Vurgun parasıyla tatile bile çıkmışlar

Abone Ol

Bu ülke çıldırmış olmalı.

Her gün vurgun, talan haberiyle sarsılmaktayız.

Sahte diploma ile öğretmen, hemşire, doktorluk yapanı mı ararsın.

Çiftlik Bank benzeri yüzlerce çetenin halktan para toplayıp kayıplara karıştığını mı duyarsın.

Her gün rastladığımız haberler, dolandırılanların da saflığını kanıtlar nitelikte;

“Çiftlik Bank mağdurları ikinci kez dolandırıcı şoku yaşadı. Bin TL karşılığında paranızı alırız dediler, iddialara göre sadece İstanbul’da 1650 kişiden parayı elden teslim aldılar.

Paralarını kaptıran binlerce kişinin mağduriyetini kullandılar. Davanın avukatı; Çiftlik Bank mağdurlarının toplamda 130 bin kişi olduğunu düşünürsek 1650 sayısı bize düşük gelse de totale bakıldığı zaman çok ciddi rakamlar ortaya çıkıyor. İnternet üzerinden kişi bulunup elden para alınıyor. Yani herhangi bir banka hesabına para yatırma söz konusu değil. Bazı gruplara bizim meslektaşlarımız dahi yazı yazıyor. Şu kadar para verirseniz biz davanızı takip ederiz, Uruguay hükümetiyle görüşürüz gibi saçma sapan, gerçeği yansıtmayan... Biz Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde avukatlık yapabiliriz. Dışına çıktığımızda avukatlık yapamayız. İnsanlar bu şekilde de mağdur ediliyor.”

Akıllara durgunluk veren vurgun haberlerinin ardı arkası kesilmiyor; “Size de kredi çıkartabiliriz mesajıyla 5 bin kişiyi dolandıran çetenin 70 üyesi gözaltına alındı. Çete mensupları vurgun yaptıkları parayla Mısır’a tatile çıkıp, dalış turlarına katılmış.”

Metin Boyutu

“Kredinizi banka hesabınıza yatıracağız. Size vereceğimiz onay kodu ile işlem masrafı olarak ön ödeme yapmanız gerekiyor, diyerek sözde onay koduyla PTT ve kargo firmalarına yönlendirilen mağdurlar, çete üyelerinin verdikleri hesaplar ile isimlere işlem masrafı adı altında 500’er lira para yatırdı. Kredi için gerekli bilgilerin kendilerine yollandığını düşünen ve isimlerine gelen evrak kargo paketlerini de 400’er lira ödeyerek alan vatandaşlar, daha sonra irtibat halinde oldukları telefon numaralarına ulaşamadılar. Telefonlara cevap alamayıp, bekledikleri kredilerinde banka hesaplarına yatmadığını gören vatandaşlar dolandırıldıklarını fark ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu.”

Sahtekârlar ordu gibi, insan hangisini yazacağını şaşırmakta;

“Şeytanın aklına gelmezdi! 4 sahtekâr ölen doktorun milyonluk mirasına böyle kondular;

İstanbul’da 4 dolandırıcı, 38 yıl önce düzenlenmiş gibi hazırladıkları sahte evlatlık belgesiyle 2015 yılında ölen Doktor Hatice Güzin Göllü’nün bankalardaki 2 milyon lirası ile 80 bin Amerikan dolarını çekti, Kadıköy’deki 23 dairesi ile bir binadaki yüzde 33 hissesini üzerlerine geçirmeye çalışırken yakalandı. Dolandırıcıların son 2 yılda her ay 60 bin lira kira aldıkları tespit edildi.”

Sahtekâr dörtlünün meslekleri de ilginç;

Noter kâtibi, tercüme bürosu sahibi, hukuk bürosu çalışanı, tamirci.

25 milyon liralık gayrimenkulü üzerlerine geçirecekken, sahte evrak; 88 yaşında ölen hekimin el yazılarıyla karşılaştırılarak ortaya çıkarıldı.

Filmlerdeki gibi hırsızlık, sahtekârlık, vurgun, talan haberleri.

Bu haberlerin bizlere duyurduğu insanlar; çok rahat haksız kazanca koşabilmekte, haram paralarla lüks yaşamlara kavuştuğunu sanıp, konforlu konutlar ve tatillerle hayatını yaşadığını sanmakta. Mazlumların ahının burunlarından fitil fitil geleceğini hiç hesaba katmamaktalar.

Sahtekârlar suçlu da onlara kananlar da fazla masum değil; kolay para kazanma tutkusu, çalışmadan, oturduğu yerden emek sarf etmeden, alın teri akıtmadan ayağını uzattığı yere okyanusun altın madenini getirmesi beklentisi içinde olanlarda da, suç ortaklığı oranı yok değil.