SOSYAL TUFAN hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…
ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…
Koronavirüs vesilesiyle farklı değerlendirmeler yapılıyorken, biz ülkemiz ve dünya yani bütün insanlık açısından, yarım yüzyıllık birikim ve çalışmalarımız (Adil Düzen Çalışmaları) merkezli değerlendirmeler yaptık. 16 yazımızı geride bıraktık.
Bugünden itibaren, bir iki veya birkaç yazı ile daha farklı değerlendirmelerle koronavirüse, daha doğrusu asıl sürekli olarak sürdürülen çatışmaya açıklık kazandıralım.
***
Teşhis şöyle: Çağımız dünyasında ulus devletler ile tekel sömürü sermayesi yani Sermaye’nin dünya çapındaki büyük şirketlerinin yöneticiler arasında çatışma vardır. Tekel Sermaye şirketleri CEO’lar tarafından yönetilmektedir... Tekel Sermaye bu koronavirüs günlerinde CEO’larda kadro değişikliği yapmaktadır.
Biz diyoruz ki: Tekel Sermaye dünyayı CEO’lar ile yönetmektedir. Tekel Sermaye dünya çapında büyük şirketler oluşturulmakta ve halk tarafından kabul edilen iş yapan kimseler firmaların başına getirilmektedir. Bu şirketler Sermaye için çalışmakta ve resmi olmayan, sorumluluğu da bulunmayan Tekel Sermaye adına CEO’lar tarafından yönetilmektedir...
Bugün Tekel Sermaye çökmektedir. Sermaye CEO’ları yenileyerek çöküntüyü durdurmak istemektedir. Tekel Sermaye yani kapitalizm ömrünü tamamladığından dolayı, bize göre yeni/yenilenen CEO’lar da başarılı olamayacak ve çöküşü durduramayacaklardır.
***
Bir diğer görüş veya teşhis şöyle: Dünyayı, Amerikan Dolar’ını karşılıksız olarak basanlar yönetmektedir. ABD Merkez Bankası yani FED, Tekel Sermaye’ye aittir. Dolar’ı kimseye hesap vermeden istediği şekilde çıkarabilmekte ve bu sayede dünyaya hükmetmektedir. Ulus devletler bu durumdan rahatsızdır. Başkan Trump, ABD Merkez Bankası FED’i Sermaye’nin elinden almak istemektedir. Asıl savaş budur, Dolar’ın savaşıdır.
Biz diyoruz ki: Haçlı Seferleri’nden önce Avrupa sadece çiftçilikle ve tarım döneminde ilkel topluluk olarak yaşıyordu. Avrupa’da yaşayan Yahudiler ticaretten başka bir şey bilmiyorlardı ve o dönemde Avrupa’da da ticaret yoktu. Dolayısıyla Yahudiler en aşağı sınıf olarak yaşıyorlardı. Haçlı Seferleri ile Avrupa’ya ve Batı dünyasına ticaret girmeye başladı, Yahudiler de zamanla tüm Avrupa’yı ve Dünyayı tekelleri altına aldılar. Yahudiler işte bu dönemde yalnız ekonomiyi değil; ilim, din ve yönetim alanlarını da ellerine geçirmeye başladılar. Bunu “faizli karşılıksız para” yani Dolar ile başardılar. Tam istihdam sağlanıncaya kadar bu uygulama başarılı olmuştur. Günümüzde ise tam istihdam sağlandığından dolayı yeni yatırım alanı bulunamıyor, yatırımlar yapılamıyor, faizli düzen çalışmıyor.
Teşhis olarak diyoruz ki; Batı dünyasındaki asıl çatışma işte budur.
Tedavi yani çözüm için diyoruz ki: İnsanlık artık faizli işçilik sisteminden faizsiz kredileşmeli ortaklık sistemine geçmelidir, çözüm ortaklık sistemiyle mümkün olacaktır.
***
Bir başka iddia de şöyle: ABD Çin’den virüsü gizledin diyerek virüs tazminatını isteyecek, tüm dünya da bu isteğe katılacakmış…
ABD’nin Çin’den tazminat istemesi resmen savaş ilanıdır. Tekel Sermaye kendisi batıyor, kendisi batarken dünyayı da batırmak istiyor ve kimi kiminle savaştıracağını, nasıl savaş çıkaracağını kendisi de bilmiyor. CEO’lar sorunu çözemediler!
Yahudiler iki gruptur. Birinci grup; tekrar Müslümanlarla işbirliği yaparak üçüncü binyıl uygarlığına savaşsız girmek istemektedir. Diğer grup ise; İslamiyet’i yok edip dünyayı Hıristiyanlarla anlaşarak tek devlet olarak yönetmek istemektedir.
Aralarındaki çatışma devam ediyor...
Tekrar hatırlatıyoruz; sorunlar ortaklık sistemi ile çözülür...