Yahudiler

Abone Ol

Yahudilik bir ırk değildir. Irk olarak kabul görmesini sağlayan bizzat Siyonistlerdir. 1948 yılında İsrail terör örgütünün devlet olarak tanınmasından sonra Yahudiliğin etnik bir kimlik gibi lanse edilmesi işlemi tamamlanmıştır. Ama biz bunu reddediyoruz. Yahudilik, özü tahrif edilmiş sapkın bir inançtır. İnancın kendisi tamamen kötülüğü emrediyorken, o inancın müntesiplerinin iyi olması zaten beklenemez. Çünkü Tevrat ve sonradan yorumlanan Talmud gibi kitaplar tahrif edilmiştir ve Yahudilik inancının en temel ortak kaynaklarıdır. Bu kitaplarda yer alan bir sürü sapkın talimatı baz alarak söylüyorum… İyi bir Yahudi olamaz. Kaldı ki sadece vaat edilmiş topraklar ve üstün ırk inancına sahip olan her Yahudi bile kötü olarak nitelendirilmek için yeterlidir. Bizim inancımıza göre ilahi nizama isyan ettikleri ve bizim varlığımızı tehdit ettikleri için bulundukları yerde öldürülmeleri gerekir. (Bakara 191)

Dünyadaki tüm insanların kendisine köle olarak yaratıldığına inanan insanlar, nasıl hümanizma ile ele alınabilir ki? Yahut vaat edildiğine inandıkları topraklar üzerinde yaşayan tüm kavimlere zulmetmeyi, onları katletmeyi kendine ilahi emir sayan sapkın bir kavme, nasıl bir entelektüel bakış açısı ile bakılabilir ki? Tarihin her aşamasında sırf bu sapkın zihin dünyalarından dolayı tüm kavimler tarafından sürülmüşlerdir. Öldürülmüşlerdir. Ama fitne çıkarmaktan asla vazgeçmemişlerdir. Kıyamete değin de vazgeçmeyeceklerdir.

Yahudilik inancının kutsal kitabından pasajlar

Yahudilerin Tanrının sözleri olarak kabul ettiği, bizim ise tarihsel süreç içerisinde hahamlar tarafından tahrif edildiğine emin olduğumuz kutsal kitaplarından bazı pasajları sizlerle paylaşıyoruz. Bu tarz bir kutsal yönlendirmeden sonra neden vahşileştiklerini ve kendilerinden olmayan herkese zulmetmeye ve öldürmeye meylettiklerini anlamak çok da zor olmasa gerek…

“Ben dedim: Siz ilahlarsınız ve hepiniz yüce olanın oğullarısınız. Kalk ey Allah, yeryüzüne hükmet, zira milletlerin hepsine sen vâris olacaksın.” (Tevrat, Mezmurlar 82/6-8)

“O zaman Rab bütün milletleri önünüzden kovacak ve sizden büyük, kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanınızın bastığı her yer sizin olacak. Sınırınız, çölden Lübnan’dan, Fırat Irmağı’ndan, batıdaki denize kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak, Allah’ınız Rab size söylediği gibi dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyarlar üzerine koyacaktır.” (Tevrat, Tesniye Bölümü, 12)

“...Rabbin sözü: Çünkü hükmün milletleri toplamaktır, ta ki, ülkeler üzerine gazabımı, kızgın öfkemin hepsini dökmek için onları bir araya getireyim; çünkü bütün dünya kıskançlığımın ateşi ile yutulacaktır.” (Tevrat, Sefanya Bölümü, 3/8)

“Ve Rab onları senin önünde ele vereceği ve sen onları vuracağın zaman; onları tamamen yok edeceksin; onlarla ahdetmeyeceksin ve onlara acımayacaksın.” (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7)

“Şimdi git... Onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme; erkekten kadına, çocuktan emzikte olana kadar hepsini öldür.” (Tevrat, I. Samuel Bölümü, 15/3)

“Et yiyin ve kan için! Yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve dünya beylerinin kanını içeceksiniz, sarhoş oluncaya kadar kan içeceksiniz.” (Tevrat, Hezekiel Bölümü, 39/18-20)

“Onları kasaplık koyunlar gibi ayır ve öldürme günü için onları hazırla.” (Tevrat, Yeremya Bölümü)

“Ve onun içine veba ve sokaklarına kan göndereceğim ve çepeçevre onun üzerine gelen kılıçla içindeki yaralılar düşecekler ve bilecekler ki ben Rabbim.” (Tevrat, Hezekiel Bölümü, 28/23)

Kur’an-ı Kerim’den Yahudiler hakkında ayetler

Hz. Musa’ya indirilen Tevrat, hak bir kitap olarak indirilmiştir. Ancak Hz. Musa’nın ölümünden sonra Yahudi hahamlar tarafından Kabbala isimli sapkın kitap baz alınarak defalarca tahrif edilmiştir. Bir önceki bölümde zikrettiğimiz sapkın fikirler bu şekilde Tevrat’a eklenmiştir. Kur’an-ı Kerim’de bu durum farklı açılarıyla açıklanmaktadır.

“Ey Peygamber! Gerek kalpleri iman etmediği halde yalnızca dilleriyle “İnandık!” diyen münafıklardan, gerekse yalanı can kulağıyla dinleyen ve sana gelmemiş bir topluluk hesabına casusluk eden Yahudilerden küfürde birbirleriyle yarışırcasına koşturup duranlar sakın seni üzmesin. Onlar, kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını değiştirerek tahrif ederler. Peygamber’in huzuruna gelenlere şöyle derler: “Eğer size şöyle bir hüküm verilirse kabul edin, eğer istediğimiz hüküm verilmezse, aman onu kabulden geri durun!” Allah bir kimseyi fitneye düşürmek isterse, artık sen onu Allah’ın elinden kurtaramazsın. Onlar, kalplerini Allah’ın temizlemek istemediği kimselerdir. Onlar için dünyada bir rezillik, âhirette de pek büyük bir azap vardır.” Maide-41

“İçinde doğru yolu gösteren ve gerçekleri aydınlatan ayetler bulunan Tevrat’ı şüphesiz biz indirdik. Allah’a teslim olmuş peygamberler, müçtehitler ve diğer âlimler Yahudilere ait dâvalarda onunla hüküm verirlerdi. Çünkü hepsi de Allah’ın kitabını korumakla vazifelendirilmişlerdi ve onun hak kitap olduğuna şahit idiler. Öyleyse siz insanlardan korkmayın da yalnız benden korkun. Ayetlerimi azıcık bir dünya menfaati karşılığında satmayın! Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.” Maide-44

“Yahudilerden bir kısmı kelimelerin yerlerini değiştirerek tahrif ederler. Peygamber’e de dillerini eğip bükerek ve din ile alay ederek, “Duyduk ama itaat etmiyoruz”, “Dinle, dinlenmez olası” ve “râinâ: bizim çoban” derler. Eğer onlar “İşittik ve itaat ettik”, “Dinle ve bizi gözet: ünzurnâ” deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı. Fakat küfürleri sebebiyle Allah onları lânetlemiştir; artık onlardan pek azı inanır.” Nisa-46

“Yahudilerin yaptıkları zulümler ve pek çok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları yüzünden daha önce kendilerine helâl kılınmış olan bir kısım temiz ve hoş yiyecekleri biz onlara haram kıldık.” Nisa-160

“Yahudiler ve Hristiyanlar, “Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” dediler. De ki: “Öyleyse Allah sizi niçin günahlarınız yüzünden cezalandırıp duruyor? Doğrusu siz de O’nun yarattığı sıradan insanlarsınız.” O, dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Göklerin, yerin ve aralarında bulunan her şeyin mülkiyeti ve hâkimiyeti Allah’ındır. Sonunda dönüş de ancak O’nadır.” Maide-18

Bu bölümü yüce Rabbimizin Yahudilere karşı olan bakış açımızı netleştirecek başka bir ayet ile bitirelim inşallah. Bizden hümanist mübareklere gelsin…

“Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları dost ve sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar ancak birbirlerinin dostudur. Sizden kim onları dost edinirse, kesinlikle onlardan olur. Şüphesiz ki Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.” Maide-51

Ama İsrail’i protesto eden Yahudiler var!

Yok abim yok, yok ablam yok, yok gözümün nuru yok… Filistinlileri destekleyen Yahudiler yok… Adamlar esirleri HAMAS’ın elinde olduğu için günlerce protesto ettiler. Yahut evlerinde huzurları bozulduğu için, savaş istemedikleri için hükümeti topa tutuyorlar.

Ya da cahilce hiçbir şeyin farkında olmadan kendilerinden öncekileri taklit ederek aptal bir hayat sürüyor olabilirler. Tüm Yahudiler Siyonist değildir doğru… Ama tüm Yahudiler Yahudi’dir ve tahrif edilmiş Tevrat’ı baz alırlar. Tevrat’ı baz almıyor ama Yahudi olduğunu iddia ediyorsa o da onun ruh hastalığı, o bizi ilgilendirmez. Ben size yazının tamamında en temel kaynaklarındaki sapkınlıklardan yani Tevrat’tan ve bizim inancımızın en sağlam dayanağından yani Kur’an-ı Kerim’den misaller verdim. Bu yüzden bütün Yahudiler kötüdür. Haricinde “Ateist Yahudiler var”, “Seküler Yahudiler var” demek zır cehaleti delilidir. Yahudiliğin bir ırk olarak kabul edilmesini sağlayanlar bizzat Siyonistlerdir. Yahudilik ırk değildir. Bir dini inanç grubudur. Nasıl ki Hristiyan Müslümanlar var diyemiyorsak Ateist Yahudiler var da diyemeyiz. Nasıl yani seküler Müslüman diyoruz ama… O sizin sorununuz kardeşim, bir insan hem seküler hem Müslüman olamaz…

Ya Yahudi bilim adamları?

Net bir şekilde ifade etmeliyim ki; hiçbir Yahudi bilim adamını ciddiye almam. Almamalıyız. Biz şecaat sahibi Müslümanların; fikri zikri bozuk, Rabbimize ve insanlığa isyan içerisinde olan sapkın Yahudilerden ve diğer kâfirlerden öğrenebileceğimiz hiçbir şey yoktur! Bilim olarak insanlığa sundukları her bilgi kırıntısının altında, Yahudiliğe hizmet eden yahut insanlığı yozlaştıran bir şeyler bulacağınızdan emin olabilirsiniz…

Hasılı

Tahrif edilmiş kutsal kitaplarından dolayı bir Yahudi’nin iyi olması mümkün değildir. Yahudiliğin kendisi tahrif edilmiş ve lanetlenmiştir. Sadece kibir, fitne, kan ve düşmanlığa yönlendirmektedir. Bu yüzden bir insanın hem Yahudi olup hem de iyi olduğunu iddia etmek ancak cehalet ve iman zafiyetidir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de Yahudiler lanetlenmişlerdir. Ancak tevbe eder, iman eder ve salih ameller işlerlerse umulur ki bağışlanırlar. İlgili ayeti paylaşarak sizleri Allah’a emanet ediyorum.

“Onlar (Yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça, kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah’ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkûm edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır. (Al-i İmran 112)