını ciddiye almaz, rahatlıkla faiz yer, içki içer, kumar oynar, zina eder isek, o zaman Yahudileşmişiz demektir.
Bugün, Gazze’de soykırım yapan lanetlenmiş zalim İsrail ve lideri Netanyahu, günümüz Müslüman topluluklarının kendilerine benzediğini çok iyi bildiklerinden, direnen bir avuç Müslüman’ı yok etmek için çok rahat katliam yapabiliyorlar. Türkiye ve Mısır bir araya gelse, sadece bu iki ülke, Gazze’deki soykırımı kısa bir sürede bitirme imkânlarına sahipken, bunu neden yapmazlar dersiniz. Yapamazlar, çünkü iki ülkenin yöneticileri, ABD ve İsrail’i stratejik ortak edinmişlerdir. ABD Başkanı Trump’ın övgüsüne mazhar olanlar, mutlaka, onu memnun edecek işler yapıyorlardır.
ZEHİRLİ OK
Yahudileşmek, zehirli bir ok gibidir. Yahudiler, başta Müslüman idiler. Daha sonra yozlaşıp Yahudileştiler. Yahudileşmek, sadece Beni İsrail için ve tarihte kalmış bir problem değil; tüm insanlık için ve bütün zamanlarda bir büyük problem ve tehdittir. Yahudileşmek, İslam toplumunun kıyametidir. Yahudilik, etnik ve din yönü olan çift cinsiyetli bir kavramdır. Kavim olarak, İsrail Oğullarının üstün ırk olduğuna inanmayı ifade ederken; diğer yandan İsrail Oğullarının dini olan Museviliğe mensup olmayı ifade eder. Yahudileşme ise zehirli bir ok gibi, ırk ve din olarak Yahudiliğe mensup olmadığı halde onlar gibi olma, onlara benzeme, onların tavır ve davranışlarını gösterme manasına gelir. İsrail Oğulları konusu, eğer bu İslam toplumunu doğrudan ilgilendirmeseydi, Kur’an bu konuyu yüzlerce ayetle ele alıp izah etmezdi. Her müminin her gün onlarca kez, Fatiha Sûresi’nde; “gazaba uğrayanların ve sapıtanların yoluna iletme” duasını tekrarlamak zorunda olması, Kur’an’ın bunca ayetle uyardığı tehlikenin büyüklüğünün başka bir işaretidir. Bu tehlike, günümüzde Siyonizm, yani ABD ve İsrail olarak karşımıza çıkmıştır. Yahudileşmiş adı Müslümanlara da günümüzde, işbirlikçiler denmektedir.
SAADETİMİZ İÇİN
Batılı inkârcı, müşrik Hristiyan ve Yahudilere ait Kur’an’da beyan edilen nice olumsuz özellik, bugün Müslümanım diyen, ancak İslam’dan kopmuş toplumda hiç eksiksiz bulunmaktadır. Dolayısıyla Hristiyan ve Yahudilere verilecek dünyevi ve uhrevi cezalar, Müslümanlardan onlar gibi olan, işbirlikçi taklitçilere de verilecektir. Bu, İlahi adaletin gereğidir. Bizi dünya ve ahiret saadetine taşıyacak tek yol, din ve düzen olarak İslam, kitap olarak da Kur’an’dır. Bu gerçeği Erbakan Hocamız şöyle ifade etmektedir: “Dünya saadetine nasıl ulaşacağız? Üretim nasıl olacak ve nasıl paylaşacağız? Her şeyin Temel Esasları bildirilmiş. Devlet vergiyi nasıl alacak? Hepsi bildirilmiş. Sonra Kur’an-ı Kerim'de, ahiret saadeti bildirilmiş, sonra da cihat farz kılınmıştır. Yani Cenab-ı Hakk’ın belirttiği bu Dünya Nizamı ki biz bunu Türkçe konuşurken Adil Düzen diyoruz. Adil Düzeni, Kur’an Nizamını kurmak ve yürütmek, üzerimize farz kılınmıştır.
Bunu kurup bunu yürüteceksiniz diyor Cenab-ı Hak. Yeryüzünde Hak ve Adaleti hâkim kılmak için. Ne arz etmek istiyorum şimdi? Şunu arz etmek istiyorum. İslam Birliği kuracağız.” Selam hidayete tabi olanlara…