Virüs İşleri

Abone Ol

Herhalde virüse memur muamelesi çeken yegâne milletiz. Hafta sonu tatillerini, milli ve dini bayramları, mesai dışı saatleri hiç ihmal etmiyoruz. Gerçi mesai bitince kalan süreleri göz ardı ettiğimiz söylenebilir. Ama herhalde o da zamanla akla gelecek ve uygulamaya konulacak. İş çıkışları evden çıkma yasağı uygulaması başlamadıysa başlamalıdır. Böylece hastalıktan, salgından, gözü kör olası virüsten uzak kalmış oluruz.

Virüsün üç aşağı beş yukarı en son bize uğradığı da söylenebilir. Cümle devletleri, milletleri coğrafyaları harap ettikten sonra, şurada 36-42 kuzey paralelleri ile 26-45 doğu meridyenleri arasında uğramadığım bir yer var, orayı da bir dolaşayım demiş olmalı. Geldiğinde gördüğü muamele karşısında afallamış, yok arkadaş bunları ben pek de rahatsız etmeyeyim diyerek gerisin geri Wuhan’a, yani Uzakdoğu’ya, yani anayurda dönmeye karar vermiş olabilir. Öyle bir karar vermediyse de kendi virüslüğü, kendi bulaşıklığıdır. Zira burada gördüğü muamele mesaiye riayet eden, resmi tatillerde evine çekilip hafta başında işe koyulan bir memur kifayetidir. Muhtemelen bu virüs milleti için de bir baskıdır, dayatmadır, zorlamadır. Zaten saatlere riayet etmeyen bir virüs buralara neden gelsindir. Adam gibi işbaşı yapacak, tatilinde evine çekilecektir.

Çok başka önlemler alındığından da söz edilmelidir. Geldiğinde cümle âlemi V for Vendetta gibi gören bir virüs elbette korkacak, geriye çekilecek, en azından şöyle bir gardını alacaktır. Maskesinden deri eldivenine tam teçhizat bir toplulukla karşılaşmak virüslerin korkulu rüyasıdır. O rüyadan uyandıklarında yaklaşık bir hafta kendilerine gelemedikleri, sersem tavuk gibi ortalıkta dolaştıkları, sonra şayet dış hatlar iptal edilmemişse ilk fırsatta gerisin geri kaçacakları vakidir. Dış hatların ilk anda iptal edilmemesinin ana nedeni de bu olsa gerektir. Çünkü iptal edilmemiş olsa virüs ünlü İstanbul Havalimanı’nda mahsur kalacak, belki haftalarca perperişan demir koltukların üstünde yatmak, Mart soğuğunda bir battaniye bile bulamamak ve kafeler, restoranlar kapanmışsa aç acına sürünmek zorunda kalacaktı. Üst düzey devlet memuru gibi karşılanan bir virüsün havaalanında bekletilmesi elbette abes kaçacak; VIP salonda ağırlanıp sağ salim gönderilmesi gerekirken bu tür ihmaller milli imajımıza zarar verecekti. Virüse karşı nasıl bir tavır takınması gerektiğini bilen bir millet olarak bu sebepten yurtdışı uçuşları iptal edilmemiş, son ana kadar ABD dâhil birçok ülkeye kolaylıkla yolculuk imkânı sağlanmıştır.

Bir yandan medarı iftiharımız Sağlık Bakanlığı, her akşam itinayla hazırlanan ölüm raporlarını okumuş, yapılan test sayılarını, testlerden pozitif çıkanları, toplam vaka sayısını teker teker raporlamak gibi son derece önemli işlevleri yerine getirmiştir. Bunun yanında sağlık çalışanları alkışlanmış, bol bol moral motivasyon depolamışlardır. Böyle bir birikimle bir virüsün baş edebilmesi ne mümkündür? Karşısında tulumunu giymiş, maskesini çekmiş bir doktor gören her virüs, yapacağı işten temelli soğumuş olmalıdır. Soğumadıysa da en azından ümidi kırılmış olmalıdır ki vereceği hasarı en aza indirmek, habitatını daraltmak zorunda kaldığı söylenebilir.

Yüz milyar liralık kaynak setinden söz etmedik bile. Her biri bin türlü derde deva o set var ya, işte o set virüsün annesini yaslara, matemlere gark edip, sittin sene bu topraklara uğramaması hususunda ruhunda kalıcı hasar bırakmıştır. AVM, demir-çelik, otomotiv, lojistik-ulaşım, sinema-tiyatro, konaklama, etkinlik-organizasyon sektörleri için muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin 6›şar ay ertelendiğini gören bir virüs ne yapabilir? Kaçak elektrik panosuna müdahale eden memura itiraz eden dayı gibi ‘ula hani nerde ilaç, nerde aşı, ula hani pano…’ diye yırtınmanın âlemi yoktur. Hele Kasım’a kadar uygulanmayan konaklama vergisi, otel kiralamalarına ilişkin 6 ay süreyle ertelenen irtifak hakkı bedelleri ve hâsılat payı ödemeleri, iç havayolu taşımacılığında yüzde 18›den yüzde 1›e indirilen KDV oranı, Halk Bank›a olan kredi borçlarının, anapara ve faiz ödemelerinin ertelenmesi gibi yaptırımlar virüsün feleğini şaşırtmış olmalıdır. Şaşırtmadıysa şaşırtsındır. E yani bu kadar önlem alınmışken bulaşmanın âlemi yoktur.