Suriye’de Esad rejimi devrildiği zaman ABD’nin yeni başkanı Trump, kendilerinin bu işe “karışmayacağını” ifade ederek, “kendi başlarının çaresine baksınlar” diye konuşuyordu!
Amerikan askerlerinin orada ölmelerine rıza göstermiyor gibi bir hava estirmeye çalışıyordu!
Aramızdan bazıları Trump’ın bu palavralarına inanarak yeni Suriye’nin kuruluşunda büyük rol oynayabileceklerini sanıyorlar.
Ama gerçekler, Trump’ın sözleri ile örtüşmüyor.
ABD’nin yeni başkanı Trump, konuşmasında biz karışmıyoruz derken Amerikalı diplomatlar Şam’da HTŞ yöneticileriyle dirsek teması kurmanın yolunu arıyorlar.
Hal böyle olunca insanın aklına ister istemez ya karışsalardı neler yaparlardı sorusu geliyor.
Çok daha önceden HTŞ ile kurulan bağlar devreye sokularak yeni rejim ile iş birliği yapılmaya başlanıyor.
Bu iş birliğinin doğal sonucu olarak daha önce HTŞ lideri Colani için vaat edilen para ödülü ortadan kaldırılıyor!
Önce “terörist” olarak görülen ve başına ödül konulan Colani şimdi dost olarak kabul ediliyor.
Sahi Amerika bir de Suriye’deki gelişmelere karışsaydı(!) acaba daha neler yapacaktı?
ABD’nin yeni başkanı Trump biz karışmıyoruz başlarının çaresine baksınlar derken Pentagon, Suriye’deki asker sayısının daha önceden ilan edilen sayının iki kat üstünde olduğunu ilan ediyor.
ABD’nin biz karışmıyoruz dediği Suriye’de tam gaz varlığını ve gücünü artıyor olması bize neyi gösteriyor?
Elbette ABD’nin yeni başkanı Trump’ın hiçbir zaman doğru söylemediğini gösteriyor.
Ve Trump’ın yalan söylemeyi bir alışkanlık haline getirdiğini gösteriyor.
ABD, her zaman olduğu gibi yine her işe burnunu sokuyor.
Yani Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) tüm hızıyla devam ediyor.
Bölgeye demokrasi getireceğiz yalanı ile Ortadoğu’ya iyiden iyiye yerleşmeye devam ediyorlar. Kimileri ne olup bittiğini hâlâ anlamamışken İsrail, topraklarına toprak katmayı sürdürüyor.
Bu ABD’nin Suriye’ye karışmamış hali(!), ya bir de karışsaydı neler olacaktı kim bilir!