Toplumun uçuruma doğru sürüklendiği kritik dönemlerde,
bir önder çıkar ve karanlıkları yırtarak toplumun sesi ve vicdanı olur.
Hayattaki en kıymetli şey, karanlıkla savaşmaktır. Fakat bu oldukça zor bir
iştir. Çünkü verdiğiniz mücadelenin ucunda, iftira, dışlanmak, yalnızlık ve
meşakkatli bir yolculuk vardır. O yüzden dava adamlarının yaşamları çile ve
yalnızlık içinde geçmiştir.
Rahmetli Erbakan hocamız, toplumun İslami bilgi ve bilinç
noktasında yoksullaştırıldığı bir dönemde çıkmış ve her şeyi göze alarak
davanın yükünü birkaç arkadaşı ile birlikte omuzlarına almıştır.
Hocamızın öncelikle hedefi yaşanabilir bir Türkiye nin
kurulması ve maneviyat bilinci yüksek nesillerin yetişmesiydi. O maddi ve
manevi düzeyde güçlü ve yaşanabilir bir toplum oluşturmak için var gücü ile
çalışan bir mücadele adamıydı.
Hocamızın bu hayali, sadece ülkemizi değil bütün İslam
toplumlarını hatta bütün insanlığı kapsamaktaydı.
Hepimizin bildiği üzere Müslüman toplumlar, epey zamandır
acınası bir durumun içine sürüklenmiş vaziyetteler. Savaş ve kıyımlara maruz
kalan bu toplumlar, işsizlik, yoksulluk, baskı ve dayatmalarla umutlarını her
geçen gün biraz daha kaybediyorlar. Hz Peygamber in bir elin parmaklarına
benzettiği Müslümanlar kardeşlik ruhunu, hürriyetlerini ve mücadele gayretlerini
kaybedip adeta Batı nın küçük bir köyü durumuna düşmüşlerdir. Müslüman doğu
toplumlarının başlarına musallat edilen kukla yöneticiler ise Batının
köleliğine tereddütsüz boyun eğmiş ve sömürü odaklarına bütün kapılarını sonuna
kadar açmışlardır. Bugün İslam toplumlarının sadece toprakları değil kültürel
hafızaları da işgal altındadır.
Rahmetli Erbakan hocamız İslam toplumlarının içine
düştüğü bu vahim durumu çok önceden teşhis etmiş ve İslam ülkelerinin birlik ve
beraberlik içinde bir araya gelmelerinin şart olduğunu vurgulayıp, bunun için
D-8 i kurmuştur. Hocamızın gelecek hayali bütün insanlığı kapsamaktaydı. Yerel
bazda ise, bu projesini Yeniden Büyük Türkiye projesi ile formüle etmiş, bütün
çalışmalarını bunun üzerine kurmuştu.
Büyük vizyon sahibi olan Erbakan hocamız, hayatının son
noktasına kadar idealleri için çalışmış ve İslam toplumlarının içine
sürüklendiği duruma dikkat çekmiştir. Bugün gelinen noktada onun ne kadar haklı
olduğunu görmekteyiz.