AKP’li dostlarımız eski Türkiye’nin geride kaldığını söylüyor ve bununla övünüyorlar.
Doğrudur, eski Türkiye geride kalmıştır.
Ama eski Türkiye geride kalırken yeni Türkiye ne halde?
Geleceğe yönelik beklentilerimiz iyimser mi?
Bu konuda iyimser olabilmek oldukça zor, hatta mümkün değil!
Gelin hep birlikte yeni Türkiye’den manzaralara şöyle bir göz atalım!
Yeni Türkiye, ekonomik olarak tam bir dar boğazda!
Yıllardır sözüm ona enflasyon ile mücadele ediliyor fakat enflasyonun sırtı bir türlü yere getirilemiyor!
Hep geleceğe yönelik vaatler ile güzel günlerin oldukça uzaklarda olduğunun altı çiziliyor.
Tarım sektörü can çekişiyor. Üreticiler diken üzerinde!
Yurdun dört bir tarafında çiftçilerin feryatları yükseliyor.
Hayvancılık ise tamamen ithalata bağlı bir hale gelmiş durumda bulunuyor!
Kapanan şirket sayısı hızla artıyor! Kepenk indiren esnaf sayısı ise göz korkutuyor. Karşılıksız çek sayısında patlama yaşanıyor.
Sokaktaki vatandaş cebindeki parayı değil, kredi kartındaki parayı harcamak zorunda kalıyor!
Yani olmayan bir para harcanıyor.
Bugün karşılıksız çek sayısında görülen patlamaların yarın kredi kartı ödemelerinde yaşanması kaçınılmaz!
Birçok sektör “çalışacak adam” arıyor ama bulamıyor.
Bir yanda “çalışacak adam” bulunamazken birçok kişi çalışmak için iş arıyor ve kendisine göre çalışacak bir iş bulamıyor!
Niye böyle oluyor?
Kuşkusuz bu sonuç çarpık eğitim sisteminin doğal sonucu!
Ara eleman yetiştirme yerine herkes üniversite mezunu yapılınca ortaya böyle çarpık tablolar çıkıyor.
Evet, yeni Türkiye’den manzaralar böyle!
Bu manzaralara bakarak iyimser olabilmek mümkün mü?
Elbette mümkün değil!
Eski Türkiye’nin geride kalması memnuniyet verici ama yeni Türkiye’den manzaralar da kaygı verici!
En büyük endişemiz yeni Türkiye’nin eski Türkiye’yi aranır hale getirme riski!
Bir de yeni Türkiye dünyanın en pahalı ülkeler sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor!
Dünyanın en pahalı beş-on ülkesi arasında!